15 Eylül 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
12.04.2001

Babaların başını kadın yakıyor




Şaban ARSLAN, Toygun ATİLLA / İSTANBUL





Bir telefonlarıyla insanların 'vücut kimyasını' bozan, her sözleri, elleri tetikte yaşayan adamları tarafından emir kabul edilen mafya babaları, yeraltı dünyasının acımasız kurallarına rağmen ayakta durmayı başarıyorlar. Ama işin içine aşk girince, zaaflarının kurbanı oluyorlar. Dikkatleri dağılıyor. Bunu bilen polis, babaları yakalamak için, sevgililerin peşine düşüyor. Çok da başarılı oluyor.

1997 yılında, Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in talimatıyla, İçişleri Bakanı Meral Akşener, MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, Alaattin Çakıcı'yı yakalamak için bir plan yaptılar. Alaattin Çakıcı'nın, Amerika Birleşik Devletleri'nde New York yakınlarındaki Long Island'da, Orhan Gülersoy adlı bir Türk tarafından işletilen benzinliğe sık sık gittiği tespit edildi. Alaattin Çakıcı'yı yakalayacak ekibin ABD'ye gitmesi, Mesut Yılmaz'ın hükümeti kurma hazırlıklarının sürdüğü döneme denk geldi. İstanbul Emniyeti Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nde, mafyayla mücadelede isim yapmış 'Avcı' lakaplı Başkomiser Şentürk Demiral ile Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Dairesi'nde çalışan Komiser Adnan Karadeniz, 13 Temmuz 1997 günü New York'a hareket ettiler.

ASLI URAL YAKALATTI

Bu sırada, Alaattin Çakıcı'nın irtibat halinde olduğu telefonlar da dikkatlice dinleniyordu. Benzin istasyonunu izlemeye alan Şentürk Demiral ve Adnan Karadeniz, Alaattin Çakıcı'nın gerçekten de Long Island'daki benzin istasyonuna düzenli olarak uğradığını gördüler. Amerikan Polisi'ne, Alaattin Çakıcı hakkındaki kırmızı bülteni ilettiler. ABD Polisi, ‘‘Bizim mahkememizden karar çıkmadan olmaz’’ dedi.

Türkiye ile ABD arasındaki resmi yazışmalar sürerken, Alaattin Çakıcı, Türkiye'den aldığı esrarengiz bir telefonla, takip edildiğini öğrendi ve Amerika'dan kaçtı. Türk ekibi, Çakıcı'yı yakalayamadan geldi.

Amerika'dan sonra sırasıyla Kanada, Rodos ve Fransa'ya geçtiği tespit edilen Alaattin Çakıcı'nın izi, sevgilisi Aslı Ural'la yaptığı telefon görüşmeleri sayesinde tespit edildi. MİT ve Emniyet İstihbarat dedektifleri, Çakıcı'yı, sevgilisini ve arkadaşı Muradi Güler'i buldular. Türk ekibi, tipini değiştiren Çakıcı'yı tanımakta zorlandı. Oteldeki bu kişinin Çakıcı olduğundan, sevgilisi Aslı Ural sayesinde emin oldular. Türk ekibinin haber vermesi sonucu harekete geçen Fransız Polisi, 17 Ağustos 1998 tarihinde düzenlediği operasyonla, Çakıcı'yı yakaladı. 14 ay Nice'te tutuklu kalan Alaattin Çakıcı, 13 Aralık 1990 tarihinde Türkiye'ye iade edildi.

KIRCI'NIN EŞİ

Bahçelievler katliamı sanığı, Susurluk skandalının kilit ismi ülkücü Haluk Kırcı, cezaevinden çıktığı 1991 yılından beri aranıyordu. Yıllarca Haluk Kırcı'yı yakalamak için istihbarat yapan polis, 10 Ocak 1999'da, eşi Vesile Kırcı sayesinde yakayı ele verdi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi ekipleri, Haluk Kırcı'nın bir süredir Türk Cumhuriyetleri'nde yaşadığı konusunda ihbarlar almışlar ancak adres belirleyememişlerdi. Uzun süredir Vesile Kırcı'nın telefonlarını dinleyen polis, Haluk Kırcı'nın bir süre önce Türkiye'ye giriş yaptığını ve Pendik'te geleceği evi tespit etti. Kurtköy Çavuşbaşı Mahallesi, Kızılay Caddesi 6/3'teki eve geceyarısı baskın yapan polise kapıyı, Kırcı'nın arkadaşı Bünyamin Adanalı açtı. Haluk Kırcı, kıskıvrak yakalandı.

TELEFONLARI DİNLENDİ

Eski İHD Genel Başkanı Akın Birdal'a düzenlenen suikastın azmettiricisi ve Türk İntikam Tugayı (TİT) üyesi olduğu iddia edilen Cemal Kulaksızoğlu, olaydan sonra uzun süre kaçmayı başardı. Birdal suikastının perde arkasındaki ismi Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın yerini bilen ender kişilerden biri olduğu belirtilen ve MİT'çi Yavuz Ataç için ‘‘O benim babamden daha ileri bir kişidir’’ diyen Cemal Kulaksızoğlu'nu, 6 yıldır birlikte olduğu sevgilisi Oya Kaya ele verdi. Oya Kaya, ‘‘Onu uzun süredir görmüyorum’’ diyordu. Ancak telefon görüşmeleri bunun tam tersini söylüyordu. İki sevgilinin telefon konuşmalarını dinleyen polis, sık sık adres değiştiren Oya Kaya ile Mikail Kaya sahte kimliğini kullanan Mehmet Cemal Kulaksızoğlu'nu, 1998 yılının Ekim ayında, Maslak'taki evde yakaladı.

VARNA'DA OPERASYON

Ünlü kabadayı Kürşat Yılmaz, Burdur Cezaevi'nden firar ettikten sonra, büyük uğraşlar vererek yurtdışına kaçmayı başarmıştı. Polis, Bulgaristan'da yaşadığı tespit edilen Kürşat Yılmaz'ı yakalamak için 4 ay boyunca istihbarat yaptı, sevgilisi Figen Gönül'ü takip etti.

Kürşat Yılmaz'ı yakalama operasyonu, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne yaptığı pasaport başvurusu üzerine başlatıldı. Figen Gönül, 24 Temmuz 1998 günü, Kürşat Yılmaz'ın adamları Ergün Kahraman, Ali Oymak, Süleyman Kavrak ve Ümit Rıza Tezcan ile birlikte, özel bir otomobille Bulgaristan'a hareket etti.

Figen Gönül ile Kürşat Yılmaz'ın adamları, Varna yakınlarındaki tatil beldesi Drujba'daki Grand Otel'e geldiler. Türk ve Bulgar Polisi'nin birlikte yaptığı operasyonda, otelin üçüncü katını kapatan Kürşat Yılmaz, kıskıvrak yakalandı.

SON KURBAN

Polis, Ankaralı mafya babası Kasım Gençyılmaz'ı yakalamak için de uzun süreli uğraş verdi. Önce telefonları dinlemeye alan polis, Kasım Gençyılmaz'ın sevgilisi Münevver Kalaycı'yı takip etti. Gençyılmaz, Kalaycı'ya, Bolu Gerede'de otelde kaldığını seyleyerek, ‘‘Buraya gel’’ dedi. Kalaycı'yı takip eden polis, Gerede'deki otele yaptığı baskında, Gençyılmaz'ı yakaladı.

Sevgili kurbanı son mafya babası ise Hüseyin Saral. Organize Suçlar Daire Başkanlığı ve İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yapılan Meriç Operasyonu kapsamında bir yıldır aranan Hüseyin Saral da sevgilisi İkbal Nur Büyüksarıoğlu'nun sıkı takibi sonucu yakayı ele verdi. Ankara'nın eski Emniyet Müdürü Cevdet Saral'ın arkabası olan, adam öldürme suçundan 4, uyuşturucu madde kaçakçılığından da bir sabıkası bulunan Hüseyin Saral'la birlikte, İstanbul'da jandarmanın yürüttüğü 'Beyaz Tilki' operasyonunun elebaşı Adem Gözübüyük de yakalandı.

Firar ustası Yakup Süt de zaafının kurbanı

Çek senet mafyası adına tefecilik yapmak, iki kişiyi öldürmek suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırılan Yakup Süt, ilk olarak Kırklareli Cezaevi'nden firar etmişti. Firardayken, 1994 yılı Mayıs ayında, ünlü uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş'ın firarını organize ederken yakalanan Yakup Süt ikinci kez, duruşma için getirildiği Şişli Adliyesi'nden firar etmişti.

1998 yılında Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ın silahla yaralanmasını azmettirmek suçundan yakalanan Yakup Süt, üçüncü ve son firarını, 16 Mayıs 1999 günü Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gerçekleştirdi. Daha önce ünlü uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş'ın firarını organize ederken yakalanan Yakup Süt ikinci kez, duruşma için getirildiği Şişli Adliyesi'nden firar etmişti. 1998 yılında Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ın silahla yaralanmasını azmettirmek suçundan yakalanan Yakup Süt, üçüncü ve son firarını, 16 Mayıs 1999 günü Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gerçekleştirdi. Daha önce ünlü uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş'ın firarını organize eden Yakup Süt'ü yakalamak için, 1999 yılı Mayıs ayı sonunda Edirne, Çanakkale, Bursa ve Eskişehir hattında geniş çaplı operasyonlar yapıldı. Polis son olarak, Yakup Süt'ün sevgilisi Songül Atuğ'u takibe aldı. Songül Atuğ, 3 Haziran 1999 günü, Marmaris'e giderek Yakup Süt'le buluştu. Ekipler Yakup Süt'ü, Rodos Adası'na kaçmaya hazırlanırken son anda yakaladılar.

Heybetli, Muazzez Abacı'nın evinde yakalandı

Hasan Heybetli, hakkında kesinleşmiş 14 aylık hapis cezası nedeniyle uzun süredir aranıyordu. Polis, ünlü kabadayı Heybetli'nin, hasta olan eski eşi Türk sanat müziği sanatçısı Muazzez Abacı'yı ziyarete geleceğini düşünerek, sanatçının Etiler'deki evine pusu kurdu. Polisi yanıltmayan Heybetli, ziyaret için geldiği evde kıskıvrak yakalandı.