23 Kasım 2009
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi

Vergi cezası bürokratlara bile ‘pes’ dedirtti

Erdal SAĞLAM

MALİYE Bakanlığı’nın Doğan Yayın Holding’e (DYH) kestiği astronomik vergi cezası yurt içinde ve yurt dışında büyük tepkiyle karşılandı.
Çünkü ceza o kadar abartılı ki; görmeyen gözler bile, bu cezanın normal kurallarla verilemeyeceğini, siyasi olarak verdirildiğini, bu gidişin ne kadar tehlikeli olduğunu, böyle bir cezanın aslında basın özgürlüğüne ve demokrasiye verilmiş bir ceza olduğunu gördüler. Görmek zorunda kaldılar da diyebiliriz.
En hafif tanımlamayla, böyle bir cezanın adalet ve hakkaniyet duygusunu zedelediğini, bu nedenle büyük tepki çektiğini söylemeliyiz.
İşte tam da bu nedenle, Hükümete yakın kişiler bile bu ceza karşısında “pes, bu kadarı da olmaz” demeye başladılar.
Bu cezadan sonra hiçbir bakanla konuşmadım ama samimi olarak, yazılmamak üzere konuştuğumuz bazı bakanların bile bu cezadan şikayetçi olacaklarını çok iyi biliyorum.  
Biliyorum; çünkü politik çıkarlarla gözleri o kadar körleşmemiş olanları, ülkenin ve demokrasinin geleceğini samimi olarak düşünenleri var.
İşte bu duygularını öldürmemiş Hükümete çok yakın bürokratların bile bu cezalar karşısında “pes artık” dediğini biliyorum. Daha geçen gün üst düzey bir bürokratla konuşurken, bu cezanın herkesin adalet duygusunu zedelediğini söyledi. Ardından da “Açıkçası ben geçen sefer verilen ceza konusunda herhalde Maliye haklıdır, bir şeyler yapılmıştır diye düşünmüştüm. Ama bu cezayı görünce artık eski cezanın da bunun gibi siyasi ve baskı kurma amaçlı olduğunu düşünmeye başladım” dedi.
Bir başka bürokrat ise ekonomik gidişat açısından bu cezanın çok kötü olduğunu, bundan sonra Türkiye’ye gelmek için çok daha ikircikli davranacaklarını söyledi.
Yurtdışından bu cezaya gelen tepkilere dün New York Times gazetesi de katıldı ve verilen rekor cezayı “Basına açık bir saldırı” başlıklı başyazısında değerlendirdi. Bu cezayı “Bağımsız sesleri susturmanın tüyler ürpertici bir örneği” olarak yorumladı.
TÜSİAD ÜYELERİ DAHA SERT
Geçen hafta konuyla ilgili Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği de (TÜSİAD) bir açıklama yaptı. Son vergi uygulamalarının, “basit bir vergi cezası uygulamasının ötesinde bir demokrasi sorunu” olduğunu söyledi.
Daha önce de olduğu gibi, bu kez de ceza kesilen Doğan Grubu’nun bir üyesi Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın TÜSİAD’ın Başkanı olması arasında bağlantı kuruldu. Halbuki herkes çok iyi biliyor ki; TÜSİAD benzer durumlara, ilkesel anlamda hep tepki vermiştir. Bunun da ötesinde Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın Başkan olması nedeniyle, TÜSİAD’ın çok daha titiz ve dikkatli olmaya çalıştığını da çok iyi biliyorum. Böyle durumlarda verilen tepki, konu Doğan Grubu olunca çok daha ince elenip sık dokunuyor, cümleler çok daha dikkatli seçiliyor, çok daha geniş kesimden görüş alınıp açıklama yapılıyor. Kaldı ki TÜSİAD üyesi ve yöneticisi işadamlarının görüşlerinin, açıklamada yer alandan çok daha keskin ve sert olduğunu biliyorum. Açıkçası; tüm işadamları “bu ceza ve benzer uygulamalarla sadece Doğan Grubu’nun değil kendilerinin de susturulmak istendiği”nin farkındalar.
TÜSİAD “Mükellefin sisteme güvenini zedeleyici nitelikteki uygulamalar, çağdaş demokrasilerde ve rekabetçi piyasa ekonomilerinde kabul edilemez niteliktedir. Son vergi uygulamaları, basit bir vergi cezası uygulamasının ötesinde, bir demokrasi sorunudur” diyor. TÜSİAD haksız mı? Piyasa ekonomisi içinde, demokrasi içinde böyle kasti ve yanlı bir uygulama olabilir mi? İnsanlar bu kadar kin ve nefretle yoğrulmuş olabilir ama sistemin buna izin vermemesi gerekir. TÜSİAD da o nedenle Gelir İdaresi’nin bağımsız olmasını istiyor.
Hiç kimse böyle bir uygulamayı hak etmiyor...
Eğer demokrasi diyorsak, tabii ki..