22 Kasım 2009
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi

Beni ordu koruyor ama...

Defne BARAK

Emekliliğinin ilk söyleşilerinden birini Dafne Barak’a veren Pakistan eski Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref, tüm risklere rağmen ülkesinden ayrılmayacağını söyledi.
Eski bir Genelkurmay Başkanı olarak risklere alışık olduğunu söyleyen, "Beni ordu koruyor ama, tabii hayatta her şey mümkün" diyen Müşerref, ülkesindeki kötü gidişatı da ’çok yakından’ izlediğini ekledi.

PERVEZ Müşerref ile, bir pazar günü öğleden sonrasında, Londra’da yerini benim bile anlatamayacağım bir evde bir araya geldik. Söyleyebileceğim tek şey, bir cumhurbaşkanı ile buluşmayı düşüneceğim son yer olmasıydı. Benazir Butto ve kocası yani yeni Pakistan Cumhurbaşkanı Asif Ali Zerdari ile de, sürgün edildiklerinde bu mekána çok yakın bir yerde buluşmuştuk. Müşerref rahat giyinmişti. Üzerinde şarap kırmızısı bir süveter vardı. Karşılandığımız daire iyi korunuyordu. Hatırladığımdan daha rahattı. Saçları uzamıştı. Bohem bir hayatın içinden çıkıp gelmiş gibiydi. Amy Winehouse hakkında sorular sordu. Sesim kısık olduğu için sıcak çay ve süt ikram etti. Ardından, söyleşimiz başladı.

Kendi kitabımı yeni okudum

Şu an nerede yaşıyorsunuz?

Rawalpindi’de yaşıyorum. Eşim ve benimle röportaja geldiğin evde. Islamabad’daki evimin inşaatı bitene kadar buradayız.

Şu anda neler yapıyorsunuz?

Kitabımı okumayı yeni bitirdim. Düşündüklerimi gözden geçirmeye ihtiyacım vardı.

Pakistan evim, ayrılmam

Yazılarınızın devamı gelecek mi?

Yeni bir kitap daha yazıyorum aynı zamanda konferanslar da veriyorum. Konu Pakistan’ın beni sahiplenmesi ve insanların şok olması.

Sanki halka iniyormuşsunuz gibi.

Kesinlikle, bu konuda sana katılıyorum. Belki de halka inersek herşey daha iyiye gider.

Pakistan’da güvende hissediyor musunuz?

Orası benim evim. Güvende miyim? Tabii değilim. Tabii riskli, ama risk altında yaşamak benim için yeni bişey değil. Beni ordu koruyor ama tabii hayatta her şey mümkün.

Pakistan’da kalmayı düşünüyor musunuz?

Pakistan’dan ayrılmayacağım. Oğlum California’ya döndü ama kızım Karaçi’de yaşıyor. Müzik organizasyonları yapıyor. Pakistan ülkem ve ülkem çok kötü halde.

Hindistan ile sorun büyüyor

İdam edilmeyen, hapse girmeyen ve sürülmeyen ilk kişisiniz.

Beni geri istediklerini belirttikleri bir sürü mail aldığını biliyorum. Sen söyledin. Pakistan’ın bu halinde benimle iletişim halinde olmaları çok zor. Şiddetin bu hali benim zamanımda yoktu. Erken davranıp ABD ile terörizm konusunda birlikte hareket kararı almıştım. Gücümün yettiği kadar teröristleri ve köktendincileri durdurdum. Teröristlerle anlaşmanın tek yolu var, onlara karşı savaşmak.

Kontrolünü içkiden yitirmiştir

Sorunun kaynağında Hindistan var.

Terörle savaşmazsan, bu konuda hissettiğini belli etmezsen, Amerika gibi ülkelerle problem yaşayabilirsin. Ve evet şu an Hindistanla bu durumu yaşıyoruz. Hepsi terör ile ilgili. Şu anda içinden çıkılmayacak bir hal aldı bu sorun.

Asif ’in yakın bir arkadaş beni arayarak çok üzgün olduğunu, intihara kalkıştığını ve kontrolünü kaybettiğini söyledi.

Zerdari’nin basın sorumlusunu mu kastediyorsun? Kontrolünü çok fazla içtiği için kaybetmiş olabilir.

Gücü özlüyor musunuz?

Pek değil. Arkadaşlarım ve ailemle harcayabileceğim vakit buldum. Ama Pakistan’ı da önemsiyorum. Kesinlikle izliyorum.

Bana gelen bazı mailler sizi öven cinsten. Hatta bazıları PPP üyelerinden gelmiş. Sizi hiç özlemeyeceklerini düşündüklerini ama çok özlediklerini yazıyorlar.

Gerçekten mi? (Gülüyor) Sorun Pakistan medyasının sürekli negatif resimlere yer vermesi. Televizyonu çok izlemiyorum ama ne zaman açsam birbirlerine giren insanları, sokaklardaki şiddeti veriyorlar. Bu da Pakistan hakkında bir imaj oluşturuyor.

Medyanın haber değeri gördüğü haberleri yayınlaması gerekmez mi?

Evet ama sorumlu bir bakış açısıyla.

Röportajın sonunda birkaç önemli liderden bahsettik. Müşerref yetkilerinden ayrıldıktan sonra yalnızlık çekmediğini, aksine birçok liderin hálá kendisini kucakladığını söylüyor. Örneğin, "Başbakan Erdoğan yakın arkadaşım. Benim dostum" diyor.

’Başkanımız sizi görmekten memnun olacak’

LONDRA’da yağmurlu bir pazar günü, telefonumdaki ses, "Başkanımız sizi görmekten memnun olacak" diyordu. Amy Winehouse hakkındaki televizyon programım için çekimler yaparken, Pakistan hükümetinden bir yetkiliden aldığım telefondaki ses, eski Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref ’in de Londra’da olduğunu söylüyordu.

’Kansız hareket’in mucidi

9 yıldır Pakistan Devlet Başkanlığı görevini yürüten Pervez Müşerref’in, istifasını açıkladığından beri Londra’ya ilk ziyaretiydi. Bu elime geçmiş güzel bir fırsattı. Üç yıl önce Başkan’ın evinde Müşerref, karısı ve annesi ile özel bir röportaja imza atmıştım.

Daha önce görüştüğüm diktatörler arasında röportaj yaptığım en nazik ve batılı isimlerden biriydi. 2005’deki röportajımda, kendi sözleriyle ’Kansız hareket’ ile ülkenin yönetimini ele geçirmiş biri olarak, gittikçe daha da açık görüşlü bir insan haline geldi. Ama sonrasında her şey kötüye gitmeye başladı. Benazir Butto ile röportajımda, Pakistan ’ın geldiği son nokta ile ilgili söylediği cümle hálá aklımda: "Müşerref anlaşılması zor biri oldu."

Şüphelerim vardı ama...

Bundan dolayı, hakkındaki tüm önyargılarımı bir kenara bırakarak, kendisiyle görüşmeye gittim. Açkıçası nasıl biri ile karşılaşacağım konusunda şüphelerim vardı; sonradan öğrendim ki, onun da şüpheleri varmış. Benazir Butto’yu geç tanımama rağmen, benim için bir abla gibiydi ve onu Pakistan’a geri dönmemesi konusunda uyarmıştım. Bir çok nedenden ötürü, Müşerref de onun gibi yaptı ve ülkeden ayrıldı. Aşağıda, artık ’emekli’ olan Pakistan eski Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref’le konuştuklarımı bulacaksınız...