23 Ekim 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
26.10.2002

Şişli’nin sokak köpekleri Avrupa’da keyif çatıyor

Ersin KALKAN

Onlar, Şişli'nin arka mahallelerinde başıboş dolaşan 25 sokak köpeğiydi. Olsa olsa zehirli et parçasıyla hayata veda edeceklerdi. Ama öyle olmadı. Bırakın ölümü, müreffeh birer hayata kavuştular.
Herbirinin Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde konforlu birer evi, onları çok seven aileleri var artık. Şişli Belediyesi ile Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği (SHKD)'nin ortaklaşa çabaları sonucu gerçekleşti bütün bunlar.

Mustafa Sarıgül'ün bu konudaki hassasiyetinin yönlendirdiği Şişli Belediyesi ile Sahipsiz Hayvanları koruma Derneği (SHKD), üç yıl önce oldukça farklı bir projeye imza attı. Önceleri sokaklardan toplanan sahipsiz hayvanlar, aşılanarak ve kısırlaştırılarak ya tekrar sokağa bırakılıyor ya da bir kampa götürülüyordu. SHKD, Göktürk Köyü'nde sahipsiz hayvanlar için bir hayvan koruma barınağı kurdu. Buraya getirilen hayvanlar Şişli Belediyesi'nin ilçe sınırlarında kurduğu Hayvan Rehabilitasyon ve Tedavi Merkezi''nde bakım ve tedavi gördükten sonra rehabilite edilmeye başlandı. Ama derneğin asıl amacı bu hayvanları sıcak bir yuvaya kavuşturmaktı. Tuana Birol'un öncülük ettiği dernek, bu amaçla bir kampanya başlattı. Kampanyanın ilk günlerinde çok sayıda hayvansever, köpeklere sahip çıkarak evlerinde onlar için yer açtı. Ama bir müddet sonra kampanya hızını kesti. Hatta bazı uyanık vatandaşlar bakamadığı hayvanlarını dernek barınağının kapısına terketmeye başladı.

GEREKİRSE AİLE DEĞİŞİYOR

İşte bu dönemde dernek uluslararası hayvansever dernekleriyle temas kurdu. Avrupa'nın çeşitli ülkelerindeki derneklerle yaptıkları yazışmalar sonucu İstanbul'daki sahipsiz hayvanlara talipler çıkmaya başladı. Bunun üzerine yeni bir proje yapıldı. Bakımdan geçmiş, kimlik kartı çıkarılmış sahipsiz hayvanların fotoğrafları ve hikayeleri yurtdışına gönderildi. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde hayvan sahibi olmak isteyenler bu dosyaları inceleyerek talepte bulundular. İstenilen hayvan, özel kargoyla yurtdışında irtibat kurulan hayvansever kuruluşlarına gönderildi. Bu kuruluşlar da hayvanı talep eden aile ile görüşerek köpeği teslim etti. Tabi iş bununla da bitmiyor. Köpeği alan kişi ya da aile, aradaki hayvansever kuruluş tarafından haftada bir ziyaret ediliyor, gelişmelerden ve sorunlardan haberdar oluyor. Gerekirse aile değişikliğine bile gidiliyor. Yeni aileyle birlikte çekilen fotoğraflar, hayvandaki gelişmelere ilişkin bilgiler Şişli Belediyesi ile SHKO'ye iletiliyor. Bu çalışma sonucu bugüne kadar 25 köpek Avrupa'da sıcak bir yuvaya kavuştu.

Gültepeli Eddie artık Londralı bir asilzade

Eddie, Gültepe'de bir arabanın altından çıkarılıp hastaneye getirildiğinde ölmek üzereymiş. Birkaç ameliyattan sonra da tamamen iyileşmiş. Şimdi Londra'da yaşıyor. Başlangıçta uyum sorunu çekmiş. Yemeklerini saklıyor, kimseyi yanına yaklaştırmıyormuş. Bu durum 3.5 ay sürmüş. Artık bu sorunlar yok, üstelik artık bir sevgilisi bile var.

Kuştepe'de açlıktan bayılırken bulundu İsviçre dağlarında bir arkadaşı oldu

Bir kangal kırması olan Benny bulunduğunda açlıktan bayılmak üzereydi. Kuştepe'nin arka sokaklarında bir kaldırımın üstüne uzanmış yatıyordu. Belediye ekipleri yiyecek içecek verdiler ama sadece su içebildi. Şişli Belediyesi Hayvan Rehabilitasyon ve Tedavi Merkezi'ne getirildiğinde zehirlendiği anlaşıldı. Altı gün hastanede kaldı ve hayvan barınağına götürüldü. Üstüne gelinmezse sesini çıkarmayan uysal bir köpekti. Dosyası Almanya'ya gönderildiğinde hemen bir talip çıktı. Benny uçakla Münih yakınlarında bir çiftlikte yaşayan aileye gönderildi. Dört ay sonra 12 Temmuz 2002'de aile reisinden SHKD yöneticisi Doruk Mehmetoğlu'na bir mektup geldi. Aile reisi Hans-Ulrich Zickert, 14 ve 16 yaşında iki kızı ve sevgilisiyle birlikte yaşadığını, Benny geldikten sonra hayatlarının renklendiğini anlatıyordu. Benny'nin adını aile kararıyla Kalif olarak değiştirmişlerdi. 14 yıl önce 14 yaşında ölen bir köpekleri vardı. ‘‘Kalif hiç yalnız kalmıyor. Sabahları önce çiftlikte birlikte yürüyüşe çıkıyoruz. Sonra bütün aileyle birlikte kahvaltı yapıyoruz. Kızlar okula gidene kadar onunla oynuyor. Ofisim evde olduğundan günün kalan saatlerini birlikte geçiriyoruz. Geçtiğimiz hafta Kalif'i karavanıma bindirdim ve soluğu 80 yaşındaki teyzemin doğum günü için İsviçre Alpleri'nde aldık. Kalif orada kendine yeni bir arkadaş buldu. Teyzemin köpeği Tosca ile bir hafta boyunca hoplayıp zıpladılar. Tabii ayrılmaları zor oldu. Uzun süre veda merasimlerini bekledik. Şimdi Münih'teyiz ve bize Kalif gibi mükemmel bir dost kazandırdığınız için size binlerce teşşekür ediyoruz.’’

Okmeydanı çöplüğünden Okyanus kıyısındaki yazlığa

Hendrick, 2001 kışında Okmeydanı'nda bulunduğunda İstanbul karla kaplıydı. Belediyenin temizlik işçileri büyük bir çöp tenekesinin içinde yarı donmuş bir vaziyette buldular onu. Bir ev köpeği olduğu, sokaklardan ürktüğü her halinden belliydi. Tedavisi yapıldıktan sonra Hollanda'ya gönderildi. Okyanus kıyısında bir evde yaşıyor. Anne ve baba Hollanda'nın ünlü doktorları. Küçük kızları başta Hendrick'i kıskanmış. Şimdi bütün yaz birlikte denize giriyor ve kumsalda koşuşturuyorlar.

Çapkın’ın Hollanda’da psikiyatristi bile var

Çapkın, trafik canavarının kurbanı olarak bir hayvansever tarafından hastaneye getirildiğinde bir ayağını kaybetmişti. 20 gün kaldığı hastaneden üç ayaklı çıktı. Dernek gönüllüleri, sakat bir köpeğe yeni bir yuva bulmanın imkansız olduğunu düşünüyordu ama yine de bir dosya hazırlayıp Hollanda'ya gönderdiler. İki gün sonra cevap geldi: Kız arkadaşıyla birlikte yaşayan genç bir adam Çapkın'ı almak istiyordu. Yeni evine gittiğinde leopar desenli yatağı, oyuncakları, kemikleri, topları onu bekliyormuş. Bir hayvan pisikiyatristinin yardımıyla iki ay içinde üç ayakla yürümeyi öğrenmiş. Şimdi bütün ihtiyaçlarını kendi görebiliyormuş.

Dalmaçyalı Spottie gündüzleri yuvada

Spottie bir dalmaçyalı. Fulya sokaklarında temiz pak bir şekilde dolaşırken bulunuyor. Belki bir ailesi vardır diye altı ay bekledikten sonra Hamburg'lu bir çiftin yanına veriliyor. Gündüzleri kreşte kalıyor, her akşam saat altıda ailesi gelip onu alıyor. Bulunduğunda 3-4 aylıkmış. Şimdi iki yaşında kocaman delikanlı. Kaldığı kreşte kendine bir arkadaş edinmiş. Yeni ailesi bir dalmaçyalı gelin seçmesini istiyormuş ama o gönlünü bir labradora kaptırmış.