31 Temmuz 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
16.11.2004

CHP: Sarıgül'ün yolsuzlukta sorumluluğu var

Ankara

CHP Genel Sekreteri Sav, Şişli Belediye Başkanı Sarıgül’ün belediyedeki imar uygulamasındaki yolsuzluklarda sorumluluğu olduğunu söyledi.
Mustafa Sarıgül’ü tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk eden CHP, Sarıgül hakkında raporlaştırdığı yolsuzluk ve rüşvet iddialarını kamuoyuna sundu.  CHP Genel Sekreteri Önder Sav, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Milletvekilleri Mehmet Ali Özpolat, İsmet Atalay ve Sırrı Özbek’in hazırladığı 60 sayfalık raporu açıkladı.    Bazı kaçak inşaatlara ilişkin iddiaların yer aldığı raporda, belediyede yolsuzluk, rüşvet ve haksız kazanç elde etme olaylarında Sarıgül’ün sorumlu olduğunu savunuldu. Sav, "Üzülerek söylemek gerekir ki, incelemelerden çıkan sonuç hiç de iç açıcı değildir" dedi. "DOĞRUDAN BELEDİYE BAŞKANI TARİF EDİLİYOR" Sav, Sarıgül’ün başkanlığı döneminde İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından görevlendirilen Mülkiye Başmüfettişi Rıdvan Aydın tarafından hazırlanan tevdi raporunda dört konuda kaçak inşaat yapıldığı, proje dışına çıkılan yapıların yıkılmadığı, diğer sorumlularla birlikte Sarıgül’ün de görevini ihmal ettiği ve suç işlediğinin belirtildiğini kaydetti.  Sav, "Emniyetçe hazırlanan dosyada ve tevdi raporunda Belediye Başkanı Sarıgül adı verilmemekte, ’Belediye üst düzey yöneticisi’ diye tanımlanmaktadır. Belediye Başkan Yardımcısı’ndan söz edilirken onun da üzerinde bir yetkili olarak belediye üst düzey yöneticisinin vurgulanması doğrudan belediye başkanının tarif edilmesidir" diye konuştu.    GARANTİ İŞ MERKEZİ'NDE KAÇAK 7 KAT  Bu konunun Başmüfettiş Aydın’ın raporunda açıklığa kavuşturulamadığını, ifadeler, bilgiler ve belgeler arasındaki ilişkinin tam olarak kurulamadığını belirten Sav, şöyle dedi:    "Garanti İş Merkezi’ndeki yedi kaçak katla ilgili olarak yapı kullanma izin belgesi alınabilmesi için yaşanan olaylar başlı başına ibret belgesidir. Şişli Belediyesi’ndeki yolsuzluk ve rüşveti çok çarpıcı bir biçimde gözler önüne sermektedir.  Yapı kullanma izin belgesi alınamayınca Mustafa Sarıgül ile diyalogu çok iyi olan Nurettin Tarkan Baykara bulunmuş ve Başkan'ın bilgisi dahilinde Belediyesi Başkan Yardımcısı Osman Aslan’ın belgeyi imzalaması sağlanmıştır.  "İMZANIN BEDELİ 300 BİN DOLAR" Bu imzaların bedeli de 300 bin dolarlık rüşvet olmuştur. Tevdi raporunda Başmüfettişin yapı kullanma izin belgesini bulamadığı ’ancak müfettişliğimizce dosya üzerinde yapılan incelemede binanın iskan izninin bulanmadığının tespit edildi’ şeklinde belirtilmektedir.  Yapı kullanma izin belgesi Şişli Belediyesi yetkilileri tarafından ilgili dosyadan ustaca çekilmiş, yok edilmiş, müfettişin olayı ortaya çıkarması engellenmiştir." İZİN BELGESİNİ CHP BULDU Müfettişin erişemediği yapı kullanma izin belgesini raporu hazırlayan üç milletvekilinin bulduğunu bildiren Sav, "Bu olay tevdi raporunda ’yapı kullanma izin belgesi verilmemiştir ki, 300 bin dolar rüşvet alınmış olsun’ mantığı üzerine oturtulmak istenmiştir" dedi.    Baykara’nın avukatının da bulunduğu Emniyet ifadesinin olayı iyice aydınlattığını vurgulayan Sav, Baykara’nın iş sahipleri adına Ersin Eren’i Sarıgül’le tanıştırdığını, Sarıgül’ün de konuyla ilgili Başkan Yardımcısı Osman Aslan’ı sorunun çözülmesi için görevlendirdiğini söyledi. KOMİSYON RÜŞVETİN BELGESİNİ BULDU Sav, yapı kullanma izin belgesi için 25 Aralık 2001 tarihinde 300 bin dolar rüşvet verildiğini belirterek, şöyle devam etti:    "Parti içi komisyon rüşvetin belgelerini de bulmuştur. Belediye Başkan Vekili Rauf Akçay, iş sahibinin yakını Çetin Uğurlu’dan ’borç’ adı altında 300 bin dolar almış ve karşılığında 25 Aralık 2001 tarihli belgeyi vermiştir. Aynı gün 300 bin doların 250 bin doları aynı yöntemle aracı Nurettin Tarkan Baykara’ya verilmiştir. Rauf Akçay’la yapılan telefon görüşmesinde Baykara ’yazdığın kağıt bende’ diyerek rüşveti vurgulamıştır."    Çeşitli suçlardan cezaevinde yatan Mithat Yılmaz’dan zapt edilen kasetin çözümünde Rauf Akçay’ın parayı Baykara’ya Sarıgül’e vermesi için teslim ettiğinin yazılı olduğunu ifade eden Sav, Baykara’nın Sarıgül yurtdışında olduğu için onun talimatıyla Osman Aslan’a parayı verdiğinin kendi ifadesiyle sabit olduğunu söyledi. "BAKIRKÖY’ÜN DE İÇİŞLERİNE KARIŞTI" Sarıgül’ün Bakırköy Belediyesi’nin içişlerine karıştığını, bazı usulsüz inşaatların yakılmamasını istediğini kaydeden Sav, iddialar karşısında CHP’nin sessiz kalamayacağını söyledi.  Sav, "CHP’nin başında ve içinde Mustafa Sarıgül’ün olduğu yolsuzluklara, kanunsuzluklara, mafya ilişkilerine, rüşvete ses çıkarmaması beklenemez. Olaya, ilgili mercilerin ve savcılığın el koyması CHP’nin konunun üzerine gitmesini engelleyemez" diye konuştu. "DİSİPLİN KARARI SARIGÜL’ÜN BAŞKANLIK TALEBİYLE İLGİLİ DEĞİL"    Sav, gazatecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlarken, incelemenin ve disiplin kararının Mustafa Sarıgül’ün genel başkanlık talebiyle ilgili olmadığını belirterek, Sarıgül’ün CHP’ye katıldığı 2002 yılında ve yeniden aday gösterildiği 28 Mart 2004 seçimleri öncesinde gündemde olmadığını, bir dergide yayınlanan iddialardan sonra harekete geçtiklerini ifade etti. SARIGÜL’E DESTEK VERENLER İÇİN İŞLEM BAŞLATILACAK Sarıgül’ün disiplin kararı sonuçlanıncaya kadar partiyle ilişkilerinin askıya alındığını kaydeden Sav, bu süreçte Sarıgül’ün mitinglerine katılan ve ona destek veren milletvekilleri hakkında da işlem başlatılacağı mesajı verdi.  Sav, "Suç sayılan bir olaya karışanlar da suç işlemiş olur. Bu da bir disiplin işlemi gerektirir" dedi.    Önder Sav, YDK’nın Sarıgül’le ilgili kararını 2 ay içinde vereceğini bildirdi. "KENDİMİZ İŞİN GEREĞİNİ YAPARIZ" Sav, Mustafa Sarıgül hakkındaki Merkez Yürütme Kurulu'nun kabul ettiği rapora ilişkin düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.     Konunun, İçişleri Bakanlığı'nda hangi aşamada olduğunun sorulması üzerine Sav, tevdi raporunun İçişleri Bakanlığı'na bilgi olarak sunulduğunu, Yargıtay Savcılığı'na da gereğinin yapılması için verildiğini söyledi.     “Devletin gereğini yapmasını beklemeden, erken davranmış olmuyor musunuz?” sorusuna karşılık Sav, şunları kaydetti:    “Biz kendi üyelerimizle ilgili başkalarının ne yapacağına değil, kendimizin ne yapacağına bakarız. Ciddi bir partiyiz, şeffaflığa, saydamlığa önem veren bir partiyiz. Yıllarca sürecek, ne olacağını bilmediğimiz bir araştırmanın sonucunu beklemeye kendimizi mahkum etmeyiz, kendimiz işin gereğini yaparız.”    BELGELER  Bir gazetecinin, “Yıllarca sürecek demek yargıya güvensizlik değil mi?” sorusu üzerine Sav, “Hayır değil. Bu yargıya hakaret değil. Ben ne söylediğimi biliyorum. Çabuk da bitebilir uzun da sürebilir. Böyle bir olayda 1 yıl bile CHP için uzun bir süredir” dedi.    “Bulduğunuz yeni belgeler ilgili makamlara ulaştırıldı mı?” sorusuna Sav, “Hayır ulaştırılmadı. İleteceğiz, gereğini yaparız. Bu belgelere, 3 milletvekilinden oluşan komisyonumuz hem İçişleri Bakanlığı Müfettişi'nin ulaşamadığı yapı kullanma izin belgesine, hem de rüşvete konu olduğu söylenen ama bir türlü kanıtlanamayan 300 bin dolarlık belgeye ulaştı” yanıtını verdi.    Sav, hukuken Sarıgül'ün partiden uzaklaştırılmasının, Disiplin Kurulu'na sevk edildiği tarihten itibaren başladığını söyledi.    Parti içinde Sarıgül'ü destekleyenler bulunduğu yönünde haberler çıktığının belirtilerek, parti içinde bu konuda sıkıntı yaşanıp yaşanmadığının sorulması üzerine Sav, “Böyle bir konuyu basında ben de okudum ama bize yansımış herhangi bir tablo yoktur. CHP'de isteyen istediği gibi hareket eder ama karşılaşacağı işleme de katlanır” dedi.    CİDDİ İDDİALAR  Bir gazetecinin, “Oldukça ciddi iddialar var. Bu iddialarla ilgili olarak neden Mustafa Sarıgül'ün genel başkanlık isteğini ortaya koyana kadar beklediniz?” sorusu üzerine Sav, şunları söyledi:    “Hiçbir alakası yok. CHP, demokratik kuralların işlediği bir partidir. Herkes her yere aday olmakta özgürdür ama kuralları içinde davranmak kaydıyla. Bir kişi demin anlattığım türden konularla meşgul edilmişse, 'aman o filanca yere talip olacak biz dokunmayalım' deme anlayışı CHP'nin ne geçmişinde vardır ne geleceğinde olacaktır. Biz konuyla ilgili kişinin sıfatına bakmadan gereğini yaparız.”     “ÖRTÜŞTÜRMEYELİM”    Mustafa Sarıgül'ün 2002 yılında CHP'ye katıldığı anımsatılarak, şimdiye kadar denetleme yapılıp yapılmadığı ve neden bugüne kadar beklendiğinin sorulması üzerine Sav, CHP'nin konu basında yer almaya başladığı zaman olayın üzerine gittiğini kaydetti.  Sarıgül'ün, genel başkanlık iddiasının daha önceden başladığını söyleyen Sav, ”Sarıgül'ün siyasetteki iddiasıyla Şişli Belediyesi'ndeki usulsüzlük ve yolsuzlukları örtüştürmeyelim” dedi.    KOMİSYON  “AKP'li belediyelerle ilgili de komisyon kuracak mısınız” sorusuna karşılık Sav, “Bizim AKP'li belediyelerle ilgili yolsuzluklarla ilgili gerekeni denetim mekanizmasıyla yaparız” diye konuştu.    “Sarıgül'ün bundan sonra yapacağı mitinglere CHP milletvekilleri katılırsa bir işlem yapılacak mı” sorusuna Sav, “Bizim mevzuatımız, disiplin hükümlerimiz çok açıktır. Suç sayılan bir disiplin eylemini övmek ve ona destek vermek ayrı bir suç unsurudur. Bakacağız, inceleyeceğiz, değerlendirmesini ona göre yapacağız” yanıtını verdi.    Bir başka soru üzerine Sav, Sarıgül'ün tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu'na sevkedilmesinin, “Disiplin Kurulu işlemleri tamamlanıncaya kadar parti içindeki faaliyetlerinden ve görevlerinden uzaklaştırılması anlamı taşıdığını” söyledi.    “BAŞKASININ EVİNİ GÖZETLEMEK”    Sarıgül'ün de CHP'nin karşısındaki binada basın toplantısı düzenleyeceğinin anımsatılması üzerine Sav, “O kendisinin bileceği iş, başkasının evini gözetlemek bizim işimiz değil” dedi.    Bir gazetecinin, mahkeme kararı kesinleşmeden sadece ifade tutanaklarına bağlı kalınarak karar alındığı için Sarıgül'ün dava açtığını söyleyerek, “Bu belgeleri kesin delil olarak dosyaya nasıl koyuyorsunuz?” sorusuna karşılık Sav, şunları söyledi:    “Hukukta delil başlangıcı diye bir kural vardır. Bunlar delil başlangıcıdır. Bir konunun, parti içi hukuk işleyişi bakımından disiplin işlemleri bakımından yargının sonucunu beklemek diye bir kural yoktur. Beklenmeden de ciddi bir siyasal parti kendi üyeleriyle ilgili işlemleri yapar.”     “SARIGÜL AKLANIRSA, DÖNEBİLİR Mİ?”    “Sarıgül aklanırsa tekrar partiye dönebilir mi?” sorusuna Sav, ”Biz yargı kararlarına saygılı bir partiyiz” karşılığını verdi. Bir gazetecinin, bu yanıtı biraz daha açmasını istemesi üzerine Sav, ”Açık değil mi, örneği yok mu? 3 milletvekili arkadaşımız gitti yargıda karar aldı geldi” dedi.    Bir başka soru üzerine Sav, Sarıgül'ün belediye başkanlığı görevinden alınması işinin İçişleri Bakanlığı'nın yetkisinde olduğunu anımsattı.    AÇILAN DAVA YOK  “Sarıgül hakkında bu dosyayla ilgili açılmış bir dava var mı?” sorusu üzerine Sav, şunları söyledi:    “Hayır. Ama bu, Sarıgül hakkında davanın açılmamış olması, bu dosya içindeki bilgi ve belgelerin Sarıgül'ün başında bulunduğu bir belediyede usulsüzlük, yolsuzluk, kaçak inşaat, ruhsatsız inşaatlara yönelik mafyanın karıştığı rüşvet olayları bütün bunların işlendiği bir belediye göz önüne alındığı zaman Emniyet'teki ve DGM'deki ifadelerden, İçişleri Bakanlığı müfettişinin tevdi raporundan ister istemez kurumun başında bulunan kişiye de sirayet eden yönleri var.”    ARAŞTIRMA RAPORU  Toplantının ardından İstanbul Milletvekilleri Mehmet Ali Özpolat, İsmet Atalay ve Sırrı Özbek'ten oluşan Komisyon'un hazırladığı Şişli Belediyesi ile ilgili araştırma raporu gazetecilere dağıtıldı.    MAFYA İLE İLİŞKİ  Şişli Belediyesi'nde söz konusu olaylarla ilgili iddialara, tespitlere, belge ve ifade tutanaklarına yer verilen raporun sunuş bölümünde, “Şişli Belediyesi'nde organize bir suç örgütü ile karmaşık ilişkilerin varlığı ortaya çıkmış, imar uygulamalarında parasal çıkar sağlamak ve rüşvet alıp vermek için tehdit, şantaj, şiddet ve adam vurma yollarına başvurulduğu anlaşılmıştır” denildi.    Raporda, Avcılar eski Belediye Başkanı ile Bakırköy Belediye Başkanı'nın açıklamaları da yer aldı.