23 Kasım 2009
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi

Yetti gari....

Ayşe ARAL

Milletçe iyiyizdir biz. Türklerin gücü meşhurdur dünyada, “Türk kadar kuvvetli.”
Yürekçe de çok güçlüyüzdür, dayanma katsayımız yüksektir bizim. Sabrımız ise bir nevi Allah’ın hediyesi gibidir. Vicdan deyince yine başı biz çekeriz. Yaşanılan kötü olaylarda topluca ağlarız biz, birinin üzüntüsü  ortak üzüntümüz olur..
Bu sene yine şehitler verdik, kazalarda insanlarımızı kaybettik, cinayetler yaşandı ülkede.
Kuşkusuz gencecik bir kızın feci şekilde katledildiği cinayet, hepimizi fena halde etkiledi. Elimiz kolumuz bağlı, zanlının yakalanmasını bekledik, hala da beklemekteyiz. Acılı ailenin üzüntüsü bizim üzüntümüz oldu haliyle.
Fakat son günlerde yaşanılanlar, bir nebze de olsa kafalarımızı allak bullak etti. Kimimizi belki de farklı düşünmeye itti. Benim bu konuya dair sıkıntılarım ise şunlar.
Münevver’in Babası Süreyya Bey, belli ki ciddi bir bunalım yaşamakta. Yaşadığı üzüntü, doğru düzgün düşünmesine artık el vermemekte. 
Yok mudur ailesinde, etrafında kendisini kollayan, tedavi olması için yol gösteren? Adamcağızın elbette ki elinde değil, akıl uçmuş bir kere. Ama yok mu kimse durduracak, ağzından çıkanları kollayacak?
Para olayları da girince işin içine, ister istemez herkese son derece antipatik gelmeye başladı bu yaşananlar.
Kafalarda sorulara yol açtı. Bu adamcağıza biri el vermezse, ailenin geri kalanı da yıkılacak. Münevver’in abisi evi terk edip gitmiş bile… Kim olur bilemem ama, biri acil şekilde bu babaya el atmalı, kollamalı ve ruh sağlığını da yerine koymaya çalışmalı…
SUSMA:
Kanal D’de bir programı var Seda Sayan’ın.. Bu acılı baba haftanın beş günü orada. Adamın aklı selim olmadığını zaten biliyoruz. Bir de sürekli bir adam çıkarılıyor oraya (Cemil Baran). Aracıymışmış. Hem Garipoğlu hem de Süreyya Bey’in ortak dostuymuş. İzlediniz mi bilmiyorum ama ben hayatımda böyle kepazelik görmedim, rezalet…(Adam belli ki ünlü olmak adına senelerdir bu yola baş koymuş bir kişilik) Geçen gün aracılıkla ilgili kepazelikleri yetmezmiş gibi, adamın neredeyse  tüm hayatını yatırdılar masaya. Bu adamlara bir televizyoncu olarak nasıl prim verirsiniz???
Ayrıca bu adamın dedikleri doğruysa, gerçekten aracılık yaptıysa, neden bu adam polis tarafından sorgulanmaya alınmaz, elinde olduğunu iddia ettiği kasetler incelenmez diye de düşünüp dururken, bugün gelen bir haberle, bu şahsın geç de olsa sorgulamaya alındığını öğrendim. Bakalım sonucunda neler çıkacak?
SİZ ANNE BABASINIZ, AMCA DEDESİNİZ DEĞİL Mİ?
Hepimizin bildiği gibi on yedi yaşındaki bir gencin, birilerinin desteği olmadan yemesi, içmesi, ayakta kalması ve yakalanamaması mümkün değil. Aklınız sıra sevdiğiniz için kolluyorsunuz Cem’i . Gerçekten seviyor musunuz siz Cem’i? Şu anda ona iyilik mi yapmaktasınız? Bir insanın böyle bir cinayet işlemiş olması, gerçek anlamda “ruh hastası” olduğunun kanıtı değil mi?
Hiç korkmuyor musunuz , tekrar aynı şeyi tekrarlamasından?
Ya da kendisine zarar vermesinden? Bu çocuk normal değil. Bir cinnet geçirip kendini de doğrayabilir, bir başkasını da.
Bu çocuğu gerçekten seviyorsanız, daha fazla geç kalmadan adalete teslim edin, tedavi görmesi için imkan sağlayın. Ailecek acilen yapmanız gereken budur..
Yok olmaya başlayan ailenin de az da olsa yüreğine su serpersiniz böylece.
Hadi…….
Zararın neresinden dönseniz kardır.
Hadi…….
Not: Yüzlerce faili meçhul cinayet var ülkemizde. Senelerdir çözülemedi hiç biri. Tümü sonuca ulaşır inşallah. Geride kalanlar hiç değilse biraz huzur bulur.  Her ne kadar dayanılmaz bir acı olsa da…
Not: Çarşambaya biraz ciddi girdik,cumaya gülmece yaparız kısmetse.
Not: Dört yapraklı Yoncacım geçmiş olsun ,sıkıntılardan tez kurtul ve lütfen en kısa sürede "kikirik" olarak bize ve yazılarına geri dön...