23 Kasım 2009
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi

Zirvenin ıslak şifreleri



NORMALDE bugün yapılması gereken Genelkurmay Başkanlığı haftalık bilgilendirme toplantısının sabah saatlerinde iptal edildiği açıklandı. Sonrasında da, malum belgede ıslak imzası Adli Tıp tarafından onaylandığı iddia edilen Albay Dursun Çiçek'in çalışma arkadaşları olan ve ihbar mektubunda adı geçen askerler adliyeye geldiler.
Hassas sinyaller
Sabah son dakika olarak ekranlara düşen bu gelişmeler aslında Ankara kulislerine göre oldukça önemli ve perde arkasında hassas sinyaller içeriyor.
Islak şifreler
Yani, yağışlı bir hafta sonuna giren başkentin 'belge çıkmazı'ndaki çıkışları gösteren ıslak şifrelere işaret ediyor. 
Dünkü duyumlar
Dünkü duyumlara göre, karargah aslında bugün bir basın bilgilendirme toplantısı yapacaktı. Toplantıda, Albay Dursun Çiçek imzası ile Genelkurmay'da hazırlandığı öne sürülen,'AK Parti ve Gülen'i Bitirme Planı' belgesinin ıslak imzalı orijinalinin bulunduğu iddiasının ardından TSK'ya yapılan eleştirilere yanıt verilmesi bekleniyordu. Karargahta dün bununla ilgili bir çalışma bile yapıldığı dün gün boyunca kulislerde konuşuldu.
Neler diyeceklerdi?






Metehan DEMİR YAZIYOR

Yine bu toplantıda, 'Genelkurmay Başkanı'nı istifaya çağıran, konu ile ilgili yargı kararı olmadan doğrudan Genelkurmay'ı eleştiren yorumlara yanıt verileceği, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un 24 Haziran'daki konuşmasının hatırlatılacağı, sadece kağıt parçası demediği, konuşmanın bütününe bakılması gerektiği, yargısız infazların, TSK'nın yıpratılmasının kimseye fayda getirmeyeceği, soruşturmanın tamamının bitmeden kesin yargılara varılmaması' gibi konularda açıklamalar yapılması bekleniyordu.
Zirvenin gücü
İlk olarak Haziran’da fotokopisi,geçtiğimiz günlerde de ıslak imzalı orijinali ortaya çıkan ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nda başkentte kafaların iyice karışmaya başladığı sırada, bu nedenle dün geceki  Başbakan Erdoğan-Org. Başbuğ zirvesi muazzam bir olumlu etki yarattı.
Savruluşu durdurdu
Bir kere, bugünkü konuşulan Genelkurmay açıklamalarına gerek bırakmadı. Çünkü, öyle dolu ve içerik açısından tüm taraflara güçlü mesajlar veren ortak bir açıklama geldi ki, bir anda belirsizlik ve savruluş devletin iki önemli isminin inisiyatifinde bir ölçüde kontrol altına alınmış oldu. Hem Genelkurmayı hem de sivil savcılık makamını rahatlattı.
Açıklamanın o cümleleleri
Ne dendi açıklamada, ‘Soruşturma sonucunu beklemeden kurumlar hedef alınmasın. Eylem Planı iddialarına ilişkin soruşturma süreci, adli ve askeri yargı makamları tarafından, kendi görev ve yetki alanları kapsamında yürütülmektedir. Bu sürecin en kısa zamanda gerçeği ortaya çıkarması beklenmektedir. Bu süreçte herkese düşen görev, sürecin sonuçlanmasını beklemek, kişi ve kurumları hedef alan davranış ve yorumlardan kaçınmaktır.’
Evet Sayın Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’nın imzasını taşıyan açıklama aynen böyle.
Yani, yürüyen bir süreç var ve bu bitmeden kişi ve kurumlara sahip çıkmak gerekiyor. Suçlu çıkarlarsa tabii ki istifa etsinler, suçlu bulunanlar cezalarını çeksin. Ama neyin ne olduğu netleşmeden yargısız infaz değil Genelkurmay Başkanı’na bir ere bile bunu yapmak büyük haksızlık.
Zamanlamalar tesadüf değil
Tabii bu dolu açıklama aynı zamanda, askerlerin de bu sürecin netleşmesini ne kadar istediğini ortaya koyuyor. Bu nedenle, bugün askerlerin adliyeye gitmeleri zamanla açısından pek tesadüf gibi gözükmüyor. Buradan, yani adliyeye askerlerin gitmesinden, dün akşamki zirvede, Orgeneral Başbuğ’un da daha önce, “yurda dönünce ilk fırsatta kendisi ile görüşüceğim” diyen Başbakan’a, ‘Bunun sonuçlandırılmasını en az biz de sizin kadar istiyoruz. Bunun için her tür yardıma hazırız. Ama burada TSK’nın yıpratılmaması konusunda hassasiyetimize de saygı gösterilmesini rica ediyoruz’ demiş olabileceği sonucuna varmak pek zorlama olmasa gerek.
Peki başkentte son durum ne?
Halen kulislerde, çok konuşulan şu durum senaryoları ön plana çıkıyor:
-Artık, Albay Dursun Çiçek imzalı Genelkurmay’da, ‘AK Parti Ve Gülen Cemaatini bitirme’ amacı ile hazırlandığı iddia edilen belgede, son olarak bir subayın ihbar mektubu ile ilk kopmanın yaşanacağı son kritik kavşağa gelindi. Adli Tıp’tan gelen ıslak imzanın Albay Çiçek’e ait olduğuna dair tespit bu tür bir belgenin Genelkurmay’da cuntacı bir ekip tarafından hazırlanabileceği kuşkularını arttırdı.
- Belki, Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ çıkıp, ‘Evet, bu işe kalkışanlar olduğunu şimdi saptadık. Gereken yapılacak’ diyecek.
-Bu nedenle, Orgeneral Başbuğ’un da daha önce verdiği söz paralelinde, ihbar mektubu ile orijinalinin ortaya çıktığı iddia edilen belge konusunda ana karargahta oldukça kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Her tür sonuç çıkabilir.
-Ancak, Genelkurmay’da Orgeneral İlker Başbuğ ve komuta kademesinin böylesine bir emir vermediği havasından halen geri bir adım atılmış değil. Karargah kendinden emin ve sürecin netleşmesini istiyor. Hatta, bundan yaklaşık bir ay önce, askerlerin haftalık basın toplantısında, ‘Nerede?, Hala o belgenin orijinalinin takipçisiyiz’ yönündeki açıklamaları bu konuda çekinmediklerini gösteriyor.
Kırgınlık
-Halen, karargahta bu belgenin ve mektubun orijinalinin olduğu bir belgenin önce basına sızması ile ilgili kırgınlık da devam ediyor.
-Askeri Savcılık ile Başbuğ’un ayrıca verdiği talimatlar doğrultusunda, incelemeler son sürat devam ediyor. Bilgi Destek Dairesi, bununla ilişkisi olan diğer birimlerde erler dahil tüm personelin geçtiğimiz aylara yönelik tüm nöbet çizelgeleri, karargaha ve katlara giriş saatleri, gün içi dahil turnikelerde geçiş zamanları, gelen ziyaretçiler teker teker taranıyor.
-Ankara’da üzerinde durulan bir nokta da, Türkiye’yi kilitleyen ve ülkenin temel kurumları ile ilgili ciddi iddialar içeren bu kadar önemli bir evrakın neden posta ile gönderildiği. Gönderenin postada kaybolma ihtimali ya da savcılığa doğrudan ulaşmadan yolda birilerinin eline geçme ihtimalini göz önüne neden almadığı kafalarda sorgulanıyor. Zarftaki parmak izleri de süreçte belirleyici. Bir de, o subayın irtibat numaraları mektupta yoksa, kendisine nasıl ulaşılabileceği merak ediliyor.
Mektubu gönderen subay aranıyor
-Mektubu gönderen subay karargahta ve dış bağlı birliklerde aranıyor. Bu subayın kesin olarak ortaya çıkması şüphesiz hiçbir tereddüt bırakmayacak. Henüz bulunamadı. Hala Ankara’da bu subayın ortaya çıkacağına ya da bulunabileceğine dair şüpheleri olanlar var. Genelkurmay’ın, gizli tanık programında da olsa, eğer çıkarsa, bu subayın kimliğini öğrenmek için savcılık makamına başvurabileceği belirtiliyor.
-Bugün adliyeye giden Dursun Çiçek ismi başkentin en çok konuşulanı. Önümüzdeki hafta, Çiçek’in kendisinin ıslak imzasını onaylayan Adli Tıp’a karşı itiraz başvurusu yapabileceği de konuşuluyor. Bu süreçte Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın da belgenin orijinalini istemek için başvurularını sürdürmesi muhtemel.
-İhbar mektubunu ıslak imzalı belge ile gönderen subayın gerçekten olabileceği gibi, eskiden terfi edememiş kırgın bir isim olabileceği,Genelkurmay’ın uzun süreden beri muzdarip olduğu içerideki köstebeklerden biri olabileceği, bu çerçevede belgenin karargah ürünüymüş gibi gösterilebileceği de ifade ediliyor.
-Sadece neden 5 ay beklendiği ve benzeri sorular da yeterli değil. Mektupta verilen detayların (örneğin erken saatlerdeki girişler, giren çıkan isimler, anlık detayların) daha çok ceride görüntüsü verdiği ve bunların olaylara tanıklık etmemiş bir kişi tarafından yazılmış olamayacağı ifade ediliyor. Ama hala bu ismin bu tespit edilememesi işi daha da karmaşık yapıyor.
-Komuta katı zaman zaman diğer kurumlar gibi Türkiye’de durum tespiti isteyebiliyor. Ardından da alt ilgili birimlere karargah etüdü talimatı veriliyor. Bu rapor da bu paralelde birimlerce hazırlanmış olabilir. Gerçekten de, komutan sıfatı ile görev yapmış emekli bir isim zamanında kendisine de buna benzer çalışmaların geldiğini ve abuk sabuk bulduğu için geri çevirdiğini belirtiyor. Fakat, bu çalışmaların sadece zihin jimnastiği olduğunu ve asla aktive edilmediğini ekliyor. Belge bu tür bir şey de olabilir.
-Bazı çevrelere göre, Başbuğ’un en önemli hassasiyetlerinden biri emekli olmuş önceki komuta kademelerini, sadece rahatlamak adına, ‘Bizden önce olmuş ne yapalım’ diyerek zor duruma düşürmemek. Bu nedenle bekliyor. TSK da ne olursa olsun, geçmişe yönelik olarak komutanları zor durumda bırakacak şeylerden silah arkadaşlığı adına zaten genelde çekiniliyor.
Alınan hava gelecek haftanın çok heyecanlı geçeceği…