|
||
| Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi | ||
Bilgi’li bir kız Manolo Blahnik fırlatsaydı... |
||
| Cengiz SEMERCİOĞLU |
||
| IMF Başkanı’na ayakkabı fırlatanın, bir Bilgi Üniversitesi öğrencisi olmayacağı açıktı. | ||
| Sonuçta hiçbir Bilgi Üniversitesi öğrencisi Dolce&Gabbana ayakkabısını fırlatmaz... Oysa Bilgi Üniversitesi öğrencisi seksi bir kız sahneye Manolo Blahnik marka ayakkabısını fırlatsa ben bu eyleme ‘eylem’ derdim. IMF Başkanı Dominique Strauss’un da ince topuklu kırmızı bir Manolo Blahnik’e kayıtsız kalmayacağından şüphem yok. Eminim “Bu pek de hoş olmayan bir şey” demez ve ayakkabıların sahibini hemen sahneye davet ederdi... Bilgi’nin şanına yakışmadı ama yine de fırlatılan spor ayakkabı, Irak’ta Bush’a fırlatılan kötü kösele ayakkabıdan iyiydi... İki ayakkabı eylemi arasında ise şu farklar vardı: ? Iraklı gazeteci daha yakın, Türk öğrenci daha uzak mesafeden fırlattı ayakabıyı... ? Iraklı gazetecininki kötü bir köseleydi, Türk öğrencininki spor ayakkabı... ? İsabet konusunda Iraklı gazeteci çok daha başarılıydı. Bush eğilmese tam alnından vurulacaktı, Türk öğrenci ise ancak sahnenin önüne ulaştırabildi ayakkabısını. IMF Başkanı için gram tehlike yoktu. ? Iraklı gazeteci iki ayakkabısını da fırlattı, Türk öğrenci ise sadece bir ayakkabısını. Oysa ikinci ayakkabısını çıkaracak vakti vardı... ? Iraklı gazeteci aylarca hapislerde yattı, dayaktan dişleri döküldü, Türk öğrenci ise gözaltına alınıp bırakılacaktır. ? Iraklı gazetecinin ayakkabısını bütün Türk firmaları sahiplendi. Ama Türk öğrencinin ayakkabısı için Nike ‘biz imal ettik’ demeyecektir. Bakanlar Kurulu’na bir tavsiye: True Blood’ı bir izleyin bakalım Duyduk duymadık demeyin, True Blood pazar gününden itibaren Türkiye’de yayınlanmaya başlıyor. Bu işin tam da Devlet Bakanları’nın sevişme sahneleri yüzünden yerli dizileri “şifreliyelim” dedikleri bir döneme denk gelmesi güzel bir sürpriz oldu... Bu diziyi sadece Aileden Sorumlu Bakanlık’a değil, bütün Bakanlar Kurulu’na ve RTÜK üyelerine öneriyorum. Çünkü ne Behlül, Bihter’i böyle öpebilir ne Polat Alemdar bu kadar kan dökebilir... Amerika’da dizinin ikinci sezonu yeni bitti, bizde Fox Life ilk bölümden itibaren pazar akşamları 23.00’te yayınlayacak. Dizinin yapımcısı Amerikan Güzeli ve Six Feet Under’dan sonra artık Amerika’da el üstünde tutulan Allan Ball.. Son yıllarda moda haline gelen vampir dizilerinden biri gibi dursa da True Blood sınırları zorlayan seks ve şiddet sahneleriyle farklı bir yerde... “Türkiye’de bu nasıl yayınlanır” diye merak ediliyordu... Daha önce The O.C’de, Nip Tuck’ta kesilen sahneler biliyoruz, True Blood’da sansür işler mi, yoksa nasıl olsa şifreli bir kanalda kimse karışmaz mı göreceğiz... Umarım ikincisi olur... Bakanlar Kurulu’na ve RTÜK üyelerine tavsiye etmemin nedenine gelince... Dünya televizyonlarda neler olduğunu görmeleri için... Görsünler de olur olmaz şeyleri sansürleyip, şifrelemeye kalkmasınlar... Rüştü ve İlker Yasin Rüştü Reçber’i geçmişte çok sert eleştirdim, bu yüzden sevmez beni. Ama üzgünüm Rüştü, her maç haklı çıkarıyorsun beni... Hep söylüyorum; son 25 yılda Türk futbolunda çıkmış tek bir kaleci yok... Olmadığı için Rüştü de Volkan da kaleci muamelesi görüyor, milli takımın kalesini koruyorlar... İşte gördünüz CSKA maçında Rüştü’yü... Haksız mıyım? Salı gecesi kaybeden Beşiktaş değildi, bu yıl olmazsa seneye Beşiktaş her zaman Avrupa’da oynar... Asıl kaybeden Rüştü oldu. Hemen futbolu bırakmayı düşünse hiç fena olmayacak artık... Son bir not: Efsane olarak kalmak istiyorsa İlker Yasin daha fazla maç anlatmamalı... İstinye Park-Kanyon Gazetelerde bu kadar çok İstinye Park’tan fotoğraf yayınlanmasını en çok ben eleştiriyorum. “Madem eleştiriyorsun, Kelebek’te neden kullanıyorsunuz” demeyin hemen... Magazin malzemesi oradan geliyor ve kullanıyoruz. İstinye Park’la ne ticari bir ilişkimiz var ne de gizli bir anlaşmamız... Bu yüzden Kanyon’dan gelmeye başlayan ünlü fotoğraflarına en çok ben seviniyorum. “Neden sürekli İstinye Park’ın reklamını yapıyorsunuz” eleştirilerinden kurtulacağımız için... |