21 Aralık 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
14.02.2004

Kacar: Vakıfbank’ı özelleştirmek cahillik

Çiğdem TOKER

Vakıfbank'ın IMF'ye yaranılmak için özelleştirme sürecine sokulduğunu savunan Vakıfbank Genel Müdürü Ahmet Kacar, ‘‘Vakıfbank'ın özelleştirme, sürecine sokulması, cahillik ürünüdür’’ dedi.
VAKIFBANK Genel Müdürü Ahmet Kacar, ‘‘Vakıfbank'ın özelleştirme sürecine sokulması, cahillik ürünüdür. IMF ve Dünya Bankası'na yaranmak amacıyla gündeme getirilmiştir’’ dedi.

Vakıfbank'ın sadece halka arz yöntemiyle özelleştirilebileceğini açıklayan Kacar, ‘‘Sayın Başbakan'ın ABD gezisinde IMF yetkilileriyle görüşerek bu konuda ikna ettim’’ dedi.

Kacar, Dünya Bankası ve IMF ile ekonomi yönetimi arasında çözüm bekleyen konuların başında gelen Vakıfbank'ın satılıp birleştirilmesinin imkansız olduğunu savunuyor. Bu konudaki tepkisini, ‘‘Kimin malını kime satıyorlar?’’ diye dile getiren Kacar, Vakıfbank ile bankacılık sektörüne ilişkin sorularımızı şöyle cevapladı:

Genel müdürlüğünüzün birinci yılında, bankayı nereye getirdiniz?

- Krizden büyük yara almış, 1 katrilyon lira sorunlu kredisi bulunan, kredilerin yüzde 75'inin 25 firmada toplandığı, gecelik 2.5 katrilyon liralık borçlanması olan, 1 katrilyon liralık gayrımenkul stoku, kıyamet kadar iştiraki olan bir bankaydı. Personel, özelleştirme dedikoduları yüzünden demoralize, kısa vadeli mevduata büyük bir kayış vardı. Ama hepsinin başında personel geliyordu. Kendisinden medet umduğum insanların morallerini düzeltmek gerekiyordu. En büyük başarıyı da orada sağladık. Maaş dengesizliği bir ölçüde giderildi, teşvik primi başlattık. Bu da bize, çalışanla çalışmayanın ayırt edilebileceğini gösterdi. Ama moral açısından en büyük sorun hala özelleştirme dedikoduları.

Vakıfbank'ın özelleştirilmesi bir dedikodu mu?

- Evet ve bizim için haksız rekabete yol açıyor. Diğer bankaların böyle bir derdi yok, yollarına devam ediyor. Ama bana göre, bu konu da çözülmüş durumda. Vakıfbank'ın özelleştirilmesinin tek yolu var: O da halka açılmak.

Bu çözüme IMF ve Dünya Bankası nasıl bakıyor?

- Başbakan'ın ABD gezisinde IMF yetkilileriyle görüştüm. IMF yetkilileri bana Banka'nın bu hukuksal problemini bilmediklerini, sorunun çözüldüğünü sandıklarını söyledi. Kendilerine anlattık. Sermaye arttırımı yoluyla Türkiye ve uluslararası piyasalarda halka açılmasının daha iyi olacağı görüşlerimize katıldılar. Ama Dünya Bankası'yla böyle bir konuyu görüşmedik. Randevu istedik görüşeceğiz

Satış veya birleştirme yöntemleri önerilmişti...

- Böyle birşey asla ve kat'a mümkün değil. Kim kimin malını kiminle birleştiriyor ki? Vakıfbank'ın yüzde 25'i çalışanların. Bu yetki kimin? Çalışanlara sormuşlar mı ki, biz bu bankayı başka bir bankayla birleştireceğiz diye? Banka'nın statüsünü, yasal konumunu bilmeden bir fikir atıyorlar, sonra da herkes peşinden koşuyor.

Yani bu tartışma başından beri bilmeden yapılan bir tartışma mı?

- Bakın, Vakıfbank'ın özelleştirme sürecine sokulması tamamen bir cahillik ürünüdür. Vakıfbank'ın statüsünü, kanunu bilmeyenler, o dönem IMF ve Dünya Bankası heyetlerine yaranmak için, bir a önce yapılabilecek ne var diye bakıp Vakıfbank'ı öne çıkarmışlar. Bunu gündeme getiren de o zamanki Hazine yönetimidir. Hala daha yanlışın üzerine devam ediyorlar.

Hisse satmamız ‘doğamıza’ aykırı

Vakıfbank'ın neden satılamayacağını, hukuksal olarak açıklar mısınız?

- Anayasa Mahkemesi Vakıfbank'ın özelleştirilmesi yönündeki itirazları reddetti. Ancak bu kararda (özelleştirme kim tarafından yapılır?) sorusunun cevabı yok. Banka hisselerini elinde tutan bir sürü vakıf var Onlar elindeki hisseleri, dilediği zaman, bize sormadan bir başkasına satabilir. Ama özellikle mülhak vakıflar, yokolmuş. Onların kontrolü Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün elinde. Genel müdürlük de satamaz.

Neden satamasın?

- Böyle bir satış vakıf kavramının doğasına aykırı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıfların hanlarını hamamlarını satabiliyor mu? Hayır. O zaman hisse senetlerini de satamaz.

Bu satışı mümkün kılacak bir kanun değişikliği yapılamaz mı?

-Yapılsa bile herhangi birisi çıkıp da,örneğin siyasi partiler, sendikalar, emekli derneklerimiz Anayasa Mahkemesi'ne gittiğinde (ilgililer tarafından satılabilir) diye karar çıkar. Sahibi de Vakıflar Genel Müdürlüğü. Dolayısıyla amaç hasıl olmaz. Onun için böyle meşakkatli, önü açık olmayan bir özelleştirme metoduna girmektense, dünyada üçüncü sektör diye bir kavram gelişiyor. Dernekler vakıflar, sendikalar, Avrupa ve ABD'de çok güçlü. Üçüncü sektörü geliştirmek için elinden geleni yapıyorlar. Biz de Vakıfbank'ın da üçüncü sektör bankası olarak, halka açılma yoluyla gerekli sermaye tabanını genişletip yoluna devam etmesinde yarar görüyoruz.

Önemli olan bankanın nasıl idare edildiği

Peki Vakıfbank'ın özelleştirme kapsamında gündeme gelmesi büsbütün nedensiz miydi? Banka'nın bir bakanlıkla ilişkili olması bile siyasi etki anlamına gelmez mi?

- Önemli olan, Banka'yı kimin idare ettiği değil, nasıl idare ettiğidir. O dönemde bakmışlar ki problemi çok. 1 katrilyonluk kredisi, mali bünyesinde de sıkıntılar var. Dünya Bankası, bu durumda olan Vakıfbank değil, özel banka olsayıd da oraya odaklanırdı. Biz bakana doğrudan değil, ‘ilgili kuruluş’ olarak bağlıyız. Bunun yolu da zor değil. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün özerkleştirilmesi lazım. Bu olursa Vakıfbank'ın özelleştirilmesi de gündemden çıkar.

Peki IMF'ye anlattığınızı Dünya Bankası'na neden anlatamadınız? Bir gerginlik mi var?

- Gerginlik filan yok. Dünya Bankası vaktiyle ikna edilmiş. Ben tersini savunduğum zaman, koltuğu yüzünden işi yokuşa süren adam konumunda kalıyorum. İşin zorluğu orada. Ama bu bakış açısından kurtulup samimi bir ortamda gerçekten bu işe odaklanarak dinleseler herkes ikna olacak.

Artık kömürcülük yapmıyoruz

Vakıfbank, belediye ile kömür işine girmişti.Cayman adalarında şirket kurmuştu?

- Sattık o şirketi. Vakbel de tasfiye halinde. Vakıfbank artık kömür işiyle uğraşmıyor. İhtisasımız dışındaki bütün işleri bırakmak istiyoruz. Taksim Otelcilik'in 10 şirketi vardı. Likide ettik. Altı otel satılmak üzere. Ceylan Inter Continental'i de 80 milyon dolara bir Kazak-Türk grubuna sattık.