|
||
| Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi | ||
Bülent Ersoy’a kilitlendik |
||
| Ömür GEDİK |
||
| Salı akşamı son derece orijinal ve unutamayacağım bir gece yaşadım. | ||
| Bodrum’da bir akşam yemeğinde Bülent Ersoy’la birlikteydik. Ben bir süklüm püklümüm ki anlatamam. “Canım kızım, gelinimiz, neyin var?” diyor, sesim çıkmıyor. “ıyiyim, teşekkür ederim” diyorum ama aynen bir kedi gibi. Kendimi tanıyamıyorum, korkuyla karışık saygı böyle bir şey herhalde. Korkum Popstar Alaturka izlenimlerimden... Divanın diğer heyet-i umumiye üyelerine attığı fırçalara denk gelmeyeniniz yoktur herhalde. Ben de korkuyorum işte, yanlış bir şey söylerim diye... Saygının nedenini açıklamama gerek yok sanırım. Karşımda Türkiye’nin en güçlü sesi, divası var. Tek bir notaya yanlış basmışlığını duyanımız yok. Fazla söze ne hacet! Bülent Ersoy ilerleyen dakikalarda “Bak seni çok beğendim, güzel kızsın, ben güzel insanlara bayılırım” deyince bendeki korku biraz hafifliyor, saygımın yanına sevgi ekleniyor, gidip boynuna sarılasım geliyor. Yapmıyorum tabii. ıyi ki de yapmamışım, çünkü sonradan öğreniyorum ki dokunmayı, dokunulmayı, vıcık vıcık olmayı pek sevmezmiş. Neyse sohbet ilerliyor, laf lafı açıyor. Bülent Ersoy kitap gibi. Neler anlatıyor neler. ışte size onun ağzından birer cümlelik özetler, faydalı hap bilgiler: Batı müziğinde iki ses arası ikiye bölünürken, sanat müziğinde dokuza bölünüyor. Bu da doğal olarak Türk sanat müziğini makam olarak sayıca daha zengin hale getiriyor. Türk sanat müziğinde mevcut 500, icra edilen 100’ün üzerinde makam var. TRT arşivinde yaklaşık 52 bin Türk sanat müziği eseri bulunuyor. Bir sanatçının değeri, repertuvarı ve ne kadar çok şarkı bildiğiyle ölçülüyor. Sadece kendi şarkılarını söyleyebilmek yetmiyor yani... Burada durayım ve o anlattıkça ille de rock, ille de pop diyen bendenizin Türk sanat müziğine bakışının değiştiğini itiraf edeyim. Gecenin kalanında Müzeyyen Senar’dan Sezen Aksu’ya, Orhan Gencebay’a, Osmantan Erkır’a, Sibel Can’a, Popstar Alaturka’ya kadar uzanan özel sohbetler de o altı kişilik dost masasında ve bende kalacak tabii. Tek söyleyebileceğim, o gece herkesin büyülenmiş bir şekilde Bülent Ersoy’un hoş ve dolu sohbetine kilitlendiği ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadığı. Saat sabahın dördüydü, biz masadan zorla ve istemeyerek kalktık. Bülent Ersoy’la sabahlamak böyle bir şey işte. Boşuna ağlamıyorsunuz Küçük Tayga’mız yaz okulu için Londra’ya gitti. Pazartesi sabahı onu alandan yolcu ederken ağla ağla bir hal oldum. Ayrılık zor. ınsan kendini tutamıyor. Havaalanlarında sarılıp ağlaşanlara tuhaf tuhaf bakmayın diye yazıyorum. Onu yolcu ettikten sonra aynı akşam Bodrum’a gittiğimde şişmiş gözlerime başka açıklama geldi ama. Sevgili dostum Ayfer Toprak, bu hafta başını herkesin ağlayarak geçirdiğini söyledi. Astrologlar uyarmış, güneşin konumu nedeniyle bu aralar herkes sulugözlüymüş. Son birkaç gündür sizin de ruh haliniz parçalı bulutluysa, fazlaca ağlıyorsanız eğer üzülmeyin, güneştendir! Los Angeles buluşması Dün Tamer Karadağlı aradı. Arzu Balkan ile birlikte Los Angeles’talar. Onlarınki ikinci balayı mıdır bilemiyorum artık. Ama tekrar birlikte olmaları tabii ki önce minik Zeyno, sonra da onlar için sevindirici. Bir aldatan bir daha yapar derler ama Tamer’in bu kuralı bozacağına inanıyorum. Arzu’yu da çok sevdiğim için şöyle yazayım; umarım haklı çıkarım ve hatta kısa sürede Zeyno’ya bir kardeş bile gelir. Biz de geçen sefer olduğu gibi evlerine bebek sevmeye gider ve Tamer’in o nefis spagettisinden yeriz hep birlikte. Neyse geleyim sadede... Tamer, Los Angeles’ta sevgili Rahman Altın’la beraberdi. Rahman bildiğiniz gibi ünlü bir besteci, aranjör, tam bir müzik dehası. Film müziği denince akla ilk gelen isimlerden. Nefis müzikleriyle ödüller alan Cenneti Beklerken’de imzası var desem yeterli olur herhalde. Rahman, müzik çalışmalarına 1,5 yıldır Los Angeles’ta devam ediyor. ıstanbul’daki stüdyoyu da kapatmamış ama, arada gidip geliyor. Tamer’den sonra onunla konuştuk. Melekler şehrinde güzel işler yapmış. Dreamworks’ün ‘Monsters vs Aliens’ filminin, X-box, Playstation-3, Wii ve PC için olan oyununun müzikleri ona ait. Oyun, yazılar ve diğer her şey başlamadan onun müzikleri ile açılıyor. Bu iş için Hans Zimmer’ın şirketinde Zimmer ile çalışmış. 150 milyon dolarlık projede yazdığı müzikleri canlı orkestra çalmış ve işleri zamanında veren ve hiçbir revizyon almadan kabul edilen sadece Rahman olmuş. Rahman Altın deyince tabii bir de Uzak ıhtimal’den söz etmek gerek. şu ana kadar gösterildiği festivallerden ödüllerle dönen filmin müzikleri ona ait. Rahman bu filmin müzikleri için dünyanın en iyi çellistlerinden biri sayılan “Stephen Erdody” ile çalıştı. Uzak ıhtimal’den sık sık bu köşede söz ediyorum. Bir rahibe ve müezzinin aşkını anlatan bu sıra dışı film sonbaharda vizyonda olacak. |