23 Kasım 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
13.12.2000

Yalçın Bayer: Sabiha Gökçen Müzesi kurulsun

Yalçın BAYER

Yalçın BAYER





İSTANBUL'un Anadolu yakasında kısa sürü sonra hizmete girecek uluslararası yeni havaalanına Sabiha Gökçen adının verildiğini biliyoruz. Halen 87 yaşındaki Sayın Gökçen, ülkemizin ilk kadın pilotu olmasının yanı sıra dünyanın ilk kadın savaş pilotudur.

Sabiha Gökçen ayrıca erkek evlat edinmemeye özen gösteren Atatürk'ün 6 manevi kızından biridir. Bunlardan ikisi halen hayatta; Atatürk'ün verdiği soyadıyla Sabiha Gökçen ve 'küçük' Ülkü. Ancak Sabiha Gökçen'in çocukluğu, genç kızlığı ve yetişkinlik çağının en önemli bir bölümü hep manevi babasının yanında geçmiştir. Bu özelliğiyle tektir.

Yakında 'Sabiha Gökçen Havaalanı'nı kullanmaya başlayacak yerli ve yabancı uçak yolcuları arasında bu örnek ve müstesna Türk kadınını hiç veya yeterince tanımayanlar olabilir. Bu nedenle yetkililere sesleniyor ve yeni havaalanı açılışına yetişecek bir 'Sabiha Gökçen Müzesi' kurulmasını öneriyorum. Alandaki 'check-in' işlemlerini tamamlayan yolcular, serbestçe girilip gezilebilecek bu müzede 'İstikbal Göklerdedir' diyen Atatürk ve kızı Sabiha Gökçen'le ilgili tarihi belgeleri inceleyerek adı -sanırım- dünyada ilk kez bir havaalanına verilen benzersiz bir kadını tanıma fırsatını bulacaklardır.

Bu arada; Silahlı Kuvvetlerimizin elinde bulunup Ankara Etimesgut'ta sergilenen Sayın Gökçen'e ait madalyalarla diğer tarihi eşyanın da düzenlenecek bu müzeye intikali uygun olur diye düşünüyorum.

Orhan KARAVELİ-İSTANBUL


Emekli Sandığı'na vekil kazığı

MİLLETVEKİLLERİNİN
astronomik tedavi ücretleri TBMM bütçesinden ödeniyordu. Hatırlanırsa, bazıları estetik ameliyatı yaptırmış ve mutluluk çubuğu taktırmıştı.

Ancak bu yıl her nedense bu insanların ayrıcalıklı olarak kullandıkları hizmetlerin yükü -7 trilyonu aşkın- Emekli Sandığı'na devredilmiştir.

Aynen yasalaşması halinde her ikisi de aynı kuruma bağlı kıyak emekliler ile normal emekliler arasındaki Anayasamızın 'eşitlik' ilkelerine tamamen ters bir durum oluşacaktır. Emekli memurlar, çeşitli tedavileri için devlet hastanelerinde aylar hatta yıllar sonrası için randevu alabilirken, kıyak emekliler ile bakmakla yükümlü oldukları insanlar canlarının istedikleri yerde tedavi olabilecekler ve bedelini de yaklaşık 1.5 milyon memur ödeyecektir.

Diğer kıyak yasaları gibi bunun da Anayasa Mahkemesi'nden döneceği son derece açıktır. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Anayasa Mahkemesi'ne dava açma olanağı bulunan hukukçularımızı göreve davet ediyorum.

Reha KOŞUKCU-Makine Mühendisi-ANKARA


Küçük esnaf sizlere ömür


BİR hipermarket furyasıdır gidiyor. Özellikle İstanbul'da yerden biter gibi hipermarketler açılıyor. Hürriyet'in İstanbul ekinde Koşuyolu'nda açılacak olan Carrefour-sa ile ilgili haber çok garibime gitti. Hipermarkete arsa tahsisinde Büyükşehir Belediyesi ‘‘haberim yok’’ diyor, oradan sorumlu Kadıköy Belediyesi de aynı şeyi söyleyip, izin vermediğini söylüyor.

Peki ben mi verdim?

Bizler küçük esnaf olarak sizlerin daha da çoğalmanızı Tanrı'dan niyaz eder, küçük esnafa da Allah'tan rahmet dileriz. Benim sözüm hipermarket açan holdinglere, çoğunun arkasında bankaları var. Peki dünya devler liginde oynayacağımıza neden bakkal Mehmet'in, manav Rıza Efendi'nin, tuhafiyeci Ayşe Hanım'ın ekmeğine göz diktiniz?

Küçük esnafı da ölüme terk ettiniz. Birilerinin bu işe dur demesini bekliyor, devletimizin ve esnaf derneklerinin bizlere sahip çıkmasını umuyoruz.

Seyit ÖZDEN-PENDİK/İSTANBUL




Aslan mıyız koyun mu?

SİZ
en sonunda her şeyi sattığınız gibi stratejik konumu çok mühim olan Türk Telekom'u da satın... Satın Telekom'u da, vatanın son 'tersane'lerine de girsinler. Ya Rabbim ne ileri görüşlü adammış Mustafa Kemal Paşa. O günlerde düşünmüş ve biz gençliğe hitabına aktarmış düşüncelerini. O'nun düşündüğü gençler ki belki de dünyaya henüz gelmemiş olan bugünün bakanları (ama göremeyenleri) bu memleketi satıyorlar da kılımızı kıpırdatmıyoruz, kıpırdatamıyoruz. Bu çok gücüme gidiyor.

Çok sinirliyim ve bu topluma çok kızgınım. Atatürk diye diye onun adına sığınarak bu memleketi soydular, her karışını sattılar, sonra da bir çakıltaşı edebiyatı yaptılar. Daha ne kadar uyuyacak bu millet? Uyanması için illa ki Yunan'ın İzmir'e, Bulgar'ın Çatalca'ya, İngiliz'in İstanbul'a topla, tüfekle girmesi mi gerekiyor? Bir maç için gelip de terbiyesizlik yapan İngilizler'e karşı aslan kesilen bu insanlar daha ne kadar koyun olacak.

Halil YAVUZ-TEKİRDAĞ

Hata mı ettim?

RUHSATLI
silahımın beş yıllık süresi bir buçuk ay önce doldu. Silah ruhsatımın süresinin bitmesine iki gün kala düşündüm; bende silah varsa, polis niye, polis varsa, bendeki silah niye?

Böyle düşünerek ve bu düşündüklerimi de dilekçeme yazarak, silah ruhsatımın yenilenmemesini, buna paralel olarak da silah ruhsatımın iptalini talep ederek Beyoğlu Kaymakamlığı'na müracaat ettim. Dilekçem Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'ne sevk oldu. Emniyette dilekçemi okuyan polis memurları bana uzaydan gelmişim gibi baksalar da, işlem kısa sürede tamamlandı. Yani silah ruhsatım iptal oldu.

Aradan bir buçuk ay geçti. Şimdi kara kara düşünüyorum; af çıktı, etraf katillerle, ırz düşmanlarıyla, hırsızlarla, trafik canavarlarıyla, sokak kabadayılarıyla dolacak.

Şimdi acaba silah ruhsatımı iptal ettirerek yanlış mı yaptım diye düşünüyorum.

Ne dersiniz?

Bülent AĞIRGÜN-İSTANBUL


MESAJ

ANTAKYA'dan yazan işçi emeklisi Kamil Aydınlık, Bakan Yaşar Okuyan'a soruyor: Ayakta tedavi gördüğümüz, tansiyonumuzu ölçürttüğümüz, ilaç aldığımız SSK dispanserini kapatarak, bizleri 8 km. uzağa götürmekle minibüsçülere rant kapısı yarattınız. Biz oraya sağ salim varabilecek miyiz? Banka önlerinde kalp krizi geçirerek yaşama veda eden emekliler şimdi de hastane yollarında mı ölsünler?

BAHÇELİEVLER Kaymakamı'na okurumuz Jülide Aydın soruyor:‘‘ Nüfus Müdürlüğünüze cüzdanımı değiştirmek için gittim. Saat 9.00'dan 9.20'ye kadar bekledim. Oradaki görevli bayan bu saatten sonra işlem yapmayacaklarını, öğleden sonra gelmemizi söyledi. Bunun üzerine ben de resmi dairelerdeki mesai saatlerini hatırlattım. Ve sert bir yanıt aldım. Müdür Bey'e görevliyi şikayete gittim, kovulmaktan beter oldum. ilçenizde mesai saati kaçta başlayıp kaçta bitiyor? Size bu memurlar hakkında çok sayıda şikayet gelmiş. Herhangi bir işlem yaptınız mı?