|
||
| Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi | ||
"Bu ceza idamdan daha ağır" |
||
| A.A |
||
| İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Danıştay saldırısı davasının 1. Ergenekon davasıyla birleştirilmesine karar verdi. Duruşmaya katılan tutuksuz sanıklardan eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, savunmasında " Bu, bana vereceğiniz idam cezasından daha ağırdır" dedi. | ||
| PROTESTODAN FOTOĞRAFLAR Emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu 86 sanıklı birinci “Ergenekon” davasının 52 günlük aranın ardından yeniden başladı. Duruşmada, bu dava ile Danıştay üyeleri ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırıya ilişkin 8 sanıklı dava birleştirildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda görülen birinci “Ergenekon” davasının 102. duruşması başladı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve İP Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu 25 tutuklu sanık katıldı. Duruşmada ayrıca tutuksuz sanıklardan eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ve Güler Kömürcü Öztürk de hazır bulundu. Salonda, Danıştay üyeleri ve Cumhuriyet Gazetesine yönelik saldırıya ilişkin davanın tutuklu sanıklarından Alpaslan Arslan, İsmail Sağır ve Tekin Irşi de yer aldı. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, birinci “Ergenekon” davası ile Danıştay üyeleri ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırıya ilişkin dava dosyalarının birleştirildiğini açıkladı. İşçi Partili sanıklar birleştirme kararını protesto etmek için salonu terk etti. " İDAM CEZASINDAN DAHA AĞIRDIR" Birinci “Ergenekon” davası kapsamında tutuksuz yargılanan eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu, “Türban kararı nedeniyle Danıştay hakimini katledenlerle yargılanmaktayım. Bu, bana vereceğiniz idam cezasından daha ağırdır” dedi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada söz alan tutuksuz sanık Alemdaroğlu, savunmasında belirttiği gibi “en büyük suçunun, rektörlüğü sırasında türban ile ilgili aldığı karar olduğunu” ifade ederek, şunları söyledi: “Ben türban darbesi yapmıştım. Üniversitede türban takılmasını açık ve kapalı alanlarda yasakladım. İki defa TBMM'de sorgulandım, aklandım. Şu anda ben türban kararı nedeniyle Danıştay hakimini katledenlerle yargılanmaktayım. Bu, bana vereceğiniz idam cezasından daha ağırdır.” Alemdaroğlu'nun bu sözlerini alkışlayan bazı izleyicileri, Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, “Duruşma salonunun ahengini bozmayın” diyerek uyardı. Duruşmada söz alan Alemdaroğlu'nun avukatı Metin Çetinbaş ise yarım bıraktığı yazılı savunmasına 433. sayfadan itibaren devam etmek istediğini belirterek, sözlerine başladı. Çetinbaş, savunmasına başlamadan önce duruşma salonunun çok sıcak olduğunu belirtince Başkan Şengün, mahkemenin bu sorunu çözmeye çalıştığını ifade etti. İTİRAZLARA RED İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda görülen davanın bugünkü 102. duruşmasında, sanık avukatları tarafından usule ilişkin itirazlar dile getirildi. Tutuksuz sanık eski İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'nun avukatı Metin Çetinbaş, soruşturma ve yargılama safhasının takip edilemez hale geldiğini, dava dosyalarının 1000 klasörü geçtiğini ifade ederek, 2 dava arasında hukuki ve somut bir ilişki bulunmadığını savundu. Bu davaların birleştirilmesinin Danıştay üyelerine ve Cumhuriyet gazetesine saldırılara ilişkin davanın sanıklarının lehine olacağını savunan Çetinbaş, “Bu davayı tamamlamaya ne sizin ne de bizim ömrümüzün yetmeyeceği biraz hukuktan anlayan herkes tarafından bilinmektedir. Bu davaları ayırın. Buna yetkiniz var. Sorumluluk alın” diye konuştu. Tutuklu sanık İsmail Yıldız'ın avukatı Dursun Yaslıkaya da “Ergenekon” davasının Cumhuriyet Savcıları tarafından yaratıldığını ileri sürerek, “Ergenekon”da 1, 2 ve 3. davalarının birleştirilmesi ve bütün sanıkların 3 iddianame üzerinden yeniden savunmalarını yapmaları gerektiğini söyledi. Tutuklu sanık Sevgi Erenerol'un avukatı Vural Ergül de heyetin incelemesi gereken evrakın yaklaşık 500 bin sayfayı bulduğunu, yargılamanın fiilen imkansız hale geldiğini belirterek, 2 davanın ayrılmasının daha uygun olacağını kaydetti. Sanık İsmail Yıldız da son dönemde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun açıklamalarını yakından takip ettiğini belirterek, “Bu süreçte hükümetin heyetinizi ve savcıları desteklediğini gördük. Sizler, hükümetin bizleri cezalandırmak için görevlendirdiği memurlar gibi oldunuz. Ben bir sanığım. Adalet bekliyorum ve bu süreçte hükümetin gölgesinin olmasını istemiyorum” diye konuştu. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel ise bu aşamada 2 davanın ayrılması kararına yapılan itirazların reddedilmesini istedi. |