23 Kasım 2009
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi

W, U ya da V krizden çıkışın şekli bize bağlı

Eyüp CAN

HENÜZ 48 yaşında.

Dışişlerinden IMF’ye, Merkez Bankası (FED) New York başkanlığından Amerika Hazine bakanlığına çok önemli görevler üstlenmiş olmasına rağmen yakından tanıyanlar onun için ‘yetenekli Bay Ripley’ e atıfla ‘yetenekli genç Tim’ diyorlar.
Hakikaten de öyle.

Pazar günü uluslararası basından birkaç meslektaşla IMF zirvesi için İstanbul’a gelen Amerika Hazine Bakanı Timothy Geithner’ı soru yağmuruna tuttuk.

Türkiye’den Hürriyet ve Referans adına katıldığım bir saati aşan sohbette Çin, Japonya ve Fransa’dan konusunda uzman meslektaşlar vardı. Geithner karşılıklı tartışma, sıkıştırma ve soru-cevap formatında geçen sohbetimizde oturduğu koltuğun zorluğunu dikkate alarak tüm hünerini gösterdi.

Amerika IMF’teki veto yetkisini ne zaman bırakacak?’
‘Krizi çıkaran sizlersiniz bedelini neden gelişmekte olan ülkeler ödesin?’ gibi en kışkırtıcı sorulara bile samimiyet ve özgüveni elden bırakmadan cevap verdi.
BİZ ÇIKARDIK BİRLİKTE TAMİR EDECEĞİZ
Kolay değil bir yanda Amerikanın çıkarları, diğer yanda Çin, Japonya ve AB olmadan Amerikanın global finansın mimarisini tek başına değiştiremeyeceği gerçeği.

Obama
’nın yüz yılda bir görülen krizin ortasında hazineyi emanet ettiği Geithner  yüklendiği işin zorluğunun farkında.

Krizden çıkış konusunda hem özeleştiriye açık hem de alabildiğine gerçekçi.

Mesela lafı kıvırmadan ‘Bu bir balon kriziydi, elbette sorumluluğu ABD’ye ait, bunun farkındayız ve kırılan şeyleri tamir etmek için çok sıkı çalışıyoruz’ dedi.

‘Krizin sorumlusu biziz, birlikte çözeceğiz’
diyerek Bush sonrası dönemde Amerika’nın meselelere bakışının nasıl dramatik bir biçimde değiştiğini anlattı.

IMF’nin yeni rolü, doların geleceği ve G-20 en uzun konuştuğumuz konular oldu. Fakat ben en çok Amerika’da finans piyasasını paraya boğan 350 milyar dolarlık kurtarma paketini Senato’ya bile danışmadan harcama yetkisi olan Geithner ’ın resesyondan çıkış senaryosunu merak ediyordum.
YETENEKLİ BAY GEITHNER’IN SENARYOSU
W, U ya V, acaba yetenekli Bay Tim’in senaryosu ne?

Piyasaların ikinci bir kriz dalgası yaşayacağını düşünen Wcular, krizden çıkışın uzun zaman alacağına inanan Ucular ve toparlanmanın çok hızlı olacağını düşünen Vcilere karşılık Geithner üç senaryoyu da dışlamadığını belirtti.

‘Hangi senaryo gerçekleşir?
’ soruma, ‘ekonomist değilim bu yüzden senaryolardan çok bizim krizi nasıl yönettiğimiz ve attığımız adımların gücü belirleyici olacak’  dedi.

Hızlı toparlanma bekleyenleri ‘temkinli’ olmaya davet ettiği için Vci olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Ben de bıraktığı izlenim Geithner  

U senaryosuna daha yakın.
IMF BÜYÜMEK İSTEYENE SADECE YARDIMCI OLUR
Türkiye’nin IMF ile yeni bir stand by anlaşması yapıp yapmamasını ‘buna her ülke kendi karar verir’ şeklinde yanıtladı.

‘Kaçamak güreşiyorsunuz’
eleştirime samimiyetle ‘farkındayım ama benden daha fazlasını beklemeyin’  yanıtını verdi. Şansımı sorumu değiştirerek tekrar denedim: ‘Siz IMF artık daha esnek politikalar uyguluyor diyorsunuz fakat Türk hükümeti IMF’i yeterince esnek bulmadığını belirtiyor.

Kim doğru söylüyor?’


‘IMF büyüme stratejisi olan hükümetlere eğer isterlerse bu konuda sadece yardımcı olabilir’
  demekle yetindi.

Artık sınırlı sayıda finansal merkezle global sorunların çözülemeyeceğini ısrarla vurguladı. ‘Masanın etrafına ne kadar çok ülke gelirse ve koordineli karar alabilirse sorunların üstesinden o kadar kolay geliriz. Hem G20 hem de Finansal İstikrar Kurulu’nun artan önemi bu niyetimizin göstergesi.’
BUZ ÜSTÜNDE DANS
En büyük sorun kriz global fakat her ülkenin çıkarı farklı.

Geithner
’ın cevabı hazır: ‘Eğer bu krizin bir daha tekrarlamamasını istiyorsak birlikte çalışmaya mecburuz. Halletmemiz gereken çok şey olduğunu biliyoruz. Ama dokuz ayda birlikte yaptıklarımıza bakılırsa iyimser olmamak için bir sebep yok.’

Bir diğer önemli sorun krizden çıkarken ülkeler özellikle de Amerikan hükümeti hızlı da davransa risk yavaş da, buz. Adeta buz üstünde dans. 
Geithner  şimdiye kadar bu dengeyi sağlayarak iyi bir dansçı olduğunu ispat ettiğini düşünüyor. ‘Ne aşırı hızlı ne de yavaş olacağız. Bütün mesele uygulanacak reformların arkasında güçlü bir siyasi destek oluşturmak. Piyasaların verimliliğini bozmadan düzenlemeleri sıkılaştırmak istiyoruz. Bankalar doğal olarak kendi çıkarlarını düşünerek regülasyona itiraz ediyor fakat yapmaya çalıştığımız bankaları boğmak değil o dengeyi bulmak.’

Peki ya giderek yükselen itirazlar?

‘Bankacılık lobisinin itirazları!’

DOLARIN NAMUSU ONDAN SORULUR
Geithner bu krizin ABD ile Çin arasına sıkıştırılmasına da itiraz ediyor. Japonya, Euro bölgesi ve gelişmekte olan piyasaların önemi daha da arttı. Ha bu arada Amerika’nın rolünü küçümseyenlere ‘biz iyi fikirler ürettiğimiz, masaya yenilikçi fikirlerle geldiğimiz müddetçe önemimizi koruyacağız’  mesajı veriyor. 

Doların geleceği konusunda ‘yatırımcılara güven vermek bizim işimiz’  yani ‘endişeniz olmasın’  demeye getirdi. Doların rezerv para olmaktan çıkma ihtimaline ise ‘bu tür tartışmalar her zaman olur’ diyerek fazla ciddiye almadığı mesajını verdi.

Son olarak Geithner  yeteneğini çok insani bir özeleştiri yaprak gösterdi:

‘Biz mükemmel değiliz her zaman doğru olanı yapmıyoruz, hatalar da yapıyoruz. Bu krizin ilk başlarında dünyanın geri kalanıyla koordineli kararlar almamız gereken bir durum olduğunu görememiştik. Şimdi bunu net bir biçimde görüyoruz.’