03
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
12.11.2002

Vahşeti seyreden polislere dava

Neşet KARADAĞ/ADANA

Adana'da işsiz Aydın Kara'nın nikahsız eşi Ayşegül Porsuk'u yere yatırıp 52 yerinden bıçaklaması sırasında müdahale yerine olayı sadece izledikleri iddiasıyla 1'i emniyet amiri, 1'i başkomiser 10 emniyet görevlisi hakkında 'görevi ihmal' suçundan 3 aydan 1 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle dava açıldı. Adana Cumhuriyet Başsavcı Vekili Vedat Menteş, polis memurlarının olayda silah kullanma yetkisi bulunurken olaya seyirci kaldıklarını belirtti.
Dumlupınar Mahallesi 70'inci Sokak'ta 10 Ekim'de yaşanan vahşetin medyada geniş yer almasından sonra, Emniyet Genel Müdürlüğü müfettişleri, vahşeti seyrettikleri iddiası ile olay yerinde bulunan polisler hakkında idari soruşturma başlattı. Emniyet Amiri Zülfükar Sökmen ile 9 emniyet görevlisi açığa alındı. 19 emniyet görevlisi hakkında dava açılması için dosya Adana Valiliği'ne gönderildi. Açığa alınan emniyet görevlileri soruşturmadan kısa süre sonra görevlerinin başına döndü.Valilik tarafından Cumhuriyet Savcılığına gönderilen dosyayı inceleyen Adana Cumhuriyet Başsavcı Vekili Vedat Menteş, Emniyet Amiri Zülfükar Sökmen, Başkomiser Mehmet Topçu, polis memurları Yaşar Sağlam, Seyfettin Aydoğan, Ayhan Doğan, Erdoğan Uyduran, Mehmet Aytemiz, Selahattin Baloğulları, Atakan Sarıoğlu ve Faruk Tok hakkında görevi ihmal suçundan TCK'nın 230'ncu maddesi uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. Başsavcı Vekili Menteş ayrıca, idari soruşturma iznine gerek duyulmayan Asayiş Şube Müdürlüğü'nde görevli komiserler Ömer Akkaya, Yasin Cingöz, polis memurları Hakan Tuna, Hacı Gökçeli, Ömer Dölek, Zeynel Avcı, Haşim Özmen, Yasin Yavuz ve H.Bayram Kızıl hakkında takipsizlik kararı verdi.''SİLAH KULLANMA ŞARTI DOĞMUŞTU''Başsavcı Vekili Menteş, soruşturma dosyasında polislerin dakika dakika telsiz konuşmalarına yer verdi. Olayın saat 14.27'de 'Polis İmdat 155'e bildirildiğini, 2 dakika içinde olayla ilgili 6 ayrı telefon ihbarının yapıldığını belirten Menteş, 2 bin 559 Sayılı Polis Vazife ve Selahiyat Kanunu'na göre polisin olayda silah kullanma şartlarının doğduğunu anlattı. Olay yerindeki polis amirlerinin silah kullanma taktirlerini kullanmasalar da olayın şekil ve şartlarına göre değerlendirme yapıp silah kullanmadan da en kısa sürede Ayşegül Porsuk'u eşinin elinden kurtarabilme imkanlarının bulunduğunu ifade eden Savcı Menteş iddianamesinde şöyle dedi:POLİSLER SEYRETTİ''Mağdureyi kurtarmak için her ekipte çelik yelek ve teçhizat olup en azından cop ve zor kullanma yetkilerini kullanabilirlerdi. Polis Okulu ve Polis Akademisi'ndeki eğitimlerde judo, karate ve yakın döğüş ile suçluyu etkisiz hale getirme bilgilerine sahipler. Sorumluluk almamak, suçlu duruma düşmemek için ikna yolunu seçmiş. Polisin kendisine verilen yetkiyi kullanarak mağdureyi kurtarması gerekirken yapılmadığı, yönlendirme yoluna gidilmeyerek sanıkların gözleri önünde cereyan eden müteaddit bıçaklama olayına da seyirci kalmakla görevlerini ihmal ettikleri anlaşılmıştır.''''OĞLU İÇİN SİLAH KULLANILMADI''Adana 8'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde 24 Mart 2003 tarihinde tutuksuz yargılanmaya başlayacak sanıklardan Emniyet Amiri Zülfükar Sökmen, olayla ilgili yapılan soruşturma sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü müfettişlerine verdiği ifadede olayın abartıldığını iddia etti. Sökmen, olayı duyar duymaz ekip gönderdiğini ve gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi. Sökmen, ''Müdahale etmek için gerekirse gaz ve göz yaşartıcı bomba kullanılmasını söyledim. Adam, karısını ayaklarının altına almış bıçaklıyordu. Bıçaklar çizik şeklindeydi. Yanında oğlu da bulunduğu için silah kullanmaktan kaçındık. İtfaiyeyi çağırttım. İtfaiye gelince tazyikli suyla şahsı etkisiz hale getirdik. Şahsa yönelik halkta büyük tepki vardı. Linç edilmesini de biz önledik. Olay medyada abartıldı'' dedi.