23 Kasım 2009
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi

IMF ile pazarlığa ‘büyük zirve’ molası



IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarının, Türkiye-IMF görüşmelerinin sonuçlandırılmasının beklendiği günlere rastlayınca süreç değişti. Devlet Bakanı Ali Babacan, toplantılara gölge düşmemesi için bu süreçte IMF-Türkiye görüşmelerini kestiklerini açıkladı. Babacan, “İlişkilerle ilgili herhangi bir açıklama ne bizden, ne IMF’den gelecek” dedi.
ULUSLARARASI Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları kapsamında düzenlenen hazırlık toplantıları çerçevesinde bilgi veren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, toplantılar boyunca IMF ile programla ilgili görüşmelerin kesildiğini açıkladı. Bu süreçte, herhangi bir açıklama yapılmayacağını vurgulayan Babacan, toplantılar bittikten sonra işin seyrine göre gerekli açıklamaları, gerekli zamanlarda yapacaklarını belirtti.

Gölge etmesin

İstanbul Kongre Merkezinde düzenlediği toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Babacan, IMF anlaşmasına ilişkin şunları söyledi: “Açıkça söyleyeyim; bu konuda benden tek bir kelime bile duymayacaksınız. Çünkü bu toplantılar çok önemli. Küresel ekonomiyi ilgilendiren toplantılardır. Gündemin böyle bir dar alana hapsolmasının yanlış olacağını düşünüyorum. Bu toplantıların Türkiye-IMF ilişkilerinin ön planda olmadığı bir toplantı serisi olmasını arzu ediyoruz. Onun gölgesi olmasın bu toplantılarda. Biz zaten bu toplantılar boyunca da programla alakalı görüşmeleri kesiyoruz IMF’yle. Burada oturup da onlarla program konuşacak durumumuz olmayacak. Özellikle biz istemiyoruz. Özellikle hiç bir şey konuşmayacağız bu konuyla alakalı. Herhangi bir açıklama ne bizden, ne IMF’den gelecek, Türkiye IMF ilişkileriyle alakalı. Bu toplantılar bittikten sonra işin seyrine göre bakarız, gerekli olan açıklamaları, gerekli olan zamanlarda yaparız.”

4 ülkeden biri Türkiye

Yapılacak yeni düzenlemeler kapsamında Türkiye’nin IMF’deki hissesinin ne olmasının beklendiğine ilişkin bir soru üzerine de Babacan, şu bilgileri verdi: “Türkiye’nin 2008 reformu öncesinde yüzde 0.55 olan hissesi, 4 ülkenin hissesinin artırılmasının ardından yüzde 0.61’e yükseldi. Ancak yeni reformla, yüzde 1’in üzerine çıkmasını bekliyoruz. Yani adil olanı, yüzde 1’in hatta oldukça üzerinde bir rakam ama her halükarda yüzde 1’in üzerinde bir hissemizin olacağını düşünüyoruz. 186 ülkeden 4’ünün hisselerinin çoğaldı ve bu ülkelerden bir tanesi de Türkiye. Ama hala dengeyi kurabilmiş değiliz. Türkiye hala gereğinden az temsil ediliyor.
Büyüklüğünden fazla temsil edilen ülkelerden hisselerin alınıp az temsil edilen ülkelere verilmesiyle ilgili prensip kararı G-20 zirvesine konuldu. Şimdi formülasyon üzerinde çalışılıyor. Nereden bakarsanız bakın bizim hissemiz artacak.”

Dünya ekonomisi ‘kırılgan’ toparlanacak

ALİ Babacan, “Hiçbir ülkenin tek başına altından kalkması mümkün değil. Ancak ülkeler bir arada koordineli ve uyumlu bir şekilde strateji uygulayarak bu zor dönemi atlatabilecek” sözleriyle, IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarının önemine dikkat çekerken, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bugünlerde toparlanmanın küçük küçük sinyallerini alıyoruz. Muhtemelen en kötü geride kalmış durumda. Ancak bu toparlanmanın kırılgan toparlanma olacağını da biliyoruz. İşsizlik konusunda pek çok ülkedeki sorunlar uzun süre devam edecek. Bu sorunları aşmak yıllar alacak. Finans sistemiyle, bankacılık sistemiyle ilgili problemler ortadan kalkmış değil. Özellikle Batı Avrupa’daki finans sistemiyle ilgili sıkıntılar devam etmekte. Temel ürünlerle ilgili fiyatların önümüzdeki günlerde ne olacağıyla ilgili belirsizlikler var. Toparlanma bölgeden bölgeye farklı hızda olacak. Asya daha hızlı giderken, ABD belki arkadan gidecek. Avrupa’nın toparlanması daha uzun süre alacak.”

Erdoğan, 30 saniyede karar verdi, Kongre Merkezi’ne asıldık
ALİ Babacan, bu toplantılar için Türkiye’nin seçilmiş olmasının ayrı bir onur kaynağı olduğunu dile getirirken, evsahipliği sürecini şöyle anlattı: “2005 yılından itibaren 2009 yılı için ev sahibi olma niyetimiz vardı. 2006’da Singapur’da yapılan toplantılar sırasında tek tek ülkelerden destek toplamak için çalıştık. Destek olarak üye ülkelerin toplam hissesinin en az yüzde 85’ini toplamak gerekiyor. Ben, 2006 Singapur toplantılarına yaklaşık 50 kişilik geniş bir heyetle gittim. Heyetimde o zaman Hazine Müsteşarlığımızdan, Merkez Bankasından arkadaşlarımız vardı ama aynı zamanda İstanbul Valiliğinden, İstanbul Belediyesinden, İstanbul Emniyetinden de yetkililer götürdüm yanımda ki, orada operasyonu izlesinler diye. 8 gün boyunca bizim 50 kişilik heyetimiz Singapur’daki operasyonu izledi. Sonunda üyelerin yüzde 90’ının onayı ile 2009 toplantısının İstabul’da yapılmasına karar verildi. Hemen sözleşme yapıp işi garantiye aldık. Sözleşmeyi izalar imzalamaz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı aradım, dedim ki ‘Çok ağır bir yükün altına girdik. Buna uygun yerimiz var mı?’ Bana ‘Bir kaç mekan var ama yeterli değil’ diyerek İstansul Kongre Merkezi projesinden bahsetti. Hemen Başbakan Erdoğan’a telefonda anlattım. 30 saniyede kabul etti. Erdoğan’ın inşaat aşamasında projeyi bir kaç kez ziyaret etti ve ‘bir an evvel bitirin’ talimatı da verdi.
Bakalım kredi kullanacak mıyız
IMF’de Türkiye’nin kotasının artmasının anlamını, “Türkiye’nin koyduğu pay artacak ancak borç veren ülkeler konumunda olmayacak. Öte yandan kredi kullanma maliyetimiz de düşecek” diye açıklayan Ali Babacan, “Türkiye zaten kotasının üzerinde kredi kullanabiliyor. Bundan sonrası için ise bakalım kedi kullancak mıyız, kullamayacak mıyız?”
‘İstanbul Kararları’ tarihe geçecek
ALİ Babacan, toplantılarda fakirlik ve işsizlikle mücadelenin iyileştirilmesinden güçlü ve etkin bir küresel mali sistemin oluşturulmasına kadar pekçok konunun ele alınacağını anlattı.  Babacan, son bir yılda G-20 başta olmak üzere uluslararası platformlarda anahtarları belirlenen strateji ve yönelimlere ilişkin nihai kararların “İstanbul Toplantıları”nda verileceğini, bu yönüyle “İstanbul Kararları”nın tarihi bir öneme sahip olacağını ifade etti.

Patronlar parasını dışarda tutup, kredi olarak kullanıyor

İSTİKRAR raporunun açıklanmasında Jose Vinals’in de değerlendirdiği Türkiye’de özel sektörün dış borçlarının yeniden finansmanı sıkıntısıyla ilgili soruya Ali Babacan şu yanıtı verdi: “Bizde şahıslar, şirkletler parasını yurtdışında tutuyor. Sonra da bunu kredi olarak kullanıyorlar. Atlantik’in öbür tarafından durum farklı görünüyor olabilir ama el taşın altında olan bizlere göre Türkiye daha iyi durumda.”

İşçi sendikaları etkinliklere katılmıyor

IMF-Dünya Bankası toplantıları boyunca İstanbul’da bir dizi protesto eylemi de hazırlanırken, Türk-İş, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), KESK, Mimarlar Odası (TMMOB) ve Türk Tabipler Birliği (TTB), etkinliklere katılmaları için gelen talebi geri çevirdi. Sendika temsilcileri bu davete karşılık, IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn ve Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick’e “Bizden Aldıklarınızı Geri Veriniz ve Geldiğiniz Yere Gidiniz” başlıklı birer mektup gönderdi. Bu mektupta, IMF ve Dünya Bankası “küresel zorbalar” olarak nitelendirildi.