|
||
| Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi | ||
Erdoğan, Türk-İran İş Forumu'nda konuştu |
||
| hurriyet.com.tr |
||
| Tahran'da bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk-İran İş Forumu'nda bir konuşma yapıyor. | ||
| İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Mevlana, Ömer Hayyam, Muhammed Hüseyin Şehriyar, şiirlerini hangi dillerini yazmış olursa olsunlar, iki ülkeye hitap ediyorlar. Zor bir coğrafyada bulunuyoruz farkındayım. Ama siyasi liderlere düşen zoru kolay kılmaktır. Zorun karşısında pes etmek mağlup olmak siyasetçiye yakışmaz, yaraşmaz. Hep söylerim. Ekonomi risktir. Siyaset risktir. Ama şunu bilelim ki hayat risktir. Öyleyse Ortadoğu gibi Kafkasya gibi sorun alanlarının yanı başında yer aldığımızı unutmayalım. Bu sorunlara rağmen Türkiye ve İran olarak bölgede bir barış unsuru olarak varlıklarımızı sürdürüyoruz. Açıkçası tüm bir bölgenin de ülkelerimiz gibi refaha huzura, istikrara kavuşması için birlikte yapabileceğimiz girişimler olduğuna inanıyorum. Filistin, Lübnan, Ürdün, Suriye, İran, Türkiye, Afganistan, Pakistan bu bölgelerin hiçbirini ihmal edemeyiz. Terör meselesinden İran’da Suriye’de Afganistan’da Pakistan’da etkileniyor. Pakistan’da bizzat durumu gördük yaşadık. Liderlerle görüşmelerimiz oldu. Bu konuştuklarımızı aynen onlar da paylaşıyor ve bölgenin bu huzuru için çare biziz, başkaları değil. El ele vereceğiz, bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Aynı şekilde Kafkasya’daki barış çabaları İran’ı da ilgilendiriyor. Bölgesel meselelerin çözümü, bu bölgenin dışından gelecek güçlerle çözülmez, çözülemedi. Bu meselenin bölge ülkelerle çözülmesi, bölge ülkelerinin işbirliğiyle çözülmesi gerekiyor. 7 yıllık iktidarımız boyunca komşularla sıfır problem anlayışıyla barışçıl bir dış politika izledik. Her alanda hem ülkemizi, hem de sınır komşularımızı etkileyecek olumlu gelişmeler yaşamaya başladık. Bakınız, bizim 2002 yılında göreve geldiğimizde İran’a ihracatımız 334 milyon dolar seviyesindeydi, 6 senede bunu 6 kat artırdık ve 2008 sonunda 2 milyar dolara ulaştırdık. İki ülkenin ekonomik başarıları tüm bölgeyi etkileyecek, huzuruna katkı sağlayacaktır. Biz İran için nasıl Avrupa’ya açılan kapıysak, İran’da bizim için Asya’ya açılan önemli bir kapımızdır. Ekonomimizin birbirimizi tamamlayıcı olduğunu unutmayalım. Bu kadar yakın mesafedeyken niçin biz farklı yerlerde bir arayışın içine giriyoruz ki? Bizim ortak değerlerimiz var. Tarihten gelen aynı medeniyetin kültürün mensubu olarak paylaştığımız değerler var. Bu önemli bir ortak paydayı oluşturuyor. Bu topraklarda asırlardır yüz yüze bakan, mal alışverişi yapan Türk ve İranlı tüccarlar adeta kardeş gibi olmuşlardır. Çarşılarımız ve pazarlarımız kaynaşma içindedir. Birbirlerini bu kadar iyi tanıyan iki ülkenin ekonomik ilişkilerinin gelişmesi bölgemizin istikrarına önemli oranda katkı sağlayacaktır. Ticaret hacmimize 2008 yılı sonu itibariyle baktığımızda 10 milyar dolara yükselmesi memnuniyet vericidir. Bu sene ise, küresel kriz nedeniyle bu yıl sonu itibariyle bu 6 milyar dolara düşecek. 2011 sonu itibariyle 20 milyar doları hedeflemiştik. Ama sayın kardeşim cumhurbaşkanı dedi ki, niye 20 neden 30 olmasın? Hani bir söz varya gökten ne yağar ki yer kabul etmez. Biz Türkiye olarak, ekonomide aktif rol yani yüklenici olarak bulunmayı düşünmüyoruz. Biz tamamen alanı iş adamlarımıza yatırımcılarımıza bıraktık. Bu işadamının işi. Biz ufuk veririz. Engeller varsa bunları kaldırırız ve inşallah şöyle bir 3-5 yıl içerisinde 30 milyar dolarlık bir hedefi gerçekleştirmek inanıyorum ki Türkiye ile İran’ı çok farklı noktalara getirecektir. Biz göreve geldiğimizde Rusya ile ticaret hacmimiz 7 milyar dolar civarındaydı. Şimdi ne oldu biliyor musunuz? 40 milyar dolara dayandı. Biliyorsunuz bu iş büyümeye başladığı zaman kartopu gibidir çığ olur. Zaten ondan sonra da tutulamaz. Bu potansiyel var mı Türkiye ile İran’da? Var. O zaman neden duruyoruz, bunu başarmamız lazım. Sağda solda aranmaya gerek yok. İnanıyorum ki aradıklarınızın birçok kısmı bizde var. Ne varsa beraber karşılıklı. Hele hele ulusal paraya geçiş noktasında, ortak paraya geçiş noktasındaki adım önemli. Biz yasasını çıkardık, Meclis’ten geçti. İran’da da geçti. Tarife dışı engellerini makul bir düzeye indirilmesi durumunda ikili ticarette daha dengeli bir Korumacılığı bırakacağız. Açalım rekabete. Bu hem kaliteyi hem yarışı getirir. Ticaret yarış, rekabettir. Tekelci mantık artık ticarette yok. |