24 Kasım 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
27.08.2008

’Ayıp-günah’ dinlemedi, üç ilde 6 mantı restoranı açtı

Çilem KAYA/ANKARA

Kayserili kadın girişimci Necmiye Özderici Postaağası, çevresinin ’kadının çalışması ayıptır, günahtır’ telkinlerine kulak asmayıp, ’Kaşık-La’ markasıyla Kayseri mantısını markalaştırdı. Necmiye Hanım’ın bugün İstanbul, İzmir ve Kayseri’de 6 mantı restoranı bulunuyor.
TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) yeni oluşumu Kadın Girişimciler Kurulu, birçok başarılı kadının öyküsünü gün yüzüne çıkardı. Kayseri’nin önemli isimlerinden Ali Rıza Özderici’nin kızı ve Postaağası ailesinin gelini olan Necmiye Özderici Postaağası, 18 yıl önce eşinden ve ailesinden gelen, "Çalışmak ayıp, günah" baskısına rağmen başladığı mantıcılık işini, bugün Kaşık-La markasıyla İstanbul, İzmir ve Kayseri’de bulunan 6 restoranda sürdürüyor.

Ortalıkta görünme

Restoran zinciriyle mantıcılıkta bir marka haline gelen başarılı kadın girişimci Postaağası, eşinin Toyoto Bayisinde, "ortalıkta görünmemek" şartıyla ve sıfır sermaye ile başladığı mantıcılık öyküsünü Hürriyet’e şöyle anlattı:

"Kayseri’nin tanınmış ailelerinden birinin kızıyım. Kız meslek lisesi mezunuyum. Çalışmayı hep çok sevdim, ama 18 yıl önce Kayseri’de bir kadının çalışması ayıp, günah olarak nitelendiriliyordu. Eşimin işletmesinde satın alınan her arabanın ardından mantı hediye etmeyi önerdim. Bir şeyler yapmak istiyordum. Eşim ve ailem kesinlikle karşı çıktı. Eşim ’elinin hamuruyla erkek işine karışma’ dedi. Kulak arkası ettim. Daha sonra ’ortada görülmemek’ şartıyla eşimi ikna ettim. 38 yaşında iş hayatına atıldım. 10 yıl ismim yoktu. Mantım çok beğenilince öğle yemeği çıkarmaya başladık. Daha sonra talep iyice artınca akşam yemekleri de vermeye başladık. Tüm bunlar olurken eşimin ve benim ailemden tepkiler aldım. Annem, ’Utanıyorum, mantı yapıp satma. Ne kadar kazanıyorsan ben sana vereyim’ dedi."

Çevremi dinlemedim

Çevresinin telkinlerini dinlemediğini belirten Necmiye Özderici Postaağası, "Onlara her mesleğin bir onuru olduğunu çalışmak istediğimi söyledim. Başka bir mesleğim yoktu. En güzel yapabileceğim şey buydu. Daha sonra gurur duymaya başladır. İstanbul, İzmir ve Kayseri’de ikişer restoranım var. Eşimin iş yerinde açtığım ilk restoranda şimdi bin kişi kapasiteye getirdildi. Üç kız annesiyim. Amerika’da okuyan kızım Gamze, İstanbul’daki restoran başında. Diğer kızım Fide, Kayseri’de. Çok iyi eğitim aldılar ve beraber çalışıyoruz. Bunların hepsini ailemden eşimden tek kuruş almadan yaptım. Divan ve Real ile Metro marketler zincirine de ürün veriyoruz" dedi.

Gül’ü bile ağırladım

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok ünlü ismin mantısını yediğini belirten Necmiye Özderici Postaağası, şöyle konuştu: "Şimdi yurt dışına açılmayı düşünüyorum. 250 Anadolu kadınına iş veriyorum. Bunlar benim için tarif edilemez duygular. Emlimin hamuruyla her işe atılacağım. Yeniliği, kaliteyi ve hizmeti çok seviyorum. Manevi hazzı çok güzel, Allah elimden almasın. Tüm kadınlardan azmetmelerini, asla yılmamalarını istiyorum."
ODTÜ’de fizik okudu yumurtanın patronu oldu
TOBB bünyesinde oluşturulan Kadın Girişimciler Kurulu’nun bir diğer başarılı ismi Yumurta Üreticiler Merkezi Başkanı (Yum-Bir) Derya Pala. 2000 yılında ODTÜ Fizik Bölümünü bitirdikten sonra "Pasta atölyesi" açmayı planlarken aile şirketleri Derya Tavukçuluk’un sıkıntıda olmasıyla burada işe başlama kararı verdiğini anlatan 37 yaşındaki Pala, bugün çok az sayıda kadının çalıştığı yumurtacılık sektörünün "patronu".
Sıkıntıya girince yardım

2001 krizinin hemen öncesinde kendi ismini taşıyan aile şirketinde işe başlayan Pala, 2005 sonunda kuş gribiyle zor günler geçiren tavukçuluk sektöründeki başarısını Hürriyet’e şöyle anlattı: "Derya Tavukçuluk bir aile işletmesi. Babam 25 yıl önce kurduğu şirketimize ailenin en küçük çocuğu olduğum için benim ismimi vermiş. Ben üniversiteye başladığımda da bitirdiğimde de bu sektörde çalışmayı düşünmüyordum. 2000 yılında mezun olduğumda ablam ile birlikte ’pasta atölyesi’ kurmayı düşünüyorduk. Ancak piyasaların kötü olduğu dönemde şirkette çalışma kararı aldık. Ve böylece tavukçuluk sektörüne girmiş oldum."

Kuş gribini aştık

Pala, kuş gribinin etkilerini nasıl aştıklarını da şöyle dile getirdi: "2005 yılı sonunda gelen kuş gribi üreticiyi de tüketiciyi de çok olumsuz etkiledi. Zor zamanlar geçirdik. Kuş gribinin ardından bir arada olmak isteyen yumurta sektörü üyeleri birlik kurma kararı aldı. İzmir’de kurulan birliğin başkanlığına seçildim. Birliklerin kurulmasıyla yumurtacılık sektörü çok yol aldı. Daha sonra tüm birliklerin oluşturduğu üst birliğin başkanlığına seçildim. Yumurta ihracatının yüzde 85’i Yum-Bir üzerinden yapılıyor. Birliğimizin 2008 ihracat hedefi 100 milyon dolar."