22 Eylül 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
14.03.2007

Müslüm Hoca'nın çete davasında karar



Kamuoyunda “Müslüm Hoca” olarak tanınan Müslüm Bakan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanık, 3 yıl 10 ay ile 32,5 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı.
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Müslüm Bakan, Ertan Alem, Halit Dal ve Ender Gökduman katıldı. Davanın tutuksuz 3 sanığı ise duruşmaya gelmedi.
Duruşmada son savunması sorulan Müslüm Bakan, 1960 yılında bir adam öldürme olayına karıştığını, avukatının o cinayetle ilgili cezaevine gelerek olayda kullanılan silahın davanın diğer sanığına ait olduğunu ve kendisinin duruşmada tahliye edileceğini söylediğini anlattı.
“Bir kişinin işlediği suçu masum bir kişinin üzerine atması durumunda her gün artan bir günaha gireceğini düşündüğünü” belirten Bakan, bunu düşünerek duruşmaya gittiğinde suçunu itiraf ettiğini söyledi.
Bakan, “Burada hesap vermek kolay, 'Mahkeme-i Kübra da nasıl hesap veririm?' diye düşündüm” dedi.
Hatta avukatının akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi ve söylediklerinin dikkate alınmamasını istediğini anlatan Bakan, mahkeme heyetine aklının başında olduğunu söyleyerek ikrarında ısrar ettiğini kaydetti.

“SİZİ RÜYAMDA GÖRDÜM BAŞKANIM”

Bunun üzerine diğer sanığın tahliye edildiğini, kendisinin de ceza aldığını belirten Bakan, mahkeme heyetine yönelik olarak şunları söyledi:
“Size daha önce mektup gönderdim. Orada da anlatmıştım. Sizi rüyamda gördüm başkanım. Hem de bu rüyayı 2 kez gördüm. Aynen böyle duruşma salonundaydık. Önünüzde dosyalar vardı. Ben dedim ki 'bir suçumu bulursanız hepsini kabul ederim'. Siz de dosyalara baktınız, bir şey bulamadınız. Ben daha önce de anlattım, suçsuzum. Beraatıma karar verilsin.”

KARAR

Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Müslüm Bakan'ı ”suç işlemek için örgüt kurmak”, “Halil Güvener'in hürriyetini kısıtlamak ve gasp etmek”, “Ferhat Büyükdağ'ın hürriyetini kısıtlamak ve gasp etmek”, ”sahte kimlik kullanmak” ve “Sinan Yılmazer'in yaralanmasına azmettirmek” suçlarından 29 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme heyeti, Ertan Alem'i de “suç işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticiliğini yapmak”, “Halil Güvener'in hürriyetini kısıtlamak ve gasp etmek”, “Ferhat Büyükdağ'ın hürriyetini kısıtlamak ve gasp etmek”, “sahte kimlik kullanmak” ve “Sinan Yılmazer'i yaralanmak”, “ruhsatsız silah taşımak” ve “sis bombası bulundurmak” suçlarından 32,5 yıl hapis cezasına mahkum etti.
Halit Dal'ı “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüte üye olmak”, ”hürriyeti kısıtlamak”, “gasp” ve “ruhsatsız silah taşımak” suçlarından 25 yıl 2 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, benzer suçlardan Ender Gökduman'ı 12 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı.
Hanefi Tapti'yi “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüte üye olmak”, ”ruhsatsız silah taşımak” ve “yaralama” suçlarından 3,5 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, benzer suçlardan Mehdi Son'u 5 yıl 8 ay, Mehmet Kılıç'ı da 3 yıl 10 ay hapis cezasına mahkum etti.
Yargılama aşamasında ölen Kadir Dedeş hakkındaki davanın ise ölümü nedeniyle ortadan kaldırılması kararlaştırıldı.

OLAYIN GEÇMİŞİ

İstanbul polisince 2000 yılında İstanbul, Ankara, Hatay ve Kayseri'de adam kaçırma, yaralama ve zorla senet imzalatma gibi eylemlere karıştıkları öne sürülen bir gruba yönelik operasyonlarda, “Müslüm Hoca” adıyla bilinen Müslüm Bakan ile 7 adamı gözaltına alınmıştı.
Şüphelilerin, iş adamları Halil Güvener ve Ferhat Büyükdağ'ı kaçırarak zorla senet imzalattığı, Ankara'da Sinan Yılmazel'i silahla yaraladığı öne sürülüyordu.