19 Nisan 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
14.09.2007

Türkiye’nin en güzel 10 hanı



Hanlar, sosyal ve ticari hayatın önemli bir merkeziydi. Uzak diyarlardan gelen tüccarlar, seyyahlar, dervişler ve keşişlerin konakladığı yerlerdi. Hanlar kent merkezindedir. Arabalarınızı, atlarınızı, kervanla gelmişseniz develerinizi çekeceğiniz ahırlar vardır altlarında. Avlularında sıra sıra dükkanlar, ikinci katlarında dinlenebileceğiniz odalar bulunur.
İşte o hanlardan bazıları, bugün hálá ayakta. Tabii 20. yüzyılda da modern hanlar yapıldı. Ama asansörlü, çok katlı bu binalarda sadece iş yapılıyor, ne iç avluları var ne de ocaklı hemdert odaları. 20 yıl önce eski hanların çoğu yıkılmaya yüz tutmuştu. Sonunda birer ikişer ayağa kaldırılmaya, yeniden ziyaretçilere açılmaya başladılar. Bazıları fonksiyon değiştirdi, turizme açıldı. Bu hafta jürimiz Türkiye’nin en güzel hanlarını seçti.

EN İYİ 10

1. Çengel Han (Ankara)

2. Kızlarağası Hanı (İzmir)

3. Taş Han (İstanbul)

4. Rüstem Paşa Hanı (Erzurum)

5. Tokat Taş Han (Tokat)

6. Vezir Han (Kayseri)

7. Zincirli Han (İstanbul)

8. Alara Han (Alanya)

9. Velipaşa Hanı (Çorum)

10. Hekim Han (Malatya)

ÇENGEL HAN

Koçların baba ocağı şimdi müze

Harabe Çengel Han’ı, Rahmi Koç Müzeler Genel Müdürlüğü’nden 18 yıllığına kiraladı. Şu anda bir sanayi müzesi olarak hizmet veriyor. İçinde paletli traktörden 1918 model Ford otomobile, tren ve gemilere kadar 1200 obje bulunuyor. Müze, Ankara Kalesi’nin ana giriş kapısının karşısında, eskiden At Pazarı olarak anılan mevkide. Çengel Han, Damat Rüstem Paşa tarafından 1522-1523 yıllarında yaptırılmış. 20. yüzyılın sonunda terk edilmeden önce, tabakhane ve yün deposu olarak kullanılmış. Ortasında üstü açık, etrafı tonoz örtülü revakla çevrili bir avlu var. Ortada Vehbi Koç’un iş hayatına başladığı dükkan duruyor. Çengel Han Divan Brasserie de burada. Müze pazartesileri kapalı. Tel: 0312-309 68 00.

KIZLARAĞASI HANI (HACI BEŞİR AĞA HANI)

Taşları numaralanıp yeniden yapıldı

İzmir Kemeraltı’nda Hisar Camii’nin bitişiğindeki Kızlarağası Hanı, Kızlarağası Hacı Beşir Ağa tarafından 1744’te yaptırıldı. Geçmişte Beşir Ağa’nın adıyla anılırdı. İlk yapıldığı dönemde deniz kıyısındaydı; denizin doldurulmasıyla içeride kaldı. İki katlı yapıdaki odalarda yolcular kalır, avluda ise kervanlarla getirilen mallar satılırmış. Sonradan bu dükkanlar tüccarların irtibat büroları olmuş. Uzun yıllar kaderine terkedilen han yıkıldı, yapıyı oluşturan eski taşlar numaralanıp yeniden inşa edildi. 1993’te hizmete açıldı. Handa nadir kitap, harita, kartpostal, fotoğraf, gravür, antika eşya, pul, nikah şekeri, müzik, halı dükkanları, gümüş atölyeleri, moda evleri ve bir kahve var. Avluda ise halı, gümüş, baharat, kitap, kahve, çiçek tohumu, gözlük, deri üzerine çalışan dükkanlar, kebapçı ve kahveler bulunuyor.

İSTANBUL TAŞHAN

Binbir Gece’nin mekanlarından

Sipahi Hanı ya da Katırcılar Hanı olarak da bilinen Taş Han, 1763’te inşa edilmiş. Laleli’deki hanın iki girişi var. Biri Gençtürk Caddesi, Mahvil Sokak’tan, diğeri ise Fethibey Caddesi’nden. Kapısından girip sıra dükkanların olduğu tonozu aşınca çiçeklerle kaplı büyük avluya varıyorsunuz. Avlu güzel ama ortadaki ruhsatsız çalışan çay bahçesi plastik sandalye ve masalarıyla, ciddi bir görüntü kirliliği yaratıyor. Halıcılar, deri giysi dükkanları ve hediyelik eşya reyonlarıyla çok güzel bir mekan. Eskiden kereste deposu olan bu mekanı Taş Han Vakfı Başkanı Kemal Ocak kurtardı. Hanı titiz bir restorasyondan geçirdi. Handa Taş Han Restaurant ve Arkat Restaurant adında iki lokanta var. Taş Han’ın avlusu ve Taş Han Restoran Binbir Gece dizisinin mekanlarından.

RÜSTEM PAŞA HANI

İpek Yolu’nda bir durak

Erzurum’da Menderes Caddesi’nde Pervizoğlu Camii ile Boyahane Hamamı arasında bulunan Rüstem Paşa Hanı, Kanuni’nin Sadrazamı Rüstem Paşa tarafından l544-1561 arasında yaptırıldı. İpek yolu üzerinde bulunan Erzurum’daki han, önemli bir kervansaraydı. Han, dikdörtgen bir avlu çevresinde, kesme taştan yapılmış revakların arkasına sıralanmış odalardan oluşan iki katlı bir yapı. Doğu ve batı yönünde sivri kemerli ve tonozlu iki kapıdan girilen avlunun çevresinde 32 hücre bulunuyor. Üst katta basık tonozlu odalar var. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1970’te restore edildi. Üst katlarında Oltu taşı işlemecileri, alt katlarda ise diğer dükkanlar kiracı olarak çalışıyor. Rüstem Paşa Hanı’na, halk arasında Taşhan deniyor.

TOKAT TAŞ HAN

Kültür merkezi olacak

Tokat’taki Taşhan 1614-1630 yıllarında 4220 metrekare alan üzerine yapılmış büyük bir Osmanlı şehir hanı. Merkez Gaziosmanpaşa Caddesi üzerinde bulunan han, kuzey güney konumunda, kesme taş ve tuğladan, dikdörtgen ve iki katlı olarak inşa edilmiş. Zemin katın dış cephesinde 26, iç kısmında 43 olmak üzere 69 oda, birinci katta ise 46 oda var. Doğan Bey Vakfı’na ait olan hanın dış cephesindeki odalar, Tokat esnafına kiralanmış. 2006’da yapılan restorasyonda, Taş Han’ın iç kısmındaki odaların sıva, döşeme, tesisat ve kapı pencere doğramaları tamamen yenilendi. Restorasyonu kısa süre önce tamamlanan Taş Han’ın, el sanatları, kültür, turizm ve ticaret merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Tokat Valiliği ve Turizm İl Müdürlüğü çalışmaları sürdürüyor.

VEZİR HANI

Turizme açılmayı bekliyor

Kayseri’de Camikebir Mahallesi’nde bulunan Vezir Hanı, 1723’te Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırıldı. İki katlı han günümüzde kilimci, şapkacı, yüncü ve halıcı esnafının çarşı olarak kullandığı bir merkez. İki yıl önce Kayseri Büyükşehir Belediyesi burayı bir kültür merkezine dönüştürmeye karar verdi, dericiler taşındı. Kayseri Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan handa bugün orta avlu çevresinde bulunan 20’si şahsa ait 154 işyerinden 12’si aktif olarak çalışıyor. Vezir Hanı en son 1970’lerde restore edildi. Hanın içinde bir de yatır bulunuyor. Derici esnafının çalıştığı dönemlerde ağır koku nedeniyle turistlerin gezemediği tarihi mekanın turizme açılması planlanıyor.

ZİNCİRLİ HAN

Şişko Osman’ın dükkanı burada

Kapalıçarşı’nın kuzeyinde Tığcılar Sokağı’nda yer alıyor. Zincirli Han’ın 18. yüzyıl sonunda yapıldığı düşünülüyor. Burası tek avlulu ve iki katlı bir ticaret hanı. Tığcılar Sokağı’ndaki sade yuvarlak taş kemerli girişi avluya beşik tonozlu bir geçitle bağlanıyor. İkinci kata çıkan merdivenler bu geçitte yer alıyor. Odalardaki ocaklar günümüze gelmemiş. Ama merdivenler, üst kattaki dükkanlar olduğu gibi duruyor. Kuyumcular, içeriye alarmlı sağlam kapılar yaptırmış ama hücre odaların dış kapılarını olduğu gibi korumuş. Üst katın odalarında eskisi gibi kuyumcu ustaları var. Hanın en ünlü siması ise Şişko Osman’ın, kendisiyle aynı adı taşıyan halı ve kilim dükkanı.

ALARA HAN

Selçuklu hanı turizmin hizmetinde

Han, Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat tarafından 1231’de Alanya-Manavgat sınırını oluşturan Alara Çayı’nın 9 kilometre kuzeyinde inşa edildi. Alaiye’den Antalya ve Konya’ya giden kervanlar, Alara Han’da konaklardı. Hanın kuzey tarafında, basık bir kemerle taçlandırılmış, aslan başı kabartmasıyla süslenmiş bir portalı var. Handa Selçuklu mimarisinde tek örnek olan, ön yüzüne aslan başı şeklinde oyulmuş kandil konsollar görülmekte. Burası 19. yüzyıl başında harabe haline geldi. Restorasyon, burayı 49 yıllığına kiralayan Pusat Mimarlık tarafından yapıldı. Handa şimdi bir restoran, kafe, bar ve mağazalar var.

VELİPAŞA HANI

1949’da şehrin tek oteliydi

Çorum’daki bu hanın 1866’da Hacı Hasan oğlu Veliyüddin Ağa tarafından yaptırıldığı tahmin ediliyor. Ön caddeye sıralanmış dükkánlar arasındaki çift kanatlı demir kapıdan avluya giriliyor. Karşıda ahşap kolonlu yedi aks, atların, at arabalarının barınağıymış. İlan odalarında duvarlarda kandil asacak çengeller, lamba konan raflar, süslemeli soba bağlantı delikleri hiç bozulmadan kalmış. Hanın mülkiyeti daha sonra Yozgat Mutasarrıfı Çorumlu Veli Paşa’ya geçmiş. Hanın 1949’da Çorum’un tek oteli olduğu söyleniyor. O yıllarda, avluda atlar, at arabaları ve otomobiller yan yana dururmuş. Şu anda alt bölümü market. Velipaşa ailesi mirasçılarına ait. Ancak vakfiye olduğu için satılamıyor.

HEKİM HAN (TAŞ HAN)

Restorasyon bitince çarşı olacak

Malatya’nın Hekimhan İlçesi’ndeki tarihi Taş Han’ın restorasyonu sürüyor. Han, çarşı olarak hizmet verecek. Vakıflar’a bağlı olan Taş Han’ın birinci bölümdeki giriş kapısının üzerinde solda Ermenice sağda Süryanice, ortada ise Selçuklu sülüsüyle yazılmış kitabeler var. Buradan hanın hicri 615 miladi 1218’de yapıldığı anlaşılıyor. Hanı yaptıran Ebu Salim Bin Ebu Hasan Ela-Şamas El Ekim El Malati devrinin ünlü hekimlerindendi. İkinci avlulu bölümündeki kitabe ise, buranın Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat devrinde yapıldığını gösteriyor. Han, önde kare bir avlu, etrafında sıralanan odalar, avlunun arka tarafında kendi içinde 3 bölüme ayrılan dikdörtgen kapalı bir bölümden oluşuyor.