02
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
04.11.2009

İstanbul'un burçları aşk diyor



İstanbul'da aşk kendisini yeniden keşfediyor, hem de burçlara göre... İstanbullife dergisi bu ayki sayısında, İstanbul'un burçlarını ve kent üzerindeki etkisini yayımladı.
Günümüzde ‘Astroloji’ dediğimizde, aklımıza daha çok kişisel ihtiyaçlara cevap veren, aşk, evlilik, sağlık gibi konulardaki öngörüler geliyor….
Oysa ‘Astroloji’ binlerce sene önce, matematik, cebir, astronomi konularını iyi bilenler tarafından, daha toplumsal konular için kullanılmakla ortaya çıkmış. MS 450 yıllarına kadar alimlerin ilgi alanının içinde kişilerle ilgili öngörüler değil, dünya, ülkeler, şehirlerin geleceği vardı. Genel eğilimleri, savaşları, hastalıkları, zaferleri ve zenginlik zamanlarını öngörmek için astroloji  kullanılmakta idi.
Tüm şehirlerin ve ülkelerin kuruluş haritaları olduğu gibi, İstanbul’un da genel kabul görmüş, literatürde çeşitli kaynaklar tarafından kullanılan bilgileri vardır. (11 Mayıs MS 330)
Aşk, güzellik, uyum, ihtişam…. İşte İstanbul
Kendisi Boğa burcu ve yükselen burcu Terazi olan İstanbul’un yönetici gezegeni Venüs, haritanın tam tepesinde, şans ve fırsat gezegeni Jüpiter ile güzel bir kavuşum içinde yer almaktadır.  Bu konum, şehrin tamamen Venüs  etkisi altında olmasını sağlamıştır. Astrolojide Venüs iyicil bir gezegen olarak güzellik, sanat, uyum, denge demektir. Venüs 5 duyuya hitap eder, dolayısı ile gözle görünen, dokunduğumuz, kokladığımız herşey Venüs yönetimindedir. Venüs olmasaydı hayatın KEYFİ olmazdı. Venüs keyif alabilme yeteneğimizdir. İstanbul’un diğer şehirlerden daha keyifli olması buna bağlıdır.
Haritada Aslan ve Yengeç burçlarının etkileri de baskın şekilde yer almaktadır. Aslan İstanbul’a eğlence, sahne sanatları, ihtişam, parlaklık ve bununla bağlantılı imparatorluk başkenti özellikleri verirken, Yengeç ise kadınsılığa, nostaljiye, geçmişe değer veren bir yaklaşıma vurgu yapmaktadır.
İstanbul Venüs (Boğa, Terazi) kadar güzel ve şiirsel, Güneş (Aslan) kadar parlak ve eğlenceli, Ay (Yengeç) kadar kadınsıdır…..
29 Ekim 2009 : Satürn Terazi burcuna giriyor !
Terazi etkisindeki tüm güzel şehirlerin özlemini çektiği zaman geldi, ve Satürn 29 Ekim 2009 tarihinde Terazi burcuna girdi. 2010 yılında kısa bir süreliğine Başak burcuna gerilese de 6 Ekim 2012’ye kadar Satürn Terazi burcunda yolculuk edecek.
Satürn en son 1980 sonu- 1982 sonu arasında bu konumda idi.

SATÜRN : Girdiği burcun özelliklerine bağlı olarak öğreten, düzenleyen, inşa eden, fazlalıkları atan, yeniden yapılanma gerçekleştiren gezegendir. Yavaştır ama etkileri derin kalıcı izler bırakır.
TERAZİ : Aşk, güzellik, ilişkilerde uyum, denge, adalet sistemi, sosyallik, estetik, iletişim sanatları, mimarlık ile ilişkilendirilir.
Satürn Terazi burcunda yücelir, yani çok rahat eder. Satürn Terazi burcundan geçerken dünyaya büyük sanatsal eserler bırakmıştır.
Kişisel haritalarında Satürn Terazi burcunda olan kişiler de estetik gözleri kuvvetli, sanattan anlayan kişilerdir, içlerinden çok iyi mimarlar çıkar : Leonardo Da Vinci (15 Nisan 1452).
İSTANBUL yeniden yapılanacak …..
Satürn geldiği yerdeki fazlalıkların hepsini atıp tam bir arınma sağlar. Yükselenin üzerine satürn gelmesi ile Eylül 2010 tarihinden başlayarak ve ama özellikle Ekim 2011 tarihlerinde İstanbul tam bir yeniden yapılanma sürecinin içinde olacak. Bu tarihlerde İstanbul’un önünde beyaz sayfa açılacak. Ama bu dönemlerden önce detoks yapıp gereksiz yüklerden kurtulacak, hafifleyecek.
Mimari :
Mimarlık ve şehir planlamacılığı gerektiği öneme kavuşacak. Bu konularla bağlantılı mesleki gruplar, fonksiyonlarını daha etkin yerine getirmek amacı ile organizasyonlarını, liderlerini, en önemlisi  misyonlarını baştan tariff edecekler. Mevcut yapılar gözden geçirilerek, çarpık yapılanma ile ilgili ciddi tedbirler gündeme gelecek. İleriye doğru kalıcı sistemler oluşturularak gelecekteki yanlış adımlar da şimdiden önlenecek.
Bunun yanında, tamamen yepyeni tarzların kullanıldığı mimari eserler, köprüler, evler, binalar, parklar tasarlanıp hayata geçirilecek. Mimari ile bağlantılı mesleklerin zirvede olduğu yıllar yaşayacağız. İstanbul’da çok katılımlı, şimdiye kadar olmamış, ŞEHİR güzelleştirme temalı büyük toplantılar da görebiliriz.
İki sene sonunda, çok daha güzel bir İSTANBUL göreceğiz hep birlikte…
Hukuk ve Adalet : 
Terazi dengeyi, uyumu etkilediğinden, Hukuk sistemi ile ilgili her şey Terazi Burcunun yönetimindedir.
Adalet sarayları şimdiden Satürn’ün Terazi burcuna girdiği döneme hazırlanıyor. Çağlayan semtinde büyük bir adalet sarayı inşa ediliyor.
Fiziksel olarak Adalet Binalarının gözden geçirilmesinin yanısıra, aslında daha da önemlisi Hukuk Sistemi için tam bir detoks zamanı.
Hukuk sistemi, işlevini daha iyi yerine getirecek hale gelene kadar yeniden yapılanacak. Sistemin misyonu yeniden sorgulanarak İstanbul Barosu organizasyonel olarak daha etkin çalışmak üzere değişime uğrayabilir.
İlişkiler ve Aşk :
Aşk sadece İstanbul’da değil, tüm dünyada eski önemine kavuşuyor. İstanbul’da, artık romantizmi yaşayacağımız daha fazla mekan bulacağız. Aşk ve ilişkiler hezamankinden daha fazla gündeme gelecek. Bu dönemde herzamankinden çok daha büyük aşklar ortaya çıkabileceği gibi, çok uzun dönemli beraberlikler de sorgulanabilir. Sonuç ne olursa olsun, artık ilişkileri kişisel ve toplumsal düzeyde çok daha fazla masaya yatıracağız. Evlilik danışmanları için parlak bir dönem geliyor…
İletişim Sanatları:
Sinema, tiyatro, her türlü drama, iletişim sanatları, Terazi burcunun yönetimindedir. İstanbul’da İletişim sanatları kabuk değiştirecek. Uzun zamandır el atılmamış ve biraz da köhnemiş kabuğun içinden daha sağlam, seyirciye daha keyifli zamanlar yaşatacak bir tarz çıkacak. Bu dönemde İstanbul geçmişten günümüze süregelmiş organizasyonlarını mercek altına alacak. İstanbul film, tiyatro festivalleri, özel tiyatrolar, şehir tiyatroları kendilerini sorgulayacaklar.
İstanbul’da birçok yeni sanatsal organizasyonda yeni liderler, çok daha çoşku ve enerji dolu programlar ve sanatsal faaliyetlerle adlarından söz ettirecekler.
Son olarak İstanbul’un 2010 yılında Kültür ve Sanat Başkenti olmasının tesadüf olmadığını dile getirmek istiyorum.

Tüm İstanbul’lulara Venüsün keyfini çıkaracakları iki yıl dilerim…