26 Ekim 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
17.01.2003

Ünlü mağazada röntgenci paniği

Dilek Özlem ATAÖNDER/İSTANBUL

İstanbul Acıbadem'deki büyük bir alışveriş merkezinde bulunan ünlü mağazada, bir haftadır röntgenci paniği yaşanıyor. Geçen hafta mağazaya giden Mimar A.K, beğendiği pantolonu denemek için girdiği kabinde, yan kabinin alt kısmından uzatılan küçük video kamerayı görünce dehşet içinde dışarı fırladı.
A.K.'nın yaptığı suç duyurusu üzerine Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı. Kameralı röntgencinin aynı mağazadan gömlek alan bir müşteri olduğu sanılıyor.

KADIKÖY Kazasker'deki bir mühendislik şirketinde proje mimarı olarak çalışan A.K, İstanbul'un tanınmış alışveriş merkezinde yaşadığı dehşet verici olayı şikayet etmek için, geçen pazartesi günü Kadıköy Adliyesi'ne gelerek müracaat savcılığına dilekçe verdi.

GÜVENLİK KAMERASI

A.K, dilekçesinde, geçen hafta perşembe günü Acıbadem'deki alışveriş merkezine gittiğini, burada bulunan ünlü bir mağazadan alış veriş yapmak istediğini belirtti. A.K, dilekçesinde ‘‘Beğendiğim pantolonu denemek için kabine girdim. Bu sırada yan kabinin açık olan alt kısmından el kamerası uzatıldığı gördüm. Şok oldum’’ dedi.

Yaşadığı dehşet ile çığlık atarak kabinden dışarı fırladığını ve hemen mağazanın güvenlik görevlisine başvurduğunu belirten 25 yaşındaki A.K, dilekçesine ‘‘Ben güvenlik görevlisi ile konuşurken bu arada şahıs oradan kaçmış. Tüm olup bitenin sonradan güvenlik kamerasının tespit ettiğini gördük’’ diye devam etti.

Mimar A.K'nın başvurusu üzerine Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı. Savcılığın talimatı ile polis mağazanın güvenlik kamerasının çektiği görüntüleri alıp röntgencinin kimliğini belirlemek için çalışmalara başladı.

Mağaza yetkilileri olayı doğrulayarak bunu bir müşterilerinin gerçekleştirdiğini söyledi. Röntgencinin mağazadan taksit kart ile gömlek alan bir müşteri olması ihtimali ağırlık kazandı. Bu müşterinin kimliğinin tespit edildiği ve bunun polise bildirildiği ifade edildi.

Gizli kameralı fotoğrafçı

Fotoğrafçı Hakan Kütükoğlu, 2001 yılının kasım ayında, stüdyosuna kurduğu gizli kamerayla fotoğraf çektirmeye gelen mankenlerin çıplak görüntülerini çektiği iddiasıyla tutuklanmıştı. Gizli kamerayı fark eden manken Emine Ün'ün hakkında suç duyurusunda bulunduğu Hakan Kütükçüoğlu ‘‘Soyunma odasında, tanesi 50 milyon lira olan mayolar vardı. Kamerayı onların çalınmasını önlemek için çalıştırıyordum’’ diye kendini savunmuştu.

Türk hukukunda tam karşılığı yok

Halk arasındaki adıyla röntgenciliğin Türk hukukunda tam olarak karşılığı bulunmuyor. Olay bir yönüyle TCK 426'da yer alan ‘‘Müstehcen Yayın’’ çerçevesinde değerlendiriliyor. Bu madde sanıklar için 30 milyon liraya kadar para cezası öngörüyor. Eğer yapılan yayında kişilerin yüzü görünüyorsa, olay bu kez ‘‘hakaret, kişilik haklarına saldırı, kişilik haklarının ihlali’’ olarak değerlendiriliyor. TCK 480'de karşılığını bulan bu suçun yaptırımı ise 4,5 yıla kadar hapis. Gizli kamerayla meydana gelen röntgen suçlarına halen meclise sevk edilmeyi bekleyen ceza kanunu taslağında yeni tanımlar ve yaptırımlar getiriliyor.

Boğaziçi'nde mikro kameralı röntgen

Gizli kamerayla röntgenlemek olayının benzeri 2 yıl önce Boğaziçi Üniversitesi Kimya Fakültesi'nde meydana geldi. Okuldan yeni mezun A.T, okulun ikinci katında bulunan kızlar tuvaletinin bitişiğindeki sınıfa 37 ekran bir televizyonu sokarken görevliler tarafından fark edilince kaçtı. Yapılan incelemede sınıftan tuvalete kablo bağlantısı yapılarak mikro kamera yerleştirildiği ortaya çıktı. Olayla ilgili yakalanıp sorgulanan sanık A.T psikolojik problemleri olduğunu, akrabalarından çekindiği için tedavi göremediğini, çekimleri sadece kendi seyri için çektiğini anlattı. Sarıyer Cumhuriyet Savcısı, sanık A.T'yi 22,5 milyon lira ön ödeme çıkararak serbest bıraktı.

En büyük ceza yakalanması

Halk arasında röntgencilik olarak bilinen olayın kahramanı kişiler, psikologlara göre ‘‘hasta’’ tanımına giriyor. Uzmanlar, gizli kamera ya da gizlice seyir şeklinde gerçekleşen davranışlarla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: ‘‘Her insan karşısında gördüğü güzel objeye bakabilir. Kişi bunu arzusu dışında gizli gizli yapıyorsa bu hastalıktır. Röntgencilikle merak birbirine karıştırılmamalıdır. Yolda yürürken veya evinizin balkonunda dışarıyı seyrederken gözünüze perdesi açık bir ev takıldığında merak edip de bakmış olabilirsiniz. Ancak insanların özel yaşamına girerek onları sürekli gözetliyorsanız, bu bir hastalık halini alıyor.’’

Röntgenciliğin kökeni çocukluğa kadar iniyor

Psikiyatristler, röntgenciliğin kökenlerinin kişinin çocukluk döneminde başlayan çözülmemiş cinsel sorunlardan kaynaklandığını söylüyorlar. Psikolojide ‘‘çözülmemiş cinsel saplantı’’ olarak tanımlanan konuyla ilgili olarak bir uzman ‘‘Röntgencilik tedavisi için seyrek başvuru olur. Çünkü kişi bunu herkesten saklar. Bir röntgencinin alabileceği en büyük ceza ise ailesine veya çevresindekilere yakalanmasıdır’’ dedi. Bir başka psikolog ise ‘‘Kişi yasak olan bir şeyi seyrederken hem korku yaşar, hem de bundan haz duyar’ değerlendirmesini yaptı.