23 Eylül 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
06.08.2006

Medyadan: Magazin




Ünlülerin sucukçusundan sonra kemercisi de çıktı

‘Ünlülerin sucukçusu’ (bakınız geçen haftanın alıntıları) olur da, ‘ünlülerin kemercisi’ olmaz mı... varmış! Eski işportacı Kazım Gülmez artıkın ‘ünlülerin kemercisi’ oluvermiş!
 
Hürriyet, 1 ağustos
 
*

55 milyon dolar kaç para yapar, bilen var mı

 
Bülent Cankurt “... Ahu Aysal, Kuruçeşme’deki Muhsinzade Yalısı’nı 55 milyon dolar harcayıp butik otel yaptı” diyordu.
 
Neticede yedi odalı bir ‘butik otel’ haline çevirmek için 55 milyon dolar yani 85 trilyon lira biraz abartılı bir rakam değil mi?
 
Bırakın inşaat maliyetlerini, gecesini 1.000 dolardan 365 gün % 100 doldursa bile, bu masrafı 25-30 senede amorti edemez. Böyle bir yatırım yapılır mı?
 
Ahu Hanım biraz uçmuş gibi geldi bana...
 
Sabah’la Günaydın, 1 ağustos
 
*
 
Bir Sibel Can tarifi
 
Bugün’ün Sibel Can haberi şöyle giriyor: “1 Ağustos 1970’te Karagümrük’te dünyaya gelen Sibel Can’ın bugün doğum günü. 37 yaşından gün almaya başlayan ve 3 yıl sonra 40’ına basacak olan (gördüğünüz gibi meslektaşımın aritmetiği de kuvvetli!) sanatçı, 20’lik kızlara taş çıkartıyor...”
 
Sibel Can’ın haberi olmadan (!) çekilen tangalı fotoğrafından sonra, havuz başında bacaklarını açmış oturur halini de gördük. 40 yaşına gelirken 20’lik kızlara taş çıkartıyor ifadesi doğru: Sibel Can en az iki ‘yirmilik kız’ eder!
 
Bugün, 1 ağustos
 
*
Şirinliğin fazlası sağlığa zarar!
 
Okan Bayülgen’in Televizyon Makinası’nda tekrarlanan bir kısa gösteri var hani, ÖFKELİ KALABALIK. Bazı dilek ve tepkilerini ‘slogan şeklinde’ dile getiriyorlar. (Bana kalırsa, Turkcell son reklamlarında  bu ‘Öfkeli Kalabalık’tan fazlasıyla esinlendi, hani ‘Turkcell Süperlig artık başlasın’ diye tempo tutan fanatiklerden bahsediyorum...)
 
Benim de bir dilek-tepkim var, slogan şeklinde ve lafı uzatmadan dile getiriceğim:
 
Özgü Namal aaaaartık
Şirinlik yapmaaaasın!
 
Özgü Namal aaaaartık
Şirinlik yapmaaaasın!
 
*
 
Ayşe Arman’ın Duygu Asena’ya duası
 
Tarsus kasabasında yaşayan liseli kız Ayşe Arman’ı maması bile anlayamazmış, bir tek Duygu Asena.
 
“Sevgilim vardı, sevişmeyi keşfetmeye başladığımız yıllardı ama gizlemem gerekiyordu; çünkü o yıllarda kötü kızlar sevişirdi, "hafif olanlar", "mal olanlar". İyi kızlar cennete giderdi; çünkü onlar sadece el ele tutuşurdu. Ben onlardan değildim ve kesinlikle cehenneme gidecektim. Ama kendimi suçlu da hissetmiyordum. Hangi cesaretle bilmiyorum ama ben bekâret meselesini iplemiyordum. Kaybedilen bir şey varsa, karşılıklıydı... Bu iş bu kadar şefkat dolu, ağrısız, sızısız nasıl olurdu, ikimiz de şaşkındık. Ama olmuştu. Benim 7 yıl süren ilk aşkım, hayat boyu sekse bakışımı belirledi, seks benim için aşk demekti. Ve seks çok ama çok güzel bir şeydi. Ama yine de bütün bunlar sır olarak kalmalıydı. Çünkü o yıllarda bir erkekle yattın mı, bitti, o seni kullanmış oluyor, yoluna devam ediyordu; ama sen ayvayı yiyordun, damgayı yiyordun, hayatın kayıyordu, ya çürük oluyordun ya mal...”
 
Ayşe Arman bütün bu endişelerinden Duygu Asena sayesinde kurtulmuş...
 
O, onunla birlikte düşünmeyi tercih eden milyonlarca kadına, adam gibi sevişmeyi öğretti. Suçluluk duygusu olmadan. Vicdan azabı hissetmeden. Sorumluluk altında ezilmeden. Bir hak olarak sevişebilmeyi... Bundan daha büyük bir sevap var mıdır? Yoktur. Nur içinde yat Duygu!” (Hürriyet, 2 ağustos)
 
Ayşe Arman’ı okuyunca anladım ki, Duygu Asena’nın arkasından, kadınlardan çok, biz Türk erkekleri dua etmeliyiz!
 
*

Ona kataraman değil, gizli deniz evi derler!

 
İşte yüzen saray diyor manşet, “Geçtiğimiz günlerde Demi Moore’un konuk edildiği Kahraman Sadıkoğlu’na ait My Fantasy adlı dev katamaran, sunduğu lüks ile bir saraydan farksız...” mış. O kadar ki, katamaranın üzerinde helikopter pisti bile varmış.
 
Sadıkoğlu Maliye’yi, Sahil Koruma’yı filan artık kimi kandırıyor bilmem, ama burada söz konusu olan öyle ‘katamaran’ filan değil, resmen yüzen bir küçük oteldir. 
 
Bu yüzer-otele nasıl izin veriyorlar?
 
Hürriyet-Kelebek, 2 ağustos
 
*

Yeşim Salkım’ın yüksek zekâsı

 
“16 yaşımda reklam müzikleri söyleyerek başladığım kariyerimde bugün Sezen Aksu şarkıları söylüyorsam, bunu kıskanmamak gerek! Zekâmı kıskanıyorlar. Ama bükemediğin eli öpeceksin...” Yeşim Salkım (Hürriyet-Kelebek, 2 ağustos)
 
Hakikaten, şarkı söylemek yüksek zekâ işaretidir!
 
*
 
Ne kadar seviyeli bir memleketiz Yarabbi!
 
Deniz Akkaya, gündeme gelmek için, “Bir iş adamı bana bir haftalık aşk karşılığında 300.000 dolar önerdi” dedi.
 
Biz gülüp geçerken, eski İTO Başkanı Mehmet Yıldırım, durumdan vazife çıkarıp (tüccarların başı ya) “Deniz Akkaya ile bir haftalık aşk için bir işadamı en fazla 3.000 dolar öder” dedi.
 
Deniz Akkaya mahkemeye verdi.
 
Yıldırım yine akıllanmadı, bu sefer de “Deniz Akkaya ile bir haftalık aşk için bir işadamı kaç para öder, diye bilirkişi çağırabilirim” dedi.
 
Deniz Akkaya yine mahkemeye verdi.
 
Yıldırım hâlâ akıllanmadı, “Bilirkişi Deniz Akkaya ile haftalık aşkın değerini belirleyecek. Benim söylediğim rakam mı yoksa onun söylediği rakam mı doğru, bunu söyleyecek. Ne var bunda! Deniz Hanım bu söze neden alınıyor. Benim yerime, kendisine bu teklifi yapan kişiyi mahkemeye vermesi gerekirdi.”
 
Sabah, 2 ağustos
 
*


Kaç model?
 
Kubilay Keskin, Çağla Köker adlı bir eski mankenden bahseden yazısına şöyle giriyor:
 
Eski model Çağla Köker, ilk evliliğini...
 
Hürriyet-Kelebek, 3 Ağustos
 
*

Raphaella ne hayvanlar gördü

 
Böyle atlatma haberlere bayılıyorum işte, niye ben patlatamadım diye kahroluyorum.
 
Bir fotoğraf çekimi için ‘ağaçlık bir yerde’ objektiflerin ‘karşısına geçen’ Brezilyalı manken (hani Brezilya’da adını kimsenin bilmediği mehşur Brezilyalı) Raphaella Ferraro ‘Ben keneden korkmam’ demiş. (Bugün-Melodi, 3 ağustos)
 
Raphaella hayatta neler gördü, bir keneden mi korkacak!
 
*

Hoş geldin!

 
Kumsal dergisi adı sanı duyulmamış bir yeni mankeni manşet yapmış, içeride bir tanıdığı (!) vardır belki de. ‘Çerkez kızı’ Gamze Karaman ‘yeni top model adayı’ imiş, diyor ki “Podyumda bir havam olduğuna inanıyorum. İzleyenleri büyülüyormuşum, herkes bunu söylüyor...” (Sabah’la Günaydın, 4 ağustos)
 
Bir sen eksiktin Gamze!
 
*

Pornografik mayo

 
“Sibel Can’ın çok konuşulan tangasına bir yorum da sivri dilli (ıyk!) Petek Dinçöz’den geldi” miş: İnsan kendini seksi hissediyorsa giyer, ama ben giymem. Çok pornografik! (Sabah’la Günaydın, 4 ağustos)
 
Bu Peket kızımız da bir namusludur, bir efendidir yani insanın gözlerini yaşartır vallahi! J
 
*

Harun Kolçak kaç yaşında?

 
Ünlü popçu Haruk Kolçak doğum gününü neşeli bir partiyle kutladı-mış ama kaç yaşına bastığını sır gibi sakladı-mış... (Sabah’la Günaydın, 4 ağustos)
 
Harun benim gibi Saint-Benoît’lıdır ve benden bir sınıf büyüktür.
 
Onun için yaşını benden de öğrenemezsiniz! J
 
*

Tüm dünyanın tanıdığı adı sanı duyulmamış bir gizemli şarkıcı

 
Tüm dünyada savaş karşıtı şarkılarıyla tanınan gizemli (bir) şarkıcı” imiş. Türk, Türk...
 
Demek ki tüm dünyanın tanıdığını ben hiç duymamışım, olur a...
 
Menajeri Seyhan Soylu (sisi) diyor ki: “Can Almaz isimli şarkı Ortadoğu’da ölen binlerce insana adandı. Bu şarkı için hazırlanan animasyon klip ücretsiz dağıtılacak. Şarkıyı tüm dünyaya yaymak arzusundayım...”

Dünya da bu günü bekliyordu zaten!
 
İsrail’e de posta koyan bu  “Tüm dünyada savaş karşıtı şarkılarıyla tanınan gizemli şarkıcı” kim diye merak ediyorsunuz değil mi?
 
Adı... NATO!
 
Bayağı barışçı bir “Tüm dünyada savaş karşıtı şarkılarıyla tanınan gizemli (bir) şarkıcı...” yani!
 
Bugün-Melodi, 4 ağustos
 
*
 
Ailenizin gazetesi Şok’tan büyük hizmet!
 
Türkiye’nin en top modeli kim, anketinden sonra, az sonra, Türkiye’nin gündemini şaapacak, sarsacak bir anket daha: Sahnelerin en güzel poposu kimde?
 
Aday popolar: Ebru Destan, Sibel Can, Hülya Avşar, Gizem Özdilli, Demet Akalın, Seray Sever ve Aysu Baceoğlu...
 
Niye bunlar, neye göre seçmişler?

Muhtemelen Şok bu popoların fotoğrafını bulabilmiş de ondan!
 
Şok, 4 ağustos
 
*

Ben Aysu!

 
Türkiye’nin en güzel poposu adaylarından Aysu Baceoğlu’nun internet sitesi var, BEN AYSU başlığı altında kendini tanıyıyor:
 
Podyum dünyasında en iyiler arasında yer alırken, uzun süredir hayalini kurduğum albümümü yaptım. ‘Sen Sağlığa Zararlısın’ adlı maxi single, müzik dünyasında en iyiler arasında yer almayı başardı. Albümümde yorumculuğun yanı sıra söz yazarı olarak da imzamı attım ve bu yönümü de keşfettim
aysunbaceoglu.com.tr şu sıralar...
 
*

Bir boğa saldırısından çıkan yüce meal

 
Uslanmaz rumuzlu biri, rüyasında bir boğanın saldırısına uğramış, bir arkadaşı teselli etmiş.
 
Gözbebeğim, bir tanecik Okşan Bey ablam yorumluyor:
 
İki dünya saadetini elde ederek, inandığınız değerleri yaşamakta hassasiyet gösterecek ve dürüst bir insan olmaya devam edeceksiniz!”
 
Şok, 4 ağustos
 
*
 
Anlamlı bir lafın içine etmekte Türkler’in üstüne yoktur!
 
Medya yöneticisi Cem Şaşmaz çok genç yaşta öldü, sadece 52 yaşındaydı daha. Vatan, haberi ‘Televizyon dünyasının duayenlerinden’ diye verdi. 52 yaşında duayen olunmaz bir, duayen çoğul olmaz, iki. Bir mesleğin en yaşlısı / en eskisi bir kişidir. (Vatan, 4 ağustos)
 
Aynı şekilde, Şok gazetesi de ‘diva’ lafının ırzına geçmişti. Arka köşe güzelinin resimaltı ‘Amerikan güreş divalarından Torrie Wilson...’ diye başlıyordu. (4 ağustos)
 
*

Kibariye’nin tangası

 
Sibel Can, tangayla yakalanmakta ne kadar da haklıymış. Herkes bunu konuşuyor.
 
Kibariye demiş ki, “Ali asla izin vermez ama ben tanga tunga giysem, ortalık fena yıkılır!”
 
Hakikaten yıkılır! J
 
Takvim-Papatya, 4 ağustos
 
*

Gelin’in marifeti

 
“Minik Serçe’ye marifetli gelin” diyor manşet, “Sezen Aksu’nun oğlu Mithatcan’ın sevgilisi İlhem’in marifetleri saymakla bitmiyor!”
 
Zannedersiniz ki gelin kızımız yemek yapıyor, ilik açıyor, dantel örüyor... Yok canım!
 
“Manken, balerin, şarkıcı...”
 
Bu ‘marifetler’ Türkiye’de herkeste var halbuki!
 
Takvim-Papatya, 4 ağustos
 
*
 
Takvim’in sürmanşet haberi: ECE GÜRSEL…
 
Barbie Operasyonu'nun bilinmeyen yönleri, gazeteci Emrullah Erdinç'in "Etiler'in Oyuncak Bebekleri" adlı kitabıyla gün yüzüne çıktı. İşte polis tutanaklarındaki Ece Gürsel ile zanlı Bülent Tetik arasındaki telefon konuşmanın deşifresi:
 
Bülent Tetik: Çok yakışıklı trilyoner bir çocuk. Geçen gün aradı. "Ne var ne yok" dedi. Demet'leydi eskiden bu.
Ece Gürsel: Kim, adı ne?
B.T.: Orhan.
E.G.: Haa...
B.T.: Bu Demet'e 14 bin dolarlık telefon alan çocuk.
E.G.: Ne iş yapıyorlar?
B.T.: Bebeğim, babası müteahhit. Öyle gökdelen dikiyorlar ya.
E.G.: Evli mi?
B.T.: Yok bekar.
E.G.: Oh iyi, eee.
B.T.: 1.80 boy. Demet'in menajeri biliyor. Esra dedi ki bana, “Yapsana Ece'ye. Kız kazansın”. “Ece'ye bir sorayım” dedim. Hani domez vardı ya.
E.G.: Hayatımda kimse yok hâlâ.
B.T.: Esra “Ece'yle tanışsın, hem Ece'nin de tipi” dedi.
E.G.: Anladım.
B.T.: Müsait olduğun bir gün gizli bir yerde yemek yeriz bebeğim.
E.G.: Ey İstanbul'a geliyor mu?
B.T.: Böyle birini seninle tanıştırdığın için bana teşekkür edeceksin.
E.G.: Hadi yav, vay be iyi merak ettim.
B.T.: Aşkım, Demet'i biliyorsun. Akalın Demet yani, kolay kolay biliyorsun kimseyle şey yapmaz. Demet'e telefon aldı, geldi hediye etti, düşün.
E.G.: Ben de tanıyorum.
B.T.: Esra “Ben de tanıyorum” diyor da “Yok ben Esra tanımıyor” dedim, “Esra da tanıyor” dedim. Bebişim benim.
E.G.: Tamam canım oldu.
 
Takvim, 5 ağustos
 
*

Dünya üçüncüsü Türkler…

 
Viagra’yı üreten Pfizer ilaç şirketi bir anket yaptırmış, “Ayda kaç kere seks yapıyorsunuz” diye sormuşlar. Dünyada en çok seks yapanlar arasında… biz de varmışızmışız.
 
Birinci Brezilyalılar, ayda ortalama 7,9 kez.
İkinci Fransızlar, ayda ortalama 7,7 kez.
Üçüncü… TÜRKLER, ayda ortalama 7,4 kez.
 
Bilmiyorum keçiler ve eşekler de ankete dahil mi ama… bana sanki biraz abartılı gibi geldi.
 
Şöyle de söylenebilir: En yalancı erkekler sıralamasında Türkler üçüncü!
 
Hürriyet, 5 ağustos

*

Hayır için toplu mastürbasyon


Tarihin ilk ‘Grup Mastürbaton’u, hayır için Londra’da yapıldı…

Ben uydurmuyorum, Fransız haber ajansı AFP’nin haber başlığı böyleydi.

Londra’da düzenlenen bu ilk ‘Grup halinde mastürbasyon maratonu’nun hedefi, kamuoyunu ‘cinsel yollarla geçen hastalıklar’ konusunda bilgilendirmek ve para toplamakmış.

Kadınlı erkekli 250 İngiliz, pornografik materyel satan bir mağazada bir araya gelmişler ve, utangaçlar tek kişilik kabirlerde, utanmagaçlar toplu halde mastürbasyon yapmışlar.
 
Detay sormayın bana, şu kadarını söyleyeyim: korunmalı seks ve cinsel eğitim isteyen bazı gruplar, ‘korunmasız sekse alternatif olarak’ mastürbasyonu öneriyormuş; herhalde bu ‘happening’ de bu tezin ‘promosyonu’ !

Mesela, katılımcılardan 28 yaşındaki Neil Crawforth diyor ki:

“İyi bir yüzücü yahut koşucu değilim, ama sosyal sorumluluk kampanyalarında görev almak istiyorum. En azından bu işi herkes kadar becerebiliyorum…”
 
Meraklılarına: Channel 4 akşam saatlerinde bu ‘haberi’ vermiş veya verecekmiş…

AFP, 5 ağustos

Not: Türkiye’de böyle bir girişim başlatılırsa, öncülüğünü (!) herhalde Bedri Baykal üstlenir!
 
*
 
Külkedisi Özlem
 
… diyor başlık. “Bir zamanlar sevdiği insana kavuşabilmek için ekranlarda gözyaşı döküyordu. Şimdi bir masal prensesi gibi yaşıyor…”
 
Çarkıfelek’in hostesi Özlem Yıldız’ın “mutluluk hayali gerçekleşti” miş.
 
Şöyle açıklıyor Takvim bu ‘mutluluk hayali’ni: “Armatör Sinan Serter ile evlendi. Önce İstanbul’da villası oldu. Şimdi de ‘Çocuğunu oralarda doğurur’ diye Miami’de daire alındı…”
 
Takvim, 6 ağustos
 
*

Yerinde bir soru
 
Özlem Yıldız’la kocasını bir yatta güneşlenirken ‘yakalayan’ paparazzi Tarkan Abdullahoğlu soruyor: Türkbükü’nde ne var? Ünlülerde bu yıl yak modası başladı. Ancak Bodrum’a giden ünlüler (öğğğğğh) yatlarını hep Türkbükü’ne demirledi. Yakalanmak istemiyorum diyenler, yakalanmaktan korkanlar kameraların görüş alanından nedense hiç çıkmadılar.
 
Güneş, 6 ağustos
 
*

VE HAFTANIN BOMBASI
 
Bir haftadır elden ele geziyordu, hemen bütün gazetecilere ‘birileri’ kanalıyla ulaştı. 3-4 dakikalık bir video çekimi. Ali Kırca (yahut da ikizi kadar benzeyen biri) genç bir kadınla, hafif sado-mazo, sevişiyor
 
Bizler sesimizi çıkarmadık ama Vatan sürmanşetten verdi haberi.
 
İddiaya göre Ali Kırca intikam peşindeki bir kadın ve (Tamer Karadağlı ve Gamze Özçelik gibi) ‘gizli kamera’ kurbanı imiş…

En komiği de, Vatan’ın haberden büyük verdiği gerekçesiydi: Neden bu haberi verdik?
Niye vermişler, çünkü zaten bu ‘haber’ internette elden ele geziyormuş, zaten fısıltı gazeteleri tiraj rekoru kırıyormuş… Durun yahu, ‘çevir kazı yanmasın’ kutusu o kadar komik ki, size tamamını okutayım:

Neden bu haberi verdik?
İnternette mail olarak dolaşan ve dolaşırken çoğalan gizli çekilmiş bir görüntü sayesinde, fısıltı gazetesi tiraj rekorları kırıyor.
Bir çiftin sevişme sahnelerini ilginç yapan, erkeğin kimliği, atv'nin şöhretli sunucusu, başka bir deyimle "anchorman"i Ali Kırca, özellikle son bir haftadır İstanbul'un ve İstanbul'la bağlantılı sayfiye kentlerinin heyecan verici dedikodularında başrolü oynuyor.
Bugüne kadar topluma mal olmuş ünlü isimlerin özel yaşam alanı içinde sayılacak konular medyada sıkça yer aldı. Bu isimlerin çoğu kadın sanatçılardı ama arada "Çocuklar Duymasın" dizisinin başrol oyuncusu Tamer Karadağlı gibi erkekler de vardı. Ali Kırca, Türkiye'nin en çok tanınan kişilerinden. Bir televizyon sunucusu olarak haklı bir üne kavuştu. Star olduğu için de çok kazanıyor. Bu Kırca'nın hakkı. Kırca'nın içinde yer aldığı genç bir kadınla sevişme görüntülerini, binlerce kişinin gündemini meşgul ettiği bir ortamda yayınlamak da biz gazetecilerin hakkı. Benzer haberlere Ali Kırca'nın da duyarsız kalmadığını hatırlatmalıyız. Kırca, atv ana haberde Tamer Karadağlı, Gamze Özçelik'in başına gelen benzer olayları da Türkiye'nin gündemine taşımıştı. Kabul etmek gerekir ki Kırca mağdur. Görüntülerin ona ait olduğuna artık emin olduğumuz ve yakın çevresine "kıskanç bir sevgilinin kurbanıyım" dediği için haberi siz okurlarımızla paylaşıyoruz. Adaletin, Kırca'yı mağdur eden sevişme görüntülerini gizlice çeken ve sızdıranlara karşı duyarsız kalmayacağına eminiz. Gelişmeleri sizinle paylaşmaya devam edeceğiz.
Vatan, 6 ağustos