|
||
| Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi | ||
Monica sadece seksi olsaydı bize uygun olmazdı |
||
| Cartier, dünyanın en önemli üç mücevher markasından biri. İsmi lüks ile aynı anlama geliyor desek abartmış olmayız. Marka, Secrets and Marvels (Sırlar ve Harikalar) adlı yeni mücevher koleksiyonunu ilk kez İstanbul’da tanıttı. | ||
| Sibel ARNA sarna@hurriyet.com.tr Dünyanın her yerinden davet edilen en önemli 200 müşteri, Sait Halim Paşa Yalısı’nda düzenlenen tanıtım gecesine katıldı. Cartier CEO’su Bernard Fornas da, bu sebeple İstanbul’daydı. Fornas, sadece Hürriyet’e konuştu. 10 yıldır markanın elçiliğini yapan ve Cartier için özel koleksiyon tasarlayan Monica Bellucci ile ilgili çok özel açıklamalarda bulundu. Cartier gibi bir lüks tüketim markası, yeni koleksiyonunu tanıtmak için neden İstanbul’u seçti? - Çünkü İstanbul şu anda tüm dünyanın gündeminde. Ortadoğu’nun en sıcak merkezi diyebilirim. Bu sebeple en önemli 200 müşterimizi İstanbul’a davet ettik ve yeni koleksiyonumuzu burada tanıttık. Müşterileriniz İstanbul davetine nasıl tepki verdi? - Hepsi pozitif tepkiler verdi. Birçoğu hayatlarında ilk defa İstanbul’a geldi. İstanbul’un çok canlı, hareketli ve eğlenceli bir şehir olduğunu uzun zamandır duyduklarını, gelmek için fırsat kolladıklarını söylediler. İstanbul sizin için ne anlama geliyor? Büyük yatırım yaparak Nişantaşı’nda mağaza açtınız. Memnun musunuz? - İşlerimiz çok çok iyi gidiyor. Pazarda çok kuvvetli durumdayız. Türk müşterisi Cartier’yi çok seviyor. Bunun tek bir sebebi var, o da markanın güçlü tarihi. SİLAH İSTESEM TASARLAR MISINIZ Tüm dünyada özel müşteriler için özel servisler sunuyorsunuz. Türkiye’de durum nedir? - Türkiye’de de kişiye özel tasarım yapıyoruz. Gerektiğinde müşterimizin ayağına gidip koleksiyonumuzu tanıtıyoruz. Evine de gidiyoruz, teknesine de, özel jetine de... Müşteri her zaman her yerde kraldır. Yaptığınız en uç şey nedir? - Özel siparişle size özel tasarlanıp üretilen mücevher bu işin son noktasıdır. Çünkü servetini de verse bir başkası o mücevheri elde edemez. Yılda kaç adet özel sipariş mücevher üretiyorsunuz? - Birkaç yüz. Özel bir şey istediğinizde taş uzmanı ve tasarımcı en özel taşları alır, hemen uçağa atlar, siz neredeyseniz oraya gelir. Tasarım sizinle birlikte yapılır. Bugün kadar ne gibi şeyler tasarladınız? - Bir baba, saatin kadranına çocuklarının fotoğrafını bastırdı. Bir kadına mücevherlerle süslü çanta tasarladık. Eğer siz panterden çok hoşlanıyorsanız sizin çakmağınızın üzerine altın panter koyabiliriz. İsterseniz sizin için özel parfüm tasarlayabiliriz. Nasıl yani? - Bu konuda uzman bir ekibe sahibiz. Teninize en çok yakışan kokuyu sizinle birlikte üretiyoruz. Formülünü özel kasalarda saklıyoruz. Böyle onlarca müşterimiz var. Parfümlerini dünya üzerinde ikinci bir kişi ile paylaşmadıkları için çok mutlular. Mücevherlerle kaplı ayakkabı veya iç çamaşırı da yaptınız mı? - Eğer mücevherle kaplıysa her şeyi üretiriz. Bu markamızın DNA’sı. Silah istesem üretir misiniz? - O konuda emin değilim. Bugüne kadar hiç böyle bir talep olmadı. Ama biz müşterimizin istediği her şeyi üretiriz. Tek bir kuralımız var, o da kullanılan taşla ilgili. Kalitesi ve elde ediliş biçimi temiz olmalı. Diyelim ki müşterinin elinde Cartier standartlarına uygun olmayan bir taş var. O taşla bir yüzük tasarlamamızı istiyor. Asla yapmayız. Çünkü yıllar sonra o yüzük açık artırma ile pazara geri döndüğünde Cartier logosunu üzerinde görmek istemeyiz. ÜNLÜLERE NE PARA VERİRİZ, NE DE PEŞLERİNDEN KOŞARIZ Ünlülerle aranızda nasıl bir ilişki var? Markanızı kullanmaları karşılığında para veriyor musunuz? - Asla. Hiç kimseye bu mücevheri tak diye ne para veririz ne de peşinden koşarız. Biz modacılar gibi değiliz. Bizim ürünlerimizi kullanan birçok ünlü bu ürünleri Cartier’ye olan aşklarından dolayı takarlar. Mesela Michelle Obama ile yapılan ilk resmi röportajda, kolunda Cartier saat vardı. Tesadüfen gördük. Saati ona biz vermedik. Alın, sezonun dergilerini bir karıştırın. Birçok ünlünün Cartier taktığını görürsünüz. Şimdiye kadar markanın DNA’sı ile en çok uyuşan yüzünüz kimdi? - 10 yıldır marka elçimiz Monica Bellucci. Özel koleksiyon tasarlıyor, en özel tasarımları en önemli davetlerde o taşıyor. Monica Bellucci’den neden vazgeçemiyorsunuz? - Çünkü o tam bir Cartier dostu. Bizim en iyi ve en önemli arkadaşlarımızdan. Mücevherlerini parasını vererek kendisi alıyor. Onunla bir çekim yaptığımızda ise biz karşılığını para olarak ödüyoruz, mücevher olarak değil. Onun güzelliğini nasıl tanımlıyorsunuz? - Dünyadaki en güzel kadınlardan biri. Belki de en güzeli. Çok elegan ve sofistike... Aynı zamanda dünyanın en seksi kadınlarından biri... Bu özelliğini neden es geçiyorsunuz? - Evet seksi. Ama sadece seksi değil. Çok daha fazlası. Eğer sadece seksi olsaydı bize uygun olmazdı. GERÇEK LÜKSTE AZALMA YOK, KRİZDEN ETKİLENMİYORUZ Lüks bağımlılığının azaldığı bir döneme girildiği doğru mu? Lüks yok mu oluyor? - Hayır bu doğru değil. Gerçek lükste bir azalma yok. Ekonomik krizin olmadığı günlerde köklü ve önemli lüks markaların bulunduğu lige bir takım küçük markalar çıkıyor. Kriz olmadığı için Cartier gibi markalardan alışveriş yapan tüketici onlardan da alıyor. Ama kriz söz konusu olduğunda bu küçük ve eğlenceli markalardan satın almayı kesiyor. Cartier gibi güçlü markalardan alışveriş yapmaktan ise çekinmiyor. Ekonomik krizin etkisiyle lüks utancı diye bir kavram gelişti. Artık bazıları büyük pırlantalı mücevherler takmaya utanıyor. Siyah pırlanta bu yüzden mi moda? - Bu kişiden kişiye çok değişiyor. Hâlâ birçok insan çok yüksek fiyatlı mücevherler ve saatler almaya devam ediyor. Çünkü bu mücevherler onlara rüya alemini vaat ediyor. Ekonomik krizlerde, insanların her zamankinden çok rüyaya ve duygulara ihtiyacı var. İSTANBUL OLUNMASI GEREKEN TEK YER Şirkette yeni koleksiyonu nerede tanıtacağımızı tartışırken, gündemimizde beş altı ülke vardı. Paris, Floransa gibi şehirlerden bahsediyorlardı. Ben İstanbul dedim. Şu anda dünyada olunması gereken tek şehrin İstanbul olduğundan eminim. |