23 Kasım 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
10.06.2009

İşte 10 kişiyi öldüren bomba

DHA - A.A

Diyarbakır'da yaklaşık 3 yıl önce 7'si çocuk 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamayı planlayıp gerçekleştirdikleri gerekçesiyle tutuklanan 3 sanıktan 2'si hakkında 11'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 625'er yıl, 1 sanığın da 845 yıla kadar hapsi istendi.
İŞTE 10 KİŞİYİ ÖLDÜREN BOMBANIN FOTOĞRAFLARI
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Bağlar ilçesi Koşuyolu Caddesi'nde 12 Eylül 2006 günü meydana gelen ve 7'si çocuk 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan “Koşuyolu katliamı” ile ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamlandı.

Özel yetkili bir savcı tarafından hazırlanan 32 sayfalık iddianame, 5. Ağır Ceza Mahkemesine sunuldu. İddianame, mahkemece kabul edildi.

TİT ARAŞTIRILDI

İddianamede, olay yerinden elde edilen el yapımı bomba düzeneğine ilişkin parçalar ile bir internet sitesinde yayımlanan bomba düzeneğine ilişkin fotoğrafların karşılaştırıldığı ve yapılan incelemede kullanılan malzemelerin birbirinin aynısının olduğunun tespit edildiği belirtildi.
Olayı üstlenen Türk İntikam Tugayı (TİT) internet sitesi hakkında da araştırma yapan Savcılık, bu sitenin olaydan kısa bir süre öncesinde oluşturulduğu ve patlamadan bir gün sonra yayından kaldırıldığını belirledi.
İnternet sitesinde patlamada kullanıldığı belirlenen bombanın nasıl yapıldığına ilişkin fotoğrafların bulunduğu ve fotoğrafların altında ise “Ölen her Türk askeri için 10 sivil Kürt'ü öldüreceğiz” şeklinde provoke edici sözlerin yer aldığı bildirildi.

BANYODAKİ MOZAİK ZEMİN OLAYI ÇÖZDÜ

Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne yapılan bir ihbar sonucunda soruşturmayı derinleştiren Savcılık, sanıklardan Burhan Güneş ve Murat Ekin'in kaldığı evde yapılan aramada ele geçirilen fotoğrafları incelemeye aldı.
Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü'nün fotoğraflarla ilgili hazırladığı raporda, bombanın hazırlanışı sırasında çekilen ve internet sitesine aktarılan fotoğrafta yer alan mozaik zemin ile sanıkların evindeki mozaik zeminin bir kısmında bulunan taşların şekil ve dizaynlarının aynı olduğu belirtildi.

SANIKLARIN ÖRGÜTSEL BAĞLANTISI

İddianamede, alınan mahkeme kararıyla sanıklar Burhan Güneş ve Murat Ekin'in evinde yapılan aramada bazı örgütsel dokümanların ele geçirildiği kaydedildi. Savcılık, Burhan Güneş'in çektiği video dosyalarına da el koydu.

Video dosyalarının birinde, bazı kişilerin 3 çocuğa terör örgütü lehine slogan attırdıkları tespit edildi.

Yapılan incelemede, Burhan Güneş ve Murat Ekin'in daha önce terör örgütü PKK adına faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle tutuklanıp bir süre ceza evinde kaldıkları belirlendi.

EYLEMİ PLANLADI

Sanıklardan Hikmet Topal'ın eylemi planlayan ve bombayı patlatan kişi olduğu belirtilen iddianamede, sanığın, terör örgütü PKK'nın amacı ve hedefleri doğrultusunda güvenlik güçlerini hedef alarak, bombayı patlattığı bildirildi.

Sanık Hikmet Topal'ın küçük yaştan itibaren bayramlarda satılan patlayıcılara büyük ilgi duyduğu kaydedilen iddianamede, sanığın olayda kullanılan patlayıcıyı hazırlama fikrinin ise patlayıcı kullanarak gerçekleştirdiği balık avlama yönteminden kaynaklandığı anlatıldı.

İddianamede, sanıklar Hikmet Topal ve Burhan Güneş'in su şişesine hazırlanmış el yapımı bomba ile balık avlarken çekilmiş görüntülerinin yer aldığı Cd'de Hikmet Topal'ın, balık avlarken patlattığı patlayıcının ardından Burhan Güneş'e “Bu sesi hatırlıyor musun?” diye sorup gülerek, “Bu bir katliam oldu” gibi ifadeler kullandığı kaydedildi.

Savcılık, ayrıca sanık Hikmet Topal'ın internet üzerinden e-mail yoluyla irtibatlı olduğu kişilere gönderdiği dosyaların içeriklerini de inceledi.
Kayıtlı dosyaların birinde sanığın, üniversite döneminde kendisine MİT, jandarma ve polis ile irtibatlı olduğuna dair iftira atıldığını, kendisinin de üniversite içerisinde terör örgütü adına faaliyet yürüten üst düzey kişilere ulaşarak, kendisini temize çıkardığını anlattığı yer aldı.

OLAYDA A-4 PATLAYICI KULLANILDI

İddianamede, sanık Hikmet Topal'ın savunmasında olayda kullanılan patlayıcının el yapımı bomba olduğunu anlattığı, ancak Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün raporuna göre, söz konusu patlayıcının tahrip gücü yüksek A-4 plastik patlayıcı olduğu belirlendi.
Söz konusu raporda, bu tür bir patlayıcının Türkiye'de sadece terör örgütü PKK tarafından kullanıldığı, sanıkların da bu patlayıcıyı örgüt bağlantısı olmadan hiçbir yerden temin etmelerinin mümkün olmadığı kaydedildi.

PARMAĞINI BANTLAYIP, 3-4 GÖMLEK GİYDİ

İddianamede, sanık Hikmet Topal'ın bombayı, Koşuyolu Caddesi'ne, halkın evlerine çekilip caddenin sakinleştiği gece saat 24.00 sıralarında koymayı hesapladığı, ancak Koşuyolu Parkı önünde polis araçlarının uygulama yaptığını görünce eylemi yapmaya karar verdiği anlatıldı.
Sanık Hikmet Topal'ın evden çıkmadan önce termos içerisine yerleştirilen bombanın üzerinde parmak izinin kalmaması için işaret parmağına bant yapıştırdığı ve tanınmamak amacıyla 3-4 gömlek ile başına şapka giydiği belirtildi.

PATLAMAYI BALKONDAN İZLEDİ

Sanık Hikmet Topal ve Burhan Güneş'in birlikte evden ayrıldıkları ve Hikmet Topal'ın Burhan Güneş'i Koşuyolu Parkı'nda kaybettiği kaydedilen iddianamede, sanık Hikmet Topal'ın termostaki bombayla polislerin uygulama yaptığı bölgeye doğru yürüdüğü, polislerin uygulamalarını bitirip bölgeden ayrıldığını görünce bombayı parkın birinci kapısı ile Yunus Emre İlköğretim Okulu arasındaki duvarın kenarına bıraktığına yer verildi.

Yolun karşı tarafındaki bir sokağa giren Hikmet Topal'ın burada üzerindeki gömlekleri çıkardığı ve parkın karşısında bulunan evine gidip balkondan olayı izlediği kaydedildi.

Kardeşinin evde olmadığını gören Hikmet Topal'ın kardeşinin Koşuyolu Caddesi'nde olabileceği düşüncesiyle telefonla aradığı ve Huzurevleri Semti'ndeki bir kahvehanede “okey” oynadığını öğrendikten sonra yeniden bombaya yoğunlaştığı belirtildi.

TERMOSU 14 YAŞINDAKİ ÇOCUK ALDI

Sanık Hikmet Topal'ın balkonda, duvarın kenarına bıraktığı, içerisinde A-4 plastik patlayıcı bulunan termosu patlatmak için polis aracının geçişini beklediği sırada, parktan çıkan 14 yaşındaki Hasan Marangoz'un duvar kenarına bırakılan termosu merak ederek alıp uzaklaştığı kaydedilen iddianamede, sanığın termosun yerinde olmadığını görünce, bombanın mekanizmasını çalıştıran telsizin düğmesine bastığı ve bombayı patlattığı bildirildi.

Patlamanın ardından sanık Hikmet Topal'ın odaya girdiği, ailesinin ise balkona çıkarak, patlamayı izlediği kaydedildi.

Hikmet Topal, ifadesinde, bu sırada balkona çıkan annesinin olayı gerçekleştirenlere lanet okuduğunu anlattı.

TİT OLARAK ÜSTLENİLDİ

İddianamede, sanıklar Hikmet Topal, Burhan Güneş ve Murat Ekin'in olaydan 1 gün sonra buluştukları bir internet kafede, bombanın hazırlanışı sırasında çekilen fotoğrafları, açmış oldukları bir internet sitesine aktardıkları ve olayı TİT adına üstlendikleri yer aldı.

EYLEMİ DAĞITIM İZNİNE GELDİĞİNDE YAPTI

Sanık Hikmet Topal'ın, saldırıyı asteğmen olarak askerliğini yaparken dağıtım izni için geldiği sırada yaptığı bildirildi.
İddianamede, sanık Hikmet Topal'ın alınan ilk savunmasında, olayı acemi eğitimini yaptığı askeri birlikte görevli “Üsteğmen A.Ş”nin talimatları ve Diyarbakır'da soy ismini bilmediği “Astsubay Sedat” isimli kişinin yardımıyla gerçekleştirdiğini öne sürdüğü, ancak yapılan araştırmada, sanığın iddialarının doğru olmadığının anlaşıldığı belirtildi.
Sanık Hikmet Topal'ın daha sonra verdiği ek savunmada ise bu şekilde isimler vermesinin nedeninin hedef saptırmak ve kafa karışıklığına yol açmak olduğunu ifade ederek, asker kişilerle ilgili beyanlarının doğru olmadığını anlattığı kaydedildi.

İZMİR'DE 3 EYLEM

Sanık Hikmet Topal'ın İzmir'de asteğmen olarak askerliğini yaptığı sırada 3 bombalı eylem gerçekleştirdiği de belirtildi.
Hikmet Topal'ın İzmir'deki eylemlerde bombalardan birinin patlamadığını, ancak diğer 2 bombanın patladığını anlattığı bildirildi.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyanın İzmir'deki 3 eylemle ilgili bölümünü İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.

CEZA İSTEMİ

İddianamede, sanıklar Hikmet Topal ve Burhan Güneş hakkında, TCK'nın “Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma” suçundan 1'er kez, “Kasten adam öldürme” suçundan da 10'ar kez olmak üzere 11'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile “Kasten adam öldürmeye teşebbüs”, “Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması” ve “Mala zarar verme” suçlarından da 625'er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi.

Diğer sanık Murat Ekin'in de olayda kullanılan bombanın hazırlanması eylemine katıldığı gerekçesiyle aynı suçlardan 845 yıla kadar hapsi istendi.
Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde başlanacak.