|
||
| Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi | ||
Arda, seni görünce birden rengim atıyor |
||
| Kanat ATKAYA |
||
| İNSANIN “Galatasaray yeni Hagi ararken yeni Metin Oktay buldu” diyesi geliyor Arda Turan’a bakınca. | ||
| Futboluyla, sempatikliğiyle herkesin kalbini çalıyor. Haberlere yansıyan hayırseverliği, hatırşinas yapısı, gücü yettiğince herkese yetişmeye çalışması takdir topluyor. Doğup büyüdüğü mahalledeki esnafın borçlarını kapatıyor, genç futbolcu arkadaşını yüreklendirmek için ona otomobil alıyor. Gol sevincini tribündeki annesine koşarak, el öperek kutlaması Türk Futbolu’nda artık pek rastlanmayan “Adile Naşit/Münir Özkul’lu Arzu Film Yapımları” havasını estiriyor. Ayarımızla oynuyor, milletin gözü nemleniyor filan.. Güzel, çok çok güzel ama aynı zamanda zor işler bunlar. Hem Galatasaray’ın kaptanlığını üstleneceksin, hem milli takımı Güney Afrika’ya götürmen istenecek, hem de herkesin sevdiği iyi bir insan olacaksın. Ve bütün bunları 22 yaşında yapacaksın. Kimin gücü, ne kadar yeter ki? Peki ne yapacak benim de gururla, sevgiyle bakarak takip ettiğim Arda Turan? Klasiklerden bir öneri seçip “Ayıp değil, psikolojik destek alabilir...” makamından yüklenmeyeceğim. “Sahaya adımını attığında tribün uzaktan okuyup üflüyor, bir şey olmaz o güzel evlâda” diyerek kaderci bir tutum da sergilemeyeceğim. Daha pratik, elle tutulur, kesilip saklanır türden, somut bir önerim olacak Aslan Kaptan’a.. Bakın anlatayım, neymiş önerim... * * * Başlıktaki cümleyi okudunuz herhalde. O cümle herhangi bir rakip takımın defans oyuncusu tarafından da kurulmuş olabilirdi tabii ama hikayemiz böyle başlamıyor. 7’den 70’e herkes seviyor Arda’yı. Fakat çocukların ve genç kızların sevgisi bambaşka. Tribünde dikkat ediyorum; sadece Arda’yı seyreden, maç boyunca nefes bile almadan “Arda.. Arda..” diye bağıran küçük insanlar var! İşte bu geniş ve sevimli hayran kitlesi için Galatasaray Dergisi güzel bir iş yapmış ve “Arda’ya mektup yazın, yayınlayalım” demiş. Arda’nın cevaplarıyla beraber yayınlanan mektuplardan bir tanesini, Ceren’in yazdığını Arda bence kesip saklasın. * * * İşler kötü gittiğinde, sorunlar çığa dönüşüp üstüne düşüyormuş hissine kapıldığında çıkarıp bu mektubu okusun Arda. Tamamını aktarmayacağım. “Galatasaray’ın gururu, Ceren’in gözbebeği Arda” diye başlayan ve Arda’yla Ceren’in isimlerinin prens ve prenses şeklinde çizimini de içeren mektuptan küçük bir bölüm aktarayım yeter: “Televizyonda seni gördüğümde kalbim çarpıyor ve birden rengim atıyor. Seni bir kere görebilmek için neler vermezdim ki? Gelelim futbolculuğuna: Gerçekten süper bir futbolcusun. 10 numara kaptansın. Galatasaray’ın gururu benim de gözbebeğimsin. Neyse, ben bütün duygularımı yazsam bir roman olur... Kısaca: Seni çok seviyorum.” Korkma Arda, sanırım bu sevgi seni her kötülükten korur. (Arda’nın başarısını herkesin sahiplendiği şu günlerde Galatasaray alt yapısında Arda ve nicesini hem sporcu, hem adam gibi yetiştiren Ali Yavaş’ı unutmamak gerek.) Şaş/Lincoln/Tour De France NE alaka, öyle değil mi? Galatasaray’ın efsane futbolcusu Hasan Şaş, Lincoln Efendi ve dünyanın en önemli spor organizasyonlarından Fransa Bisiklet Turu (Tour De France)??? Noktaları Habertürk ekranında katıldığı spor programında Hasan Şaş birleştirdi. Kalli dönemi, milli maç arası. Florya’da 8-9 futbolcu kalmış. Kalli bire bir idmanlarla canını çıkartıyor Metin Oktay Tesisleri’ ndekilerin. Biri hariç: Lincoln. Arkadaş kapalı salonda mobil müzik cihazıyla müzik dinleyerek bisiklette pedal basmakta. 1 gün, 2 gün, 3 gün.. Hasan Şaş sonunda idmanda canına okunmuş şekilde salonda pedal çevirip, müzik dinleyen Lincoln’ün yanına gider ve “Havaryu Linkoln? Turdöfırans?/ N’aber Lincoln? Tour De France nasıl gidiyor?” der. Lincoln önce anlamaza yatar, sonra inanılması güç bir pişkinlikle durumu Adnan Sezgin’e bildirir. Adnan Sezgin de “Aaaa, arkadaşlar Lincoln’e anlayış gösterelim, sevelim onu, besleyelim” diyerek bir yemek düzenler ve herkesi uygun bir dille uyarır. Galatasaray’ın bu Lincoln’e verdiği para kadar canımı yakan bir şey yok. Ne lapacıymışsın yahu! Galatasaraylı futbolcularda da hakikaten iyi sabır varmış, çok efendi insanlarmış. Lincoln bu tavrı başka bir iş kolunda sergileseydi bence arkadaşlarından sopa yerdi! Ayıpsa da ayıp olsun; ben döverdim herhalde! Hasan Şaş iyi ki dövmemiş o ayrı tabii. Sonra Galatasaray geçen sezon niye 5’inci oldu?.. Al işte bundan oldu! Kendi kendimi gaza getiriyorum, hale bak! |