29 Temmuz 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
02.05.2009

'Belim ağrıyor' deyip geçmeyin

Bülent KATARCI

Beliniz ağrıyorsa altı hafta bekleyin
EGE Üniversitesi Tıp Fakültesi Aneztezi ve Rehabilitasyon Kliniği Ağrı Bölümü Başkanı Prof. Dr. İbrahim Yegül, bel ağrısı konusunda uyarıda bulundu. Prof. Dr. Yegül, belin 6 haftada kendini doğal olarak iyileştireceğini ağrıların kendiliğinden geçeceğini bildirildi.

Bel ağrılarının yüzde 90'ını hiçbir şey yapmadan doğanın iyileştirdiğini, hastalara bu süreyi vermek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. İbrahim Yegül, "Akşam belim ağrıdı gidip film çektireyim. Bunun hiçbir anlamı yok. Altı hafta geçmeden film dahi çekilmemeli. Çünkü bu da bir ekonomik kayıp, üstelik vücut radyasyon da alıyor. Örneğin; evli bir kadının adedi gecikmiş, hamile olduğunu bilmiyor. Belim ağrıyor diye gidip BT çektiriyor. O zaman bebeği aldırmak zorundasınız. Bel ağrılarının yüzde 13'ü saklorik eklem, kalça ağrısı ile başlıyor. Yüzde 15'i fasek eklemlerden yüzde 39'u disklerden kaynaklanır. Yani yüzde 67'sinin sebebi kaslardır. Bazı kaslar bel fıtığını taklit eder. Bel ağrısı sağlık sorununda ikinci sırada yer almaktadır. Burada yapılan yanlış ve gereksiz tedaviler çok önemlidir" dedi.

Yatmak çok zararlı

Prof. Dr. Yegül, Avrupa ülkelerinde bel ağrıları ve bel fıtığı için bir gün bile istirahat verilmezken, bizde 15-20 gün verilen istirahatin vücut sağlığına korkunç derecede zarar verdiğini belirterek, şunları söyledi:

"Uzun süre yatak istirahati vucütta zayıf doku beslenmesi oluyor. Metabolizma deprese olup, kemik minarel yapısı azalıyor. Bir gün dahi yattığınızda kas gücünden yüzde 3 kayıp oluyor, bir haftada ise yüzde 20'sini kayboluyor. Bu da yorgunluğu arttırıp, direnci azaltır ve iyileşmeyi yavaşlatır. Ayrıca, vücutta ödem oluşup, anemi ve tramboz meydana gelir, kardiyovasküler bozulur, kanın yavaşlamasına bağlı olarak, endokrin sorunu başlar. Direnç azalınca psikoloji çöker, ağrıya tolerans azalır."

Onlar artık duyuyor

İZMİR Büyükşehir Belediyesine bağlı Eşrefpaşa Hastanesi, aralarında çocukların da bulunduğu sosyal güvencesi olmayan 75 kişiye işitme cihazı taktı. Başhekim Prof. Dr. Hülya Güven, "Başkanımız Aziz Kocaoğlu, özellikle sağlığa önem veriyor. Sosyal güvencesi olmayan ve yıllardır duymayan kişiler bu cihazlar sayesinde duymaya başladı. En küçüğü 3, en büyük de 83 yaşında olmak üzere 75 kişiye işitme cihazı takıldı. Bugüne kadar üç kampanya düzenledik. Şimdi bu kişiler hayatlarını daha sosyal ve kaliteli geçiriyor. Başkanımızın tek arzusu 'duymayan kimse kalmasın, herkes duysun' diyor. Bizde bu sosyal çalışmayı büyüterek sürdürüyoruz" dedi.

Gözde erken tanı önemli

TÜRK Oftalmoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Bozyaka Hastanesi Göz Kliniği Retina Bölümü'nden Op. Dr. Alp Alaluf, göz tansiyonu (glokom), göz tembelliği ve sarı nokta hastalığı konusuna dikkat çekti.

9 yaşını geçtikten sonra anne ve babaların dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Dr. Alaluf, "Göz tembelliği ne kadar erken yaşta saptanırsa tedavi o kadar başarılı olur. Örneğin; 3 yaşında hastalık tespit edilirse sadece gözlükle ve kapama tedavisi ile çocuğun görmesi açılabilir. On çocuğun hayat boyu göz tembelliğinden kurtarılması bile bizi çok mutlu eder" dedi.

Şeker hastaları dikkat

Dr. Alp Alaluf şeker hastalarında göz tansiyonunun oluşabileceğine ve erken tanının öneminin altını çizerek şunları söyledi:
"Göz tansiyonu öyle bir hastalık ki, hasta görmemeye başlıyor ve son aşamada bize geliyor. Hasta görmemeye başladı mı ne yapsa bunun önüne geçemez. Kişide şeker varsa hastalık gözüne vurur. Bizim işimiz diyabetik hastalar. Şeker hastalarının da rutin kontrolü gerekiyor."

Gözde şimşek çakması

Retina yırtığının gözün içinde şimşek çarpması oluşturduğunu, gözün arka tabakasında ağrı yapmadığını belirten Dr. Alaluf, "Retina rahatsızlığında hasta hiç bir zaman bize ağrıyla gelmez. Şimşek çarpmaları gece daha çok fark edilir. Böyle hastaların mutlaka muayene olması gerekir. Retina yırtığının bulgusu olabilir. Erken saptanırsa, lazerle tedavi şansı olabilir. Sarı nokta hastalığıyla tıp tedavi yöntemlerini gelirtirdi. Tabii, bunlarda da erken tanı çok önemli. Lazer ve iğne tedavisi ile güzel sonuç almak mümkün" diye konuştu.