23 Kasım 2009
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi

Ya neresine baktın canım?

Melike Karakartal

Sevişmek çok ayıp bir eylem olduğu için her gün, “Aramıza yastık koyduk”, “Beren’in memelerine bakmadım, aklıma sürekli Shrek’i getirmeye çalıştım” benzeri beyanlar okuyoruz.
Gerçekle oyunu karıştırmamızı bir kenara bırakıyorum.
ıki insanın arasındaki fiziksel teması niçin bu kadar ötekileştiriyoruz?
Zaten oyun değil de gerçek olanı çok fena ve kabul edilmez bir durum olduğu için bir dizi ya da filmde birileri sevişmeyegörsün, hemen olay haline getiriyoruz.
Biz olay haline getirince oyuncular da “Evet, sevişerek çok tuhaf bir hareket yaptığımızı kabul ediyoruz ve bunun açıklamasını yaparak kendimizi temize çıkarmalıyız” filan diyorlar herhalde. “Beren’in memelerine bakmadım” cümlesini başka türlü açıklayamıyorum
Bu nasıl iş? ınandırıcı bir performans sergilemeleri gerekiyor olmalı ki biz de izleyelim.
Haydi, oldu da erkek oyuncu bir sevişme sahnesinde ereksiyon oldu diyelim. O zaman ne olacak? Bunun için özür mü dileyecek? Kadın oyuncu “terbiyesiz şey” diye tokat mı atacak?
Neden olmasın? Değil mi yani...
Tamam, anladık, cinsellik “büyük ahlaksızlık”... O yüzden bu kadar laf salatası dönüyor ama sormak istiyorum, ahlak dediğimiz kavram yalnızca “pis cinsellikten” mi oluşuyor?
Mesela aynı “memesine bakmadım” olayı gibi; Polat Alemdar niye dizinin ertesi günü “Valla gerçek mermi kullanmadık, adamı patlattığım bazuka suntadandı, valla kan yerine Meksika usulü acı sos kullandık” diye açıklama yapmıyor o zaman?
Biraz da onlarla eğlenseydik yahu!

Hayır, Hülya, değilsin!

Dünyada da güzel olduğu bilinen, konuşulan, düşünülen, iddia edilen bir sürü kadın var. Oyuncusu, şarkıcısı, dansçısı...
Ben bir tanesinin bile -dikkat; bir tanesinin bile- “Ben güzelim, ben EN güzelim” filan dediğini duymadım??
Bilakis, “Ya Kate hanım siz süpersiniz” diyen olunca “Ay yok yahu, ehehe, izin verin süpermarkete gidiyorum Tanrı aşkına” gibi tavırlar sergilerler biliyorsunuz. Peki Hülya Avşar bin yıllık “Türkiye’nin en güzel kadını benim” tavrını ne zaman bırakacak dersiniz?
Avşar, güzellik kavramının göreceli olduğunu bilmiyor olamaz herhalde...
Ayrıca 20 yıl sonra koşullar değişecek, eğer bu “En güzel beeniiiim” bir kendine güven gösterme meselesiyse, yakın gelecek için daha yaratıcı ve yeni söylemler bulması lazım...

Başka bir Cem Davran

Biliyorsunuz bizde yapımcılar oyuncuları bir tarz role yapıştırdılar mı hep öyle devam etmek isterler. Sürekli aynı tip rolde izlediğimiz oyuncuyu farklı bir yapımda izlediğimiz zaman yadırgıyoruz dolayısıyla...
Yarın vizyona girecek olan Melekler ve Kumarbazlar’ı iki sebepten ötürü çok merak ediyorum. Birincisi, yaşanmış bir hikayeyi anlatıyor olması. Karakterler, mekan, konu, hepsi gerçek. 1999 yılında Adapazarı’nda depremden sonra dört arkadaşın yaşamından bir kesiti anlatıyor film. Dram dozu yüksek ve hayli sert olduğunu söyleyeyim. Cem Davran’ın canlandırdığı şehsuvar şu anda hapiste. ırem Altuğ’un canlandırdığı Zeynep, olanlardan sonra yurtdışına gidip tüm yaşadıklarını unutarak kendine yepyeni bir yaşam kurmuş... Herkes bir yana dağılmış... Hikayesi anlatılan tüm kişiler filmin yönetmeni ve senaristi Ertekin Akpınar’ın arkadaşları.
Diğer merak ettiğim konu ise Cem Davran’ın oyunu. Bu rol için tüm tecrübesini bir kenara bırakıp acemi bir aktör gibi çalışmış. “Bu rol çok ayrı bir mesai gerektiriyordu, çünkü biliyorum, kendimi bir kenara koymasaydım cepten yiyecektim” diyor. Filmin kaba montajını izleyen arkadaşı bir koşma sahnesinde “Bu sen olamazsın” demiş... Tamamen başka bir Cem Davran izleyeceksiniz yani.

Çapkın’a bir öneri!

“Ruhsat arası banknot” yazımdan sonra ıstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, eksik olmasın aradı. “Biz kendi memurlarımız içinde bu işi yapan var mı diye araştırıyoruz ancak henüz bulamadık” diyor. Nasıl yöntemler izliyorlar bilmiyorum; haddim olmayarak kendisine bir öneride bulunmak istiyorum.
Sivil memurlar, “Jeep’li önemli adam” ya da “Önemli ve güzel kadın” numarasıyla çevirmeye girerler ve üflememek için ruhsat arası kallavi banknot sıkıştırırlarsa, alkollü adamları trafiğe salan polis memurlarını rahatça bulacaklarını düşünüyorum...