25 Ekim 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
13.01.2007

Maske maske söyle bana Kenan Doğulu’dan başka ben var mı

Ebru ÇAPA

Kenan Doğulu’nun Festival isimli albümünden, Çakkıdı’nın ardından klip çekilen ikinci şarkı olan Baş Harfi Ben’in sözlerinde; "Festival gibisin, katılmak istiyorum" şeklinde bir cümle yer alıyor malumunuz.
Gelin görün ki hayatın, kendilerine; "Elimizde festival kalmadı, biz size Eurovision verelim ona katılın" diyesi tuttu. TRT, 12 Mayıs’da Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de düzenlenecek 52. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil etmesi için Kenan Doğulu’yu atadı.

Veee, bizleri şaşırtmaktan inatla imtina eden hayat, maalesef yine yanıltmadı: Doğulu’nun; "Türkçe sözlü şarkıda ısrar etmek eski kafaların düşüncesi" beyatanı sağolsun, bu yılın Euro-polemik-geyik sezonu, geçen senelerden bile erken açıldı. Hadise TBMM gündemine taşındı; muhtelif milletvekilleri, Kenan Doğulu’yu fena hálde cık cık cık’ladı... Hatta; Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Kenan Doğulu’yu Türk milleti ve annesinden özür dilemeye davet etmecesine kınadı: "Çünkü bu dilimizi annelerimizden öğreniyoruz. Bunun için anadilimiz olarak adlandırıyoruz. Bu sanatçının kendisine, sanatına, diline olan güvensizliğini gösterir. Sertab Erener’in İngilizce ile birinci olduğu yıl, İngiltere İngilizce bir parçayla sonuncu oldu. Demek ki keramet İngilizce’de değil. Bu beste yarışmasıdır, bu nedenle müzik ön plandadır."

Neyse ya... 12 Mayıs’a kadar daha yol uzun. Nasılsa mevzuya dair tartışmalar, burdan cücecik gezegencik Plüto’ya yol olacak kadar uzayacaktır. Biz iyisi mi Baş Harfi Ben’in klibine gelelim.

Eurovision geyiğine nokta koyar gibi yapmasına yaptık ya; yine de söylemeden edemeyeceğim: Özel istirhamımdır; Kenan Doğulu, Allah aşkına, geçtiğimiz yıl elemanları sahnede öcü şıklığı sergileyen Lordi’nin başarısından aldığı gazla, Eurovision’a tanıtım klibi olarak Baş Harfi Ben’inki gibi bir şey göndermesin. O nedir öyle; korku filmi gibi?..

Baş Harfi Ben’in klibinde, Kenan Doğulu’yu, sevimli bir konu mankeni hanımefendinin, ecnebi lisanıyla söyleyecek olursak (Anneciğim ve Türk halkından kafadan özürlerimle...), stalker’ı rolünde izliyoruz. Abla nereye gitse, etrafında Kenan Doğulu suratları dolanıyor. Herkesin suratında bir acayip mimikli Kenan Doğulu maskesi; kahveyi Kenan Doğulu servis ediyor, taksiyi Kenan Doğulu kullanıyor, trafikte yandaki arabadan birtakım Kenan Doğulu’lar el filan sallıyor.

Şarkıda "Adı lázım değil, başharfi ben" diyor ya; ismini bilemeyeceğim, cismi belliden öte. Belliyi aşmış hatta; sınır mınır tanımıyor. Sanatçımız konu mankeni ablayı Kenan Doğulu manyağı yapmadan şurdan şuraya bırakmamaya ahdetmişe benziyor.

NİYET İYİ AMA...

Klibin yönetmeni de "Adı lázım değil" diye düşünenler derneğinden olsa gerek ki gerçek ismini bilemiyoruz, kendileri Keche olarak anılıyor....

Klibin çekimleri dış mekánda (İstanbul) iki gün, stüdyoda bir gün; toplam üç gün sürmüş... Klipte kullanılan maskeler için özel fotoğraf çekimi gerçekleştirilmiş. Boru değil, 180 adet maskeden bahsediyoruz. Bu mánáda, iğrenç bir esprimsi yumurtlamaktan kendimizi alamayarak Kenan Doğulu’yu tek kişilik dev kadro olarak addediyoruz.

Bu arada, klipteki "gerçek" Kenan Doğulu’nun ("One and only" diyesim var; özür dilerim halkım ve validem sultanım.) üzerindeki tişörtte "I’m not a terrorist / Ben terörist değilim" yazıyormuş ama ceketin kenarları yüzünden, sanki "Error / Hata" yazıyormuş gibi görünüyormuş. Mesajsa mesajımız da var yani...

Demem o ki, önemli olan iyi niyetse, belli ki Kenan Doğulu’nun niyeti iyi...

Vaktiyle vermiş olduğu bir röportajda, yıllardan beri Eurovision’a katılmak istediğini belirtip ne demişti?: "Çetin Alp’in söylediği Opera sonuncu olunca çok üzülüp sabaha kadar ağladım."

10. Yıl Marşı’nı remiksleyip albümüne almış bir şarkıcının milli hassasiyetlerini sorgulamak, rica ederim, biraz ayıp kaçıyor. Ha, bana sorarsanız, muhtelif seferler de belirtmiş olduğum üzre, Etiler tavernalarında analarının-babalarının endamını kuşanmış yeniyetmelerin masaların üzerine çıkıp Sürünüyorum’un filan ardından "Çıııktık açık alınla" diye böğüre böğüre, coş-kudur eşliğinde eğlendikleri o remiks, Kenan Doğulu’nun kariyerinin en fena hamlesidir; o da ayrı... Olur artık o kadar. Dedik ya, önemli olan iyi niyet...

Yine de şahsen, 12 Mayıs akşamı için evhama kapılmadan edemiyorum, ne yalan söyleyeyim. Zira geçtiğimiz sene yarışmada dibe vuran İngiltere’yi bu yıl The Smiths’in eski solisti Morrisey’in temsil etmesi söz konusu. Ki, konu İngilizce döktürmekten geçiyorsa, "biraz" döktürme becerisine haiz bir şahsiyettir kendileri.

Ne Eurovision’muş be; zirvesini de gördük, dibini de; zırvası bitmeler bilmedi, bilemedi...