31 Temmuz 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
14.11.2008

Cilt dostu bir karışım

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Geçen hafta sonu güzel bir "Ege sonbaharı" yaşadık. Hava ılık, nemi dozunda, güneşi keyifli, denizi durgun güzel bir hafta sonu idi.
Ayvalık tam bir Ege güzeli. Deniz, tarih ve zeytin ülkesi. "Zeytin hasadı"na davetliydik, doğal olarak zeytine ilişkin ne varsa yaşadık.

Zeytin ve zeytinyağının nasıl bir doğal mucize olduğunu bu sayfanın okurları iyi bilir. Konu zeytin ve zeytinyağı ise biz tarafız! Çünkü zeytin gereği kadar yenildiğinde hiçbir zararlı yanı olmayan, ama kalp damar hastalıklarından kansere, mide hazım bozukluklarından ülsere, cilt sorunlarından saç dökülmesine, tırnak problemlerinden kabızlığa kadar onlarca sağlık sorununun hafifletilmesi ve önlenmesinde işe yarayan bir bitkidir.

Zeytinyağının sağlık yararlarını önümüzdeki "Hürriyet Pazar"da anlatacağız. Bugün size bu gezide öğrendiğim enteresan bir doğal karışımdan "zeytinyağı-kantaron aşkından" bahsedeceğim.

DOĞAL ANTİDEPRESAN OLARAK KULLANILIYOR

Kantaron otu tıpta "hiperikum perforatum" adı ile bilinir. Ülkemizde tarlalar, yol ve orman kıyıları, çayırlarda kolay yetişir. Temmuzdan eylüle kadar açan çiçeklerinin rengi nedeniyle "sarı kantaron" adı verilen bu "ilaç bitki" eğer doğru yer ve zamanda kullanılırsa birçok konuda şifa kaynağıdır. Çoğu hekim hiperikum çiçeğinde bulunan özel bir maddenin antideprasan etkisi olduğunu bilir. Bu doğal antideprasan Almanya gibi bazı Avrupa ülkelerinde tablet ve kapsüller şeklinde eczanelerde reçete ile satılır.

Eğer iyi koşullarda üretilmiş, saflaştırılmış ve paketlenmişse hafif depresyonların tedavisinde işe yarar. Sarı kantarondan elde edilen özlerin içinde flavonoidler, uçucu yağlar, tanenler ve karoten ile C vitamini de vardır.

KANTARON+ZEYTİNYAĞI KARIŞIMI AĞRIYI AZALTIYOR

Ayvalık seyahatinde bize rehberlik eden çok bilgili mihmandarımız Hakan beyin anlattıklarını daha sonra birçok Ayvalıklı ile paylaştıktan sonra anladık ki kantaron ve zeytinyağı karışımı Ayvalıkta yüzlerce yıldır kullanılıyor.

Hatta bazı Ayvalıklılar sarı kantarona "yara otu" da diyor. Sarı kantaron çiçeklerinin yağı önceden ayrılabildiği gibi, bu çiçekleri zeytinyağının içine bırakılarak da kullanılabiliyor.

Elde edilen karışım ağrılı bölgelere sürüldüğünde ağrıyı azaltıyor. Halk, özellikle burkma, vurma nedeniyle meydana gelen travmalara bağlı ağrılarda, deride mavi-mor lekeli kan oturmalarında (hematom), güneş yanıklarında karışımdan faydalanıyor.

Ayvalıklılar uçuk, siyatik, lumbago, sırt ağrısı, hafif yanıklarda da bu karışımdan iyi sonuçlar aldıklarını söylüyor. Sarı kantaron yağını keten tohumu yağıyla da karıştırarak kullanmak mümkün ama bir zeytin ülkesi olduğundan Ayvalıklılar zeytinyağı ile yapılan karışımları tercih ediyorlar.

Cilt yaşlanmasını geciktiriyor

Bitkisel ürünlerle yapılan tıbbi tedaviler konusunda yeteri kadar bilgi ve tecrübe sahibi değilim. İstanbul’a dönüp ilgililere sorunca öğrendim ki sarı kantaron özlerini ilaç sanayi, özellikle kozmetik sanayi zaten kullanıyor. Kozmetikçiler kantaron yağını cilt ürünlerine cilt toniği veya yatıştırıcı olarak ekliyor. Çok ünlü firmaların avuç dolusu para harcayarak satın aldığınız ürünlerinin çoğunda sarı kantaron zaten var.

Zeytinyağının dışarıdan sürüldüğünde de yenildiğinde de güçlü bir cilt desteği olduğu dikkate alınırsa "sarı kantaron yağı ile zeytinyağının yaptığı iyileştirici evlilikten" siz de yararlanmayı düşünebilirsiniz. Bunun için bir çay kaşığı sarı kantaron yağını, on katı zeytinyağı ile karıştırmanız tavsiye ediliyor. Bu karışım yaşlanmaya bağlı kırışıklıkları geciktirmede de yararlı olabilir. Denemeye el sırtındaki kırışıklık ve kuru bölgelerinden başlayabilirsiniz.

İçmeye değil sürmeye izin var

Ayvalıklılar kantaron yağının içildiğini de söylüyor ama bu bana pek akılcı gelmedi! Ben ağız yolu ile içilecek her sıvının doğal da olsa (su dáhil) toksik testlerden geçirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim.

Ne mide, bağırsak sorunlarımı ne de başka problemlerimi böyle "sudan" şeylere emanet etmeyi düşünmem. Size pek tavsiye etmem. Bu karışımdan şimdilik dışarıdan sürerek faydalanın. Bu arada sarı kantaron yağının bazı kemoterapi ilaçlarının etkilerini değiştirebilmesi nedeniyle kanser hastalarından özellikle uzak tutulması gerektiğini de hatırlatmakta yarar var. Aman bir hata yapmayın!

Nabız basıncı ne demek

Sistolik (büyük) tansiyon ile diastolik (küçük) tansiyon arasındaki aritmetiksel farka "nabız basıncı" denir. Örneğin 120-80 mm Hg olan tansiyon için nabız basıncı 120-80=40’tır.

Tiroid bezinin aşırı çalışmasıyla gelişen hipertiroidi, derin bir anemi (kansızlık) ya da aort damarı kapakcığında sorun olduğunda nabız basıncı yükselir. En önemli nedeni, hipertansiyon veya damar çeperinde yağ atıklarının birikmesiyle vücudumuzun en kalın atar damarı olan aortun sertleşmesine, kalınlaşıp elastikiyetini yitirmesine yol açan damar sertliği yani "ateroskleroz"dur.

Özellikle yaşlılarda, nabız basıncı önemli bir klinik bulgu olabilir. Bu durumda, sistolik basınç tedaviye başlama ve izleme yönünden en önemli ölçüt olmaktadır. Altmış yaşın üzerindeki yaşlılarda nabız basıncı 60 mmHg’den büyükse dikkatli olmak gerekir.

Depresyon erken doğum riskini artırır

Son zamanlarda yapılan bilimsel çalışmalarda gebelikte erken dönemde (ikinci-dördüncü aylar arası) geçirilen depresyonun erken doğum oranlarını artırdığı bulunmuştur. Depresyon, plasenta hormonlarının seviyesini bozup plasental fonksiyonların bozulmasıyla beraber seyretmektedir ve bu durum depresyonun şiddetiyle doğru orantılı bulunmuştur.

Ciddi depresyon geçiren hastalarda, depresyonu olmayanlara oranla erken doğum iki kat daha sık görülmektedir. Bu çalışmalarda depresyona ek olarak şişmanlık, eğitim seviyesinin düşük olması, daha önce 2’den fazla doğum yapmış olmak, stresli bir yaşamın erken doğum oranlarını arttırır nitelikte olduğu bulunmuştur.

Kolit sorununuz varsa

Herhangi bir nedene bağlı kolit sorunu olanların bazı yiyeceklerden uzak durmalarında yarar var. Alkol, soda, çikolata, kahve, mayonezli, kremalı yiyecekler, dondurma, kızartılmış kırmızı et ve tereyağı gibi besinler koliti olanlara fazla tavsiye edilmiyor.

Sert meyvelerin ve baklagillerin de dikkatli tüketilmesi tavsiye ediliyor. Kolit ile birlikte gaz sorunundan yakınanlara süt yerine yoğurt öneriliyor. Ayrıca çok su içmeleri az ve sık yemeleri öğün atlamamalarının altı çiziliyor. Kolit problemi yaşayanların posa açısından zengin besinleri düzenli olarak yemeleri faydalı bulunuyor. Örneğin beyaz ekmek yerine tam buğdaylı ekmek öneriliyor. Bununla birlikte posadan zengin yiyeceklerin kademeli olarak arttırılması daha güvenli bulunuyor.

DİYET GÜNLÜĞÜ

Arkadaşlarımla kafede otururken bir şeyler içmek istiyorum, seçimlerimin diyetimi bozacağından korktuğum için sadece su içiyorum. Diyetimi bozmayacak önerileriniz var mı?

Diyetinizi sosyalleştirin

Katıldığınız arkadaş toplantıları, baş başa sohbetler, doğum günleri kimi zaman hafta sonu bazen hafta içi. Yemeğinizi evde veya başka bir yerde yemişken bir şeyler içmek diyetinizi bozar mı? Ama bir şeyler içmek lazım. Hadi gelin seçimlere göz atın...

Sıcak içecekler: Bitki çayları (şekersiz, tatlandırıcı olabilir)

Çay (şekersiz, tatlandırıcı olabilir)

Sade kahve

Sade veya orta Türk kahvesi

Az yağlı süt ile yapılmış kremasız kahveler

Soğuk içecekler: Limonata (mümkünse tatlandırıcı ile yapılmış)

Taze sıkılmış meyve suyu (orta büyüklükte bir bardak ile)

Buzlu az yağlı süt ile yapılmış kahveler

Soda-limon

Soda-taze sıkılmış meyve suyu

Hafta sonları arkadaşlar ile dışarıda yemek yiyoruz. Alkol almamaya çalışsam da ortadaki mezelerden tükettiğimi fark ettim. Acaba fark etmeden kaç kalori alıyorumdur?

Yemek öncesi kalori deposu

Çok güzel bir nokta dikkatinizi çekmiş! Böyle farkları bulabilmek ve bu durumlardan minimum kalori ile ayrılmak o kadar önemli ki aslında! Hemen size bir meze tabağı sunuyorum ve bakalım kaç kalori alıyoruz fark etmeden...

2 yemek kaşığı haydari = 35 kal

1 küçük zeytinyağlı dolma = 70 kal

1 dilim kaşar peyniri = 125 kal

1 dilim yağlı beyaz peynir = 122 kal

1 dilim salam = 29 kal

1 yemek kaşığı Rus salatası = 120 kal

1 yemek kaşığı yoğurtlu patlıcan = 10 kal

1 çiğ köfte = 30 kal

1 yemek kaşığı humus = 33 kal

4 dilim patates kızartması = 70 kal

Yani bu küçük atıştırmalar size yaklaşık 700 kalori enerji sağlayabiliyor. Sanırım seçeneklerden birkaçını elemenin vakti gelmiş.