|
||
| Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi | ||
İstanbul Fashion Week’e ilk adım |
||
| Melike Karakartal |
||
| New York, Paris, Milano moda haftaları var da neden bizim yok? | ||
| Sorarım size, neden yok? Neyse ki bu soruyu sadece ben değil, böyle bir moda haftasını gerçek kılabilecek bir hareketi başlatma gücüne sahip birileri de sormuş! Kimler mi? İTKİB ve Moda Tasarımcıları Derneği. Bu iki güç bir araya gelmiş, nefis bir işe kalkışmış. Bu öyle bir iş ki, ağustos ayında İstanbul’da moda konusunda pek önemli dört gün yaşanacak. Eğer bu organizasyon kapsamında Türk moda tasarımcıları ve tekstil markaları güç birliği yapmayı başarırsa, önümüzdeki yıllarda İstanbul’un da dünya moda sahnesinde esamisi okunan bir moda haftası olması yolunda büyük adımlar atılması sağlanacak. 26-29 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek organizasyonun ismi İstanbul Fashion Days. Dört gün boyunca İTÜ Taşkışla kampusu bu organizasyon için bir moda merkezine dönüşecek. Okulun birinci katı fuar, ikinci katındaki koridorlar ise defile alanı olarak kullanılacak. Peki ne olacak bu dört gün içinde? Öncelikle, bu etkinliğin üç ayağı var, önce onları sıralamalı. Birincisi, Genç Moda Tasarımcıları Yarışması. 17 yıldır düzenlenen bu yarışma bu sene “Koza” ismini almış. İkincisi, geçen yıl ilk defa düzenlenen “Fashion Lab”. Bu etkinlikte Türkiye’nin önde gelen moda tasarımcıları, 2010 yaz koleksiyonlarını sunacak. Brandist’te ise yaklaşık 15 hazır giyim markası, üç gün boyunca 2010 yaz koleksiyonlarını sergileyecek. Aslında özetle, bu etkinlik süresince Türkiye’de bulunan en önemli moda tasarımcıları ve tekstil markaları art arda defileler düzenleyecek. Bu da Türk modası ve tekstil dünyasının kendini dünyaya sunabilmesi için önemli bir fırsat şüphesiz. Türk moda tasarımcılarının çoğu, bu organizasyon için güçlerini birleştirmiş durumda. Şimdi sıra Türk tekstil markalarında. Bence hepsi koşarak gitmeli bu etkinliğe. Tabii tüm koleksiyonlarını dünyanın sayılı büyük modaevlerinin ürünlerini bire bir kopyalayarak üreten markaların işi zor. Biraz özgünlük lazım ki, dünyaya “Bak bu da benim malım” diye gösterebilesin... İTKİB ve MTD’nin hedefi, beş yıl içinde İstanbul’u dünyanın en önemli başkentlerinden biri olarak dünya moda ajandasına kaydetmek. Bunu söylemek bile insanı heyecanlandırıyor... İstanbul Fashion Days’e katılmak demek, Türk moda endüstrisinin gövde gösterisi yapmasına, Türkiye’nin moda tasarımı konusunda ve marka anlamında hem sınırlarımız içinde, hem de uluslararası platformda bir “güç” olduğunu kanıtlaması demek. Dolayısıyla sözüm siz sevgili pek ünlü ve özgün Türk tekstil markalarına... Öncelikle www.itkib.org.tr’ye ya da www.istanbulfashiondays.com’a bir göz atmaya, sonra da bu moda günlerine katılmak için harekete geçmeye ne dersiniz? Bu konuya ilgi göstermeyenleri kırbaçlayarak cezalandıracağım. Deniz Seki’ye üzülenler! Neredesiniz? Neredesiniz sahi? Tutukevindeki ilk günlerinde yazı üstüne yazı, destek üstüne destek, tartışma üstüne tartışma döndü medyada. Bodrum-Çeşme sahillerine daldık, Deniz’i unuttuk. Peki Deniz ne yapıyor tutuk-evinde, haberiniz var mı? Yok. O halde anlatayım biraz... Deniz bir süre önce beste yapabilmek için kayıt cihazı istemişti. Henüz izin çıkmamış. Şimdilik tek çare kağıt-kalem. Aklına gelenleri bir kenara yazıyormuş. Tutukevinde kalan herkesin büyük sevgisini kazanmış, onların “Güzin Abla”sı olmuş, derdi, sıkıntısı olan ona anlatıyormuş. O da elinden geldiğince tavsiye veriyor, konuşuyormuş. Sonra, bol bol kitap okuyormuş. Tutukevinin kütüphanesi ona gelen kitaplar sayesinde zenginleşmiş. Elbette bunların hepsi hayata tutunma çabaları. Deniz çok, çok mutsuz... 1 Ekim’e kadar gün sayıyor, yargılanmayı bekliyor. Kısa bir süre önce menajeri ve ailesi yargılanacağı güne dek aylar boyunca tutukevinde bulundurulması konusuyla ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuşlardı. Tabii ne yapılırsa yapılsın Deniz’in aylar süren esaretinin faturasını kimse ödeyemeyecek... Merak ediyorum, “Deniz’e destek olalım” trend miydi yoksa gerçek mi? |