29 Kasım 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
01.06.2002

Mezardan çıkan yanık kadın söylentisi, ortalığı karıştırdı



Esenyurt'ta tarikat mensubu bir grubun çarşaf giymeyen kadınları korkutmak için anlattığı ‘‘Mezarından çıkan yanık kadın’’ hikayesi İstanbul'un dört bir yanına yayıldı.
Özellikle Esenyurt'ta yayılan ‘‘cehennemden dönen kadın’’ söylentisi Esenyurt'u bir anda ilgi odağı haline getirdi. Esenyurt'a kadını görmek için ‘‘turistik geziler’’ bile yapılmaya başladı.

Esenyurt'ta bir kadının mezarından yanmış bir vücutla canlı çıktığı ve bu kadının ‘‘ibret olsun diye cehennemden gönderildiği’’ söylentisi, o kadar yayıldı ki jandarmaya ihbar üzerine ihbar yağmaya başladı. Jandarma İstihbarat elemanları bile, Esenyurt'a sevk edildi. Jandarma İstihbarat görevlileri inanmadıkları halde, mahalle mahalle, sokak sokak dolaşıp bir caminin avlusunda barındığı iddia edilen ‘‘O kadın’’ı aramaya başladılar. ‘‘İbret için geri gönderilen kadın’’ jandarmanın 20 gündür süren aramalarına rağmen bulunamadı.

Sağduyulu Esenyurtluların ‘‘Bir deli bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış’’ diyerek eleştirdiği söylentiye göre yanık kadın, bu dünyada çarşaf giymeyen kadınlara ibret olsun diye geri gönderilmiş.

Kulaktan kulağa yayılan ve herkesin neredeyse bire on katarak duyurduğu söylentiler kısa sürede önce Esenyurt'u, daha sonra da çevre ilçeleri etkisi altına aldı. Söylentiler giderek İstanbul'un tüm ilçelerine, hatta Trakya bölgesinde bazı yerleşim yerlerine de ulaştı. Söylentiyi duyanlar ve ‘‘inanma arzusu’’ içindeki birtakım insanlar, İnönü Mahallesi Yeşil Camii ve Aksu Mahallesi Azeri Camii ile Yeni Mezarlığı'na hücum etmişler. Öyle ki meraklıların akın ettiği bölgede ‘‘cehennemden gönderilen kadın turizmi’’ gelişmeye başlamış.

İşte cehennemden gelen yanık kadın'ın hikayesi

Esenyurtluların ‘‘Bir deli kuyuya taş atmış, bin akıllı çıkartamamış’’ diye tanımladıkları söylenti şöyle:

Kırk yaşlarındaki modern giyimli bir kadın, kalp krizi geçirerek yaşamını yitirir. Esenyurt Yeni Mezarlığı'na defnedilen kadın, eşinin rüyasına girerek ölmediğini, kendisini mezardan çıkartmasını ister. Bir kaç kez aynı rüyayı gören adam, bir hocaya danışır. Dertli koca ‘Git mezarı aç’ diyen hocanın sözüyle mezarı kazar. Adam, eşini mezarda otururken bulur ve dehşet içinde kalır. Eşinin vücudu yanıklar içinde ve gözleri çıkıktır. Kadın, kocasına 'Beni ibret olsun diye geri gönderdiler' der. Bunun üzerine adam, çarşaf giymeyip vücut hatlarını gösteren kadınlara ibret olması için eşini cami avlusuna bırakır.

Kimse kalkıp gitmedi herkes yerinde yatıyor

Yeni Mezarlık'ın bekçisi Hüsamettin Kar, ‘‘Beş yıldır burada ölüleri bekliyorum. Kimsenin kalkıp gittiği yok. Herkes yerinde yatıyor’’ dedi. Söylentilerin ikiye böldüğü belde halkı, tekrar dirilen kadının adının ne olduğunu, nerede oturduğunu ve dirildikten sonra sığındığı öne sürülen caminin imamını aramaya başladı. Bu hikayeye inananların kimisi ‘‘İnönü Mahallesi'nde otururdu’’ derken, kimisi de ‘‘Örnek Mahallesi'nde otururdu’’ diyor.

Bu söylentilerin din istismarcıları kişiler tarafından yayıldığını savunan İnönü Mahallesi Muhtarı Zeki Demir ‘‘Hortlak hikayesini biz de araştırdık. Böyle birşey yok. Hurafeler ortaya atılıyor, herkes inanıyor. Kadınların açık gezmemesi için dini baskılar bunlar’’ diyor. Örnek Mahallesi Muhtarı Cemal Akkaya da bu görüşü destekliyor.

Bir zamanlar da sakallı bebek söylentisi vardı

İnsanlığa ibret olsun diye gönderildiği söylentileri yayılan yanık kadın benzeri bir olay, 1987 yılının temmuz ayında gündemi meşgul etmişti. Tan Gazetesi'nde günlerce manşetten yayımlanan, diğer gazetelerin de büyük ilgi gösterdiği haberde, sakallı olarak doğan bebeğin Kurban Bayramı'nda kıyametin kopacağını haber verdiği iddiaları ortaya atılmıştı. Fısıltı gazetelerinin tarifi üzerine resimleri çizilen, Tan Gazetesi'ne bir günde iki baskı yaptıran sakallı bebek söylentileri asılsız çıkmıştı.