17 Eylül 2014
normal site için tıklayınız
Anasayfa | Son Dakika | Gündem | Yazarlar | Astroloji | Hava Durumu | Sinema | TV Rehberi
28.05.2000

Balo komedisi






Davet edilmeyen hakimler polisleri tutuklattı


Tunceli Emniyet Müdürlüğü'nün düzenlediği Polis Balosu'na davet edilmeyen hákim ve savcılar, emniyet müdür yardımcısını tutuklattı. Gıyabi tutuklu Güvenlik Şube Müdürü ise çareyi firarda buldu. Adliyeye tanık olarak giden 4 müdür ve polis, sanık olarak çıktı. Duruma el koyan ve konuyu Adalet Bakanı'na bir yazı ile bildiren İçişleri Bakanı Tantan, ‘‘Böyle adalet olur mu?’’ dedi.





TUNCELİ'de emniyet ile adliye arasında Aziz Nesin'lik olaylar yaşanıyor. Tunceli Emniyet Müdürlüğü'nün düzenlediği Polis Balosu'na davet edilmeyen hákim ve savcılar, emniyet müdür yardımcısını tutuklattı. Gıyabi tutuklu Güvenlik Şube Müdürü çareyi firarda bulurken, adliyeye tanık olarak giden 4 müdür ve polis, sanık olarak çıktı. İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, durumu Adalet Bakanı'na bir yazı ile bildirdiğini açıklarken, tepkisini de ‘‘Böyle adalet olur mu?’’ diyerek gösterdi. Tunceli'deki bu olay geçen yılki 14 Nisan Polis Balosu'ndan sonra gelişti. Polisler, baloya Tunceli'de görev yapan yargı çevrelerinden sadece Ağır Ceza Hákimi ile Cumhuriyet Başsavcısı'nı davet ettiler.

AZİZ NESİN'LİK...

Davet edilmeyen Savcı İlker Çetin ile Sulh Ceza Hákimi Tahir İnan, bu durumdan duydukları üzüntülerini Tunceli Emniyet Müdürlüğü'ne ilettiler. Polis amirleri bunun üzerine her iki yargı mensubuna, ‘‘Valiliğin protokol listesine uyduk’’ yanıtını verdiler. Balonun ardından, Tunceli'de emniyet ile adliye arasında sürtüşme başladı. Daha önce aynı suçlarla ilgili karşısına çıkan emniyet görevlileri hakkında tutuklama kararı vermeyen Tunceli mahkamelerinden, geçen yıldan bu yana peş peşe ilginç kararlar çıkmaya başladı.

YARDIMCI CEZAEVİNDE

İlk olarak Emniyet Müdür Yardımcısı Mürsel Genç hakkında ‘‘tanıklara baskı yapmak’’, ‘‘kanıtları gizlemek’’ iddiaları ortaya atıldı. Savcı Çetin hemen soruşturma açtı ve dava Hákim Tahir İnan'a düştü. Davalar sürerken, Genç tutuklandı ve cezaevine kondu. Genç'in ardından Güvenlik Şube Müdürü Mustafa Serbest hakkında da aynı iddialar gündeme getirildi. Serbest, durumdan kuşkulanıp mahkemeye çıkmayınca, hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Bunun üzerine Serbest, izin alarak Tunceli'den ayrıldı. Böylece cezaevine girmekten kurtuldu.

TANIKKEN SANIK OLDULAR

İki emniyet müdürü ile ilgili kararların yanısıra, başka polis müdürleri ve polisler hakkında da davalar açıldı. Bunlar arasında ilginç olanlardan biri de Şevket Cengiz ve Cengiz Akkayagil adlı polisler hakkında açılan davaydı. Her iki polis memuru da, yaralamalı kazada alkol muayenesi yapılmadığı gerekçesi ile tanık olarak gittikleri Savcı Çetin'in odasından sanık olarak çıktılar. Polislerin, ‘‘Alkol muayenesi Adli Tabipliğin işidir’’ şeklindeki gerekçesi de kendilerini sanık olmaktan kurtarmadı. Trafik Şube Müdürü Selçuk Uygur ile Komiser Vehbi Malgir de benzer suçlamalarla karşı karşıya kaldılar.

AVUKATLAR DA ÇÖZEMEDİ

Bu gelişmeler üzerine Tunceli Emniyet Müdürü Habip Şahin, Ankara'ya şikayette bulunmasına rağmen sonuç alamadı. Şahin, yardımcısının tutuklanması üzerine, bu kez Emniyet Genel Müdürü Turan Genç'i arayarak durumu bildirdi. Genç, acilen iki avukatı, polisleri savunması için Tunceli'ye gönderdi. Ancak, Emniyet Genel Müdürü'nün bu çabası da halen cezaevinde bulunan, kendisiyle aynı soyadı taşıyan Tunceli Emniyet Müdür Yardımcısı'nın serbest kalmasını sağlayamadı. Genel Müdür Genç, bunun üzerine durumu İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a açtı. Tantan, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ü arayıp, çözüm için yardım istedi. Türk konuya baktıracağını bildirirken, Tantan, bir kez de yazılı olarak Adalet Bakanlığı'na resmen başvurdu. Ancak, bu da sorunun çözümüne yetmedi.

SAYIN BAKAN'A İLETTİM

Tantan,
Hürriyet'in sorularını yanıtlarken, olayları doğruladı ve şunları söyledi: ‘‘Tunceli'de yaşanan olayları bir yazı ile Sayın Adalet Bakanı'na ilettim. Sayın Türk, havaalanlarında her defasında x-ray cihazından geçiyor. Buna karşın bazı savcı veya hákimler, x-ray cihazından geçmesini istedi diye polis tutuklatıyor. Tunceli'deki durum da bundan farklı değil. Niye yakındığımız anlaşılsın; böyle adalet sağlanır mı?’’ Tunceli'deki emniyet görevlileri, tutuklama ve dava açılması kararlarının çoğunun aynı hákim ve savcı tarafından alındığına dikkat çekerek, ‘‘Polis balosuna davet edilmedikleri için böyle davrandılar. Çünkü daha önce de aynı suçlamalar olur ve tutuklama kararı verilmezdi. Hele alkol muayenesi suçlaması olacak şey değil’’ dediler.


Emniyet-adliye savaşları...


1 Hakimi garaja sokmayan iki polis tutuklanmıştı


Fatih 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Hákimi Orhan Sezgin, kendisini tanımayıp adliye otoparkına girmesini engelleyen polis memurları Recep Memiş ve Mehmet Bakırtaş'ı jet hızıyla, aynı gün tutuklatmıştı. Polis memurları 6 gün tutuklu kaldıktan sonra, 50'şer milyon lira kefaletle serbest bırakılmıştı. Fatih'te 19 Ekim 1999 tarihinde yaşanan olay şöyle gelişmişti: Fatih Adliyesi otoparkı giriş kontrol görevlisi olan polis memuru Mehmet Bakırtaş, Hakim Sezgin'i tanımayarak, aracını durdurmak istedi. Görevli, araçtaki kişinin hákim olduğunu söyledi. Bakırtaş ise ‘‘Hakim olduğunu nerden bileyim. Bundan sonra kapıda bir saat bekletirim’’ dedi. Trafik denetlemesi yapan polis Recep Memiş de, Hakim Sezgin'in yanına gelerek sertçe uyarıda bulundu ve çekiştirdi. İki memur da tutuklandı.


2 Hakimi aramak isteyince az daha içeri giriyorlardı


Geçen Kurban Bayramı öncesi Ankara'ya gitmek üzere Muş Havalimanı'na gelen Hakim Önder Bayrak, kendisini aramak isteyen polis memurları Kenan Koru ve Osman Öztürk'le tartışmıştı. Havalimanına giriş sırasında kimliğini gösteren ve hakim olduğunu bildiren Önder Bayrak, polis memurlarının kararlı tutumları karşısında kendisini aratarak uçağa binmiş ve bayram tatiline gitmişti. Ankara'dan 21 Mart günü dönen Hakim Önder Bayrak, iki polis memurundan şikayetçi olmuştu. Mahkemeye verilen polis memurları hakkında tutuklama kararı çıkmıştı. Cezaevine girmekten bir üst mahkemeye itirazla kurtulan polis memurları, daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmışlardı.