23 Kasım 2009
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi

Açılım yapmayan namerttir

Yalçın BAYER

ANADOLU insanı artık yeter diyor.


Dini, milliyetçiliği, laikliği ve demokrasiyi istismar eden siyasilerden bıktı artık.
Lider sultasından, istismar edilmekten, kandırılmaktan ve aldatılmaktan yoruldu. Gelen yiyor, içiyor, çalıp çırpıp gidiyor.  
Birileri hep yerken, diğerleri hep bakıyor mu olacak?
Bu millet demokrasiyi rüyasında mı görecek?
Açılım yapmayan namerttir!
Evet, hemen bugün halkın egemen, ekonominin de bağımsız olduğu bir ülke için iktidarıyla muhalefetiyle açılım yapmayan namerttir. Bırakın, sömürge gibi davranmayı... Birilerine yaranmak için etnik unsurlu ev ödevlerini yerine getirmeyi...
Siz önce her şeyin dönüp dolaşıp ona dayandığı şu siyasi partiler ve seçim yasasını çağdaş hale getirin, milletin egemenliğini gasp etmeyi bırakın bir kere... Çekin elinizi milletin üzerinden.
Bakın o zaman, bu millet ne açılımlar yapıyor...   
Hurşit GÜRLER
Günün sözü
“Demokrasi, paranın; cumhuriyetimiz, ulusun gücüdür.”(Nurettin KAPTAN)
Çalışanlara saldırının arkasındaki ‘duygular’
RADİKAL’de İsmet Berkan, Doğan Grubu’na saldırılar sürdükçe çalışanların yaşadıkları duyguları ve tedirginlikleri çok güzel anlatmış, aynı bizim Hürriyet binasında yaşamış olduğumuz gibi...
Bizde yaklaşık 2.500 kişi çalışıyor. İnsanlar her zaman karşılaşıyorlar; işe gelip giderken, asansörde veya bahçe kısmındaki ‘Kahve Dünyası’nda... Hep bir endişe, hep bir korku... Halimiz ne olacak? Hep yeni bir ‘haber’ fısıltı gazetesi vasıtasıyla ‘sallanıyor’ ortalığa; hele o ‘maksatlı’ internet siteleri yok mu? Devletin kurumlarının ilanlarıyla beslenen...
Kime ne için çalışıyorlar belli!
“Milliyet ve Vatan satılmış....”
“Hürriyet’e, kayyum el koyacakmış.”
“Doğan Grubu, talep edilen teminatı bulamıyormuş.”
“Sabah veya Habertürk’te yine Aydın Doğan’a saldırılıyormuş.”
Kesilen vergi cezaları ve teminat parası..
Bunlardan başka dışardan sorulan benzer sorular ve abuk sabuk uyduruk yalanlar.
Daha önceki akşam bir çalışanın sorduğu soru şuydu bize:
“Hanım hamile üç ay sonra doğum yapacak. O tarihten sonra maaşlarımızı alabilir miyiz? Grubun dergileri kapanır mı?”
Gelecek endişesi çok önemlidir. İşsiz kalan bilir bu duyguyu. Moralsiz ve geleceğini görmeyen insanların halini iktidar hiç düşünüyor mu?
(Daha bir hafta önce Cumhuriyet Yazı İşleri Müdürü ve ‘Enternet’ köşesi yazarı Mehmet Sucu sormuştu; “Ben bu hastalığı yeneceğim. Siz ayakta kalmalısınız” diyordu. Sucu eski bir Hürriyet mensubuydu; ne yazık ki yakalandığı o amansız hastalıktan onu kaybettik dün sabah... Ailesine ve gazeteci dostlarına başsağlığı ve sabır...)
İtalya’da gazetecilerin hakları için tepki gösterecek insanlarımız ve kurumlarımız biz de yok mudur? Dışarda bağımsız kurumların ve gazetelerin yazılarını gördükçe utanıyoruz tepkisizliğe.
Hukuk, gene de iktidarı utandırıyor!
Bu cezanın anlamı, seni teminatla boğacağımdır
DÜN bir hukukçu dostumuz “Köşen için bir yazı yazdım, bilgine” dedi. Biz o sırada bir gazeteci grubuyla Süleyman Demirel’le yemek yiyorduk. Demirel’le sohbette ilginç olanları yazacağız tabii...
Gelelim, ‘hukuk’ açısından vergi yazısına:
“DOĞAN Grubu’ndaki şirketler ile ilgili vergi zıyaı, vergi kaçakçılığı konusunda yapılan incelemeler konusu tahakkuk ettirilen cezalar için teminat gösterilmesine dair yapılan işlemin yürütmesinin durdurulması talebi Danıştay 4 ve 9’ncu Dairelerinin ortak toplantısında kabul edildi. İki daire üyelerinin ortak toplanarak teminat talebini kanuna aykırı bulması, grup şirketlerinden talep edilen ve bu şirket mameleklerinden temin edilen diğer ihtilaflar konusu milyar dolarlara baliğ teminat talebi hakkında derdest olan yürütmeyi durdurma talebini de etkileyecektir.
Fener alaylarını geri istiyoruz
ULU Önderimizin bizlere armağan ve emanet ettiği Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümlerinde böylesine hak edilmiş bir cumhuriyet yalnızca bizde var edasıyla neşemizi, gururumuzu tüm dünyaya haykırdığımız ve yurt çapında düzenlenen kutlama törenlerinin bir bayram havasında geçmesine katkıda bulunan fener alaylarını yeniden canlandırmak ve gelecek nesillere de bu geleneği aktarmak amacıyla, Fener alayları, yeniden diyoruz!
Son yıllarda ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar, uygulamaya konulan büyük büyük projeler, halkımızı etnik ve dinsel ayrışmaya sürükleme çabaları, misak-ı milli sınırlarına saldırılar, milli değerlerimizi yıpratma ve unutturma girişimleri, yurtsever aydınları susturma çalışmaları, tüm ülkenin dağlarında hüküm süren korku rüzgârları ve hiç vicdanları sızlamadan, büyük bir aymazlıkla bu senaryoların sahnelenmesi için uygun ortamları yaratma gayreti içinde olan
Seçilmişlere ve destekçi çevrelere inat;
Yeniden coşkuyla, yeniden sahiplenerek, yeniden farkına vararak,
Yeniden bu vatan, bu halk, bu cumhuriyet bizim, yeniden biz var oldukça bu cumhuriyet yaşayacak, yeniden bu cumhuriyete uzanan eller kırılır, uzayan diller kısalır demek için;
Cumhuriyet Bayramımızı eskiden olduğu gibi coşkuyla kutlayalım. Çocuklarımızın ellerinden tutup fener alaylarına katılalım. Anlı şanlı bayrağımızı sallayıp bandolar eşliğinde çıktık açık alınla yı haykıralım. Milyonlar tek yumruk tek yürek olalım. Ellerimizde meşaleler ile tüm Türkiye’yi bayram yerine çevirelim. Vatan, namus, ahde vefa için hep beraber el ele!
Selma BARTAN
Domuz gribi abartılmıyor mu
SAĞLIK Bakanlığı, domuz gribini abarttıkça abartıyor. Aşıları ücretsiz yapacağız diyor. Peki bu aşıların maliyeti (doz başına 6 Euro) bütçemizden, yani halkımızın cebinden karşılanmayacak mı? Bu paralar hangi şirketlere ödenecek?
Domuz gribi 191 ülkede 4.525 kişinin ölümüne neden olmuş. Ülkemizde her yıl sadece trafik kazasına bu kadar can verirken, domuz gribini bu kadar ciddiye alanların ciddi olduklarına nasıl inanalım?
Aşıların yan etkileri görülürse aşılamadan vazgeçeceğiz deniyor. Peki yan etkileri ne kadar zamanda görülecek? Bizler kobay mıyız?
Bu işin içinde iş var!..     
 Adnan PELVANLAR
Biliyor musunuz
PROF. Mümtaz Soysal’ın genel başkanlığını yürüttüğü Bağımsız Cumhuriyet Partisi’nin PM ve MYK’de görevli üçer üyenin topluca istifa ettiklerini, Ali Koç’un Genel Başkan’a “Ecevit gibi olmadan koltuğu bırakın” diye konuştuğunu... CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok’un,
“Bülent Arınç’ı dinlerken ürperdiğini” söylediğini...